2026 memur maaşları ve emekli zamları açıklandı. Ocak 2026 zamları üzerine maaşlar hesaplandı ve memurlar ile emekliler bu yeni miktarları almaya başladı. Memurlar ve memur emeklileri için 2026 Ocak-Haziran dönemi zam oranı toplamda yaklaşık yüzde 18,60-18,61, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için de yüzde 12,19 oranında zam kesinleştiği açıklandı.
Konu hakkında İLKHA mikrofonuna açıklamalarda bulunan Memur-Sen Mardin İl Temsilcisi Abdussamet Yılmaz, yapılan artışların emeklilerin gerçek geçim sorununu çözmediğini aktardı.
Yılmaz, "Emekli maaşı, açlık sınırının değil yoksulluk sınırının esas alındığı bir maaş olmalıdır." diyerek bugünkü koşullarda en düşük emekli maaşın en az asgari ücret düzeyinde olması gerektiğini belirtti.
Yılmaz, açıklanan zamların kağıt üzerinde bir iyileştirmenin olduğunu ifade ederek, "Sahadaki tablo net. Yapılan artışlar emeklilerin gerçek geçim sorununu çözmedi. Açıklanan zamlar kâğıt üzerinde bir iyileştirme gibi görünse de gıda, kira, enerji ve sağlık harcamalarındaki artışlar dikkate alındığında emeklinin alım gücü gerçekte artmadı, aksine eridi. Bugün emekli maaşı ayın ortasını bile göremiyor. Zam, enflasyonu telafi etmekten uzak kaldı." dedi.
"Bugünkü koşullarda en düşük emekli maaşı, en az asgari ücret düzeyinde olmalı"
Emeklilerin bugün en yakıcı sorunun geçinememek olduğunu belirten Yılmaz, "En çok duyduğumuz şikâyet geçinememek. Emekliler artık sosyal hayattan değil, temel ihtiyaçlardan feragat ediyor. Pazara çıkamamak, ilaçlarını eksik almak, kira ve faturalar arasında tercih yapmak zorunda kalmak en yaygın sorunlar. Özellikle sağlık harcamaları ve katkı payları emekliler için ciddi bir yük hâline geldi. İnsanca yaşam maaşı, açlık sınırının değil, yoksulluk sınırının esas alındığı bir maaş olmalıdır. Bugünkü koşullarda en düşük emekli maaşı, en az asgari ücret düzeyinde olmalı ve bu rakam otomatik olarak enflasyona göre güncellenmelidir. Emekli, çalışmadan da onuruyla yaşayabilmelidir." dedi.
Emeklilerin büyük bir kısmının çalışmak zorunda kaldığı bir tablonun olduğunu söyleyen Yılmaz, "Bu tablo, sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmıyor. İnsanlar keyfinden değil, mecbur kaldıkları için çalışıyor. 65-70 yaşında hâlâ geçim derdiyle iş arayan bir emekli profili, sistemin alarm verdiğini gösterir. Emeklilik dinlenme ve güvence dönemi olmalıdır; ikinci bir hayatta kalma mücadelesi değil." ifadelerini kullandı.
"Çok prim ödeyenle az prim ödeyenin aynı maaşı aldığı bir ülkede adalet ilkesine uymuyor"
Yılmaz, emekliler adına yetkililere çağrı talebinde bulunarak, şu ifadelere yer verdi:
"İlk ve acil talebimiz; emekli maaşları, gerçek hayat pahalılığına göre yeniden düzenlensin ve en düşük emekli maaşı, insan onuruna yakışır bir seviyeye çıkarılsın. Emekliler yük değil, bu ülkenin alın teridir. Geçici çözümler değil, kalıcı ve adil bir emeklilik sistemi istiyoruz. Ayrıca söz verildiği halde halen birinci dereceye inen bütün memur ve memur emeklilere 3600 ek gösterge verilmedi, acilen verilmesini istiyoruz. Çok prim ödeyenle az prim ödeyenin aynı maaşı aldığı bir ülkede adalet ilkesine uymadığını belirtiyoruz. İnşallah bu durum böyle devam etmez. O düşüncede değiliz. Bugün hükümetin de yük ağır, 15 milyona yakın emekli var. Bu da hükümete fazla bir yük değildir. Yeteri derecede bir iyileştirme yapıldığında daha sağlıklı olacaktır inşallah. Zor zamanlardan geçildi, depremler yaşandı. O depremlerin yükü hafifledi. Arzumuz inşallah bundan sonra hükümetin emeklileri de görmesi ve yeteri derecede maaşlarında iyileştirme yapmasıdır." (İLKHA)




