Molla Sedat Şeran, İLKHA muhabirine yaptığı açıklamada kurbanın Allah'a bağlılık ve teslimiyetin sembolü olduğunu belirterek 'Kestiğiniz kurbanların eti ve kanı Allah'a ulaşmaz, ancak sizden takva ulaşır.' ayetini hatırlattı.

Kurban etinin üçte birinin aileye, üçte birinin akraba ve komşulara, üçte birinin ise fakirlere dağıtılmasının sünnet olduğunu ifade eden Şeran, paylaşmanın ibadetin güzelliğini artırdığını söyledi.

Vekâlet yoluyla kurban kesiminde güvenilir kurumların tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Şeran 'En güzeli kişinin kendi kurbanını kendi eliyle kesip dağıtmasıdır.' dedi.

Şeran 'Allah için namaz kıl ve kurban kes. Elhamdülillah Rabbim bizi bugünlere ulaştırdı, Kurban Bayramı'nı idrak edeceğiz inşallah. Bugünün anlamı gerek tarihsel arka süreci gerekse ibadi boyutuna baktığımızda kıymetli bir şeydir. İslam'ın şiarlarındandır. Kurban her ne kadar Hanefi mezhebinde vacip, Şafii mezhebinde sünnet olsa da bir temsiliyettir, İslam'ın göstergesidir. Tıpkı ezan gibi bir insan Allah rızası için kurban kesiyorsa biz onun Müslümanlığının göstergesi olarak kabul ediyoruz.' dedi.

'Kurban, Allah'a yakınlaşmayı ifade eder'

Kurban ibadetinin ihlas ve teslimiyetle yerine getirilmesi gerektiğini belirten Şeran, şunları kaydetti:

Kurban olarak kesilecek hayvanların yaşları
Kurban olarak kesilecek hayvanların yaşları
İçeriği Görüntüle

'Tabii kurban kesmenin Allah-u Teâlâ'ya bağlılık, teslimiyet ve ihlasla ilgili boyutları vardır. Çünkü kurbanı kesen Allah için kesiyor zaten. İsmi kurbandır yani yakınlaşmayı ifade eder. Kişi bunu Allah'a yakınlaşmak için keser. Daha önceleri insanlar Allah'a en sevdiklerini kurban ediyordu. Kimileri Hazreti İbrahim gibi evladını kurban ediyordu. Bunun tarihte örnekleri vardır ama Allahu Teâlâ bize acıyarak bunları değil de Kur'an-ı Kerim'de zikri geçen büyükbaş ve küçükbaş hayvanları yine aynı niyetle yani Allah'a yakınlaşmak niyetiyle kesilmesini emir buyuruyor.'

Şeran, kurban ibadetinin takva ile doğrudan bağlantılı olduğunu ifade ederek 'Ayeti kerimede Allah-u Teâlâ buyuruyor ki 'Kestiğiniz kurbanların eti ve kanı Allah'a ulaşmaz ancak sizden takva ulaşır.' Bu iş takva ile ilgilidir. Takva da Rabbimizden sakınmayı ifade ettiği için çok kıymetlidir inşallah.' diye konuştu.

'Kurban eti paylaşılmalı, güvenilir kurumlar tercih edilmeli'

Kurban etinin dağıtımında sünnete uygun hareket edilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Şeran, şöyle devam etti:

'Kesim şekilleri var. Bazen vekâlet yoluyla kesiyoruz, kimi dernek ve kuruluşlara veriyoruz. Keserken fakirleri gözetmek sünnettir. Resulullah aleyhissalatu vesselam haccını yaparken hayvanlarını kesmiş, kendisine bir parça alıp geri kalanını fakirlere dağıtmıştır. Bu konuda sünnet olan; üçte birini kendimize ayırmak, üçte birini yakın akraba ve komşulara vermek, üçte birini de fakirlere dağıtmaktır.'

Kişinin isterse kurbanın tamamını bağışlayabileceğini ifade eden Şeran 'Bir insan hepsini de dağıtabilir veya hepsini evine götürüp ailesine ve misafirlerine yedirebilir. Bu konuda herhangi bir vacibiyet söz konusu değil. Güzel olan paylaşılmasıdır. Günümüzde insanlar yurt dışına da kurban gönderiyor. Özellikle Afrika, Afganistan, Yemen gibi fakirliğin olduğu yerlere gönderiliyor. Eğer kendi evimizde et alabilecek durumdaysak yurt dışında ihtiyaç sahiplerine göndermek daha anlamlı olabiliyor.' dedi.

Vekâlet yoluyla kurban organizasyonu yapan kurumlara karşı dikkatli olunması gerektiğini belirten Şeran 'Ne yazık ki toplumda güven sorunu oluşmuş durumda. Bu sebeple insan, tanıdığı ve referans olarak bildiği kurumlara yönelmeli. Böyle olursa kalbi daha mutmain olur. Yanlış yere verilirse de kişinin niyeti ve ibadeti geçerlidir ancak güzel olan dikkat ederek hareket etmektir. En güzeli ise kişinin kendi kurbanını kendi eliyle kesip pay ederek dağıtmasıdır inşallah.' ifadelerini kullandı. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA