İçerisinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesini barındıran Ramazan ayının son 10 gününe girildi. Ramazanın son 10 günü içerisindeki tekli gecelerde ihya edilen itikaf sünnetinin önemi, bu yönde Peygamber Efendimizin tavsiyeleri, Kadir Gecesi hakkında ulemanın görüşlerini aktaran İTTİHADUL ULEMA Genel Başkan Yardımcısı Molla Abdulkuddüs Yalçın, o müstesna anın kaçırılmaması bağlamında bu günlerin ibadet, dua ve niyazlarla geçirilmesi tavsiyesinde bulundu.

"Peygamber Efendimiz itikaf sünnetini hiçbir zaman terk etmemiştir"

İtikaf hakkında genel bir bilgi veren Molla Yalçın, "Bilindiği üzere Ramazan ayının son 10 gününde bulunuyoruz. Peygamber Efendimiz Aleyhissalatu vesselam bu son 10 günde itikafa girmiştir. Bunu Hazreti Aişe validemiz haber veriyor. İşte Ramazan'ın son 10 günü gelince Peygamber Efendimiz hanımlarından uzak durur, mescitte itikafa girerdi. Bu 10 günü itikafla geçirirdi ve bu itikaf sünnetini hiçbir zaman terk etmemiştir. Dolayısıyla itikaf Peygamber Efendimizin terk etmediği çok önemli bir sünnettir, sünnet-i müekkededir." dedi.

Prof. Dr. Ebu Zeyd: Gösterişten uzak, samimiyetle yapılan her faaliyet Ramazanın ruhuna hizmet edecektir
Prof. Dr. Ebu Zeyd: Gösterişten uzak, samimiyetle yapılan her faaliyet Ramazanın ruhuna hizmet edecektir
İçeriği Görüntüle

İtikafın gerekliliğinden de söz eden Yalçın, "Hakikaten de her bir Müslümanın yılda bir sefer de olsa itikafa ihtiyacı var. Çünkü bu itikaf, mescidde tamamen dünyadan, dünyevi meşgaleden kendini kurtarıp Rabbini güzel bir şekilde tefekkür etmesine vesile oluyor. Evet, itikafta ne yaparız? Ya nafile namaz kılarız ya Kur’an-ı Kerim’i tilavet ederiz ya zikrederiz ya kendimiz ve bütün İslam ümmeti için dua ederiz ya da Rabbimizin kudretini, sıfatlarını, azametini tefekkür ederiz. Dolayısıyla itikaf gerçekten önemli bir sünnettir." ifadelerini kullandı.

"Tamamını yapamıyorsak en azından tekli geceler itikafa girelim"

İtikaf için belirli bir zamanın olmadığını, kişinin senenin herhangi bir gün ve saatinde niyet ederek bir camide itikafa girebileceğinin altını çizen Yalçın, Kadir Gecesi'ni bulmak hususunda şunları kaydetti:

"İtikafa Ramazan’da girmesi şart değil, her zaman itikafa girilebilir. Fakat bu son 10 gün, işte Leyletü-l-Kadr’i bulmak ve ona tekabül etmek niyetiyle o duyguyla Peygamber Efendimiz bu son 10 günde itikafa girmiştir. Çünkü Peygamber Efendimiz 'Leyletü-l-Kadr’i Ramazan ayının son 10 gününde arayın' diye buyurmuştur. Tabii Leyletü-l-Kadr yine kesin olarak son 10 günde midir, değil midir, o zannidir ama büyük bir ihtimalle son 10 gündedir. Bu son 10 günün de tek olan 19, 21, 23, 25, 27, 29 gecelerinde muhtemeldir. Belki bazı rivayetler daha güçlü olur diye mesela 27'inci gece daha meşhur olmuştur. Mesela İmam Şafi rahmetullahi aleyh özellikle 21'inci gecesinde olduğunu daha çok ihtimal vermiştir. Ondan sonra da 23'üncü gecesine daha çok ihtimal vermiştir ama diğer âlimler de 27'inci gecesinde daha çok ihtimal vermişlerdir."

Yalçın, "Fakat bu son 10 günün tamamını da insan mümkünse camide itikafla geçirebilse, bu en güzelidir. İnşallah tekabül eder ve insan o Leyletü-l-Kadr’i de idrak etmiş olur. Dolayısıyla bu son 10 günü yani itikafla geçirebilmek için camide kalmamız en doğru bir şeydir, en güzel bir ibadettir. Özellikle de eğer tamamını yapamıyorsak da en azından bu tekli gecelerinde camide itikafa girmemiz ve bu şekilde Leyletü-l-Kadr’i idrak etmemiz gerekir." ifadelerine yer verdi.

Ayet-i kerimelerle Kadir Gecesinin önemine dikkat çeken Yalçın, "Rabbimiz Celle Celalühü hususi bir sure inzal buyurmuştur: Kadir Suresi. O surede Rabbimiz Celle Celalühü Leyletü-l-Kadr’in ehemmiyetini Peygamber Efendimize ve dolayısıyla bütün insanlara ve Müslümanlara haber vermek için 'Leyletü-l-Kadr nedir, sen bilir misin?' diye başlıyor. Sonradan da 'Leyletü-l-Kadr bin aydan daha hayırlı bir gecedir' diye buyuruyor." şeklinde konuştu.

"O 24 saat Allah Celle Celalühü’nün merhametinin böyle bol bol yağdığı bir gecedir"

Bu gecelerin değerlendirilmesi hususunda tavsiyelerini paylaşan Yalçın, "Bir insanın, çoğu insanın zaten bin ay ömrü yoktur. Fakat o geceye eğer rast gelirse ve o gece niyetiyle ibadet ederse, inşallah bin ayın sevabını kazanır. Hatta bazen böyle yanlış anlaşılmalar olur. Yani bir kişi hiç namaz kılmıyor ve dese ki 'Ben o gecede bir farz namaz kılayım, dolayısıyla bütün farz namazlarım yerine gelmiş olur.' Bu yanlıştır. Oradaki sevaplar ayrıdır. Yoksa Allah Celle Celalühü’nün farz kıldığı şeyler mutlaka kılınmalı ve oruçlar da tutulmalıdır." diye belirtti.

Molla Yalçın, "Bütün farzları yerine getirdikten sonra artık diğer nafile ibadetlerin sevabı bin aydan daha hayırlıdır. O gecede melekler, Cibril ile beraber yeryüzüne inerler. Dolayısıyla o gece, yani sabaha kadar ayet-i kerimede buyurduğu gibi fecre kadar, ki âlimlerimiz diyor ki günü de o şeye tabidir. Dolayısıyla o 24 saat Allah Celle Celalühü’nün merhametinin böyle bol bol yağdığı bir gecedir, bir gündür. Çok müstesna bir zamandır. Rabbim Celle Celalühü bizleri onun sevabından, hayrından, bereketinden ve bütün İslam ümmetini, Müslüman kardeşlerimizi ondan mahrum eylemesin ve bizi ondan payidar eylesin." dedi. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA