İslam dininde yaşlılara, büyüklere ve anne babaya hürmet etmenin büyük önem taşıdığını belirten Ensarioğlu, bunun sadece bir toplumsal nezaket kuralı olarak görülemeyeceğini ifade etti.
Yaşlılara, büyüklere ve anne babaya saygının dinin ve inancın bir gereği olduğunu kaydeden Ensarioğlu, Hazreti Peygamberin bu konudaki hadislerini hatırlattı.
Ensarioğlu, 'Çünkü Efendimiz Aleyhisselam bir hadis-i şerifinde, 'Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.' buyuruyor.' dedi.
İslam dininin yaşlılara ve anne babaya hürmeti önemli bir sorumluluk olarak ele aldığını belirten Ensarioğlu, Hazreti Muhammed Aleyhisselamın her konuda olduğu gibi anne babaya ve yaşlılara hürmet konusunda da ümmetine örnek olduğunu söyledi.
Bir Meclis'te önce büyüklerin hakkının verildiğini, oturulması gerekiyorsa büyüklerin başköşeye oturtulduğunu ifade eden Ensarioğlu, 'Beli bükülmüş yaşlılarınız olmasaydı belalar üzerinize sel gibi akardı.' hadisini hatırlattı.
'Anne babaya 'öf' bile demeyin'
Kur'an-ı Kerim'de anne babaya karşı gösterilmesi gereken hassasiyete de dikkat çeken Ensarioğlu, onlara 'öf' bile denilmemesinin emredildiğini söyledi.
'Bırakın anne babaya hakaret etmeyi, bırakın onları farklı bir şekilde üzmeyi, onları yalnız bırakmayı; onları incitecek en basit söz 'öf' ise, 'öf' bile demeyin.' diyen Ensarioğlu, anne babaya tatlı söz söylenmesi ve güzel şekilde muamele edilmesinin emredildiğini ifade etti.
Lokman Suresi'nde de anne babaya karşı güzel muameleye dikkat çekildiğini belirten Ensarioğlu, annenin çocuğunu karnında gün geçtikçe zayıflayarak taşıdığına ve sütten kesilmesinin iki yıl sürdüğüne dikkat çekildiğini söyledi.
Anne babanın Allah'a ortak koşmayı istemesi durumunda bu konuda kendilerine itaat edilmemesi, ancak dünya hayatında onlarla güzel geçinilmesi gerektiğinin bildirildiğini aktaran Ensarioğlu, 'Yani anne babamız yanlış bir şey istese bile onları rencide edecek, incitecek bir şey söylemememiz gerekiyor.' dedi.
'Yaşlılarımız hem kültürümüz hem mirasımızdır'
Yaşlıların toplum için önemli bir değer olduğunu belirten Ensarioğlu, onların aynı zamanda kültürün ve mirasın taşıyıcıları olduğunu söyledi.
'Yaşlılarımız hem kültürümüz hem mirasımızdır. Aynı zamanda içimizdeki berekettir.' diyen Ensarioğlu, yaşlıların aramızda bulunmasının, gençlerle ve çocuklarla birlikte yaşamalarının örneklik açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
Günümüzde hayatın getirdiği dünyevileşme, hız ve bireyselleşmenin yaşlılarla gençler arasındaki bağı zayıflattığını belirten Ensarioğlu, yaşlıların huzur evlerine gönderildiğine dikkat çekti.
Günümüzdeki hızlı hayatın, yaşlıların verdiği ve gösterdiği sabırdan istifade edilmesini engellediğini belirten Ensarioğlu, yaşlılara gösterilecek nezaket dilinin de gün geçtikçe zayıfladığını söyledi.
'Onun yerini farklı, uygun olmayan bir dil alıyor.' diyen Ensarioğlu, yaşlılara karşı daha hassas ve saygılı bir dil kullanılması gerektiğini ifade etti.
'Gençliğinde yaşlıya hürmet eden, yaşlandığında karşılığını görür'
Hazreti Peygamberin gençliğinde bir yaşlıya hürmet eden ve onun hizmetinde bulunanlara yönelik müjdesini de hatırlatan Ensarioğlu, gençlerin yaşlılara nasıl davranmaları gerektiğine dikkat çekti.
'Kim gençliğinde bir yaşlıya hürmet eder, onun hizmetinde bulunur, ihtiyaçlarını giderirse, kendisi yaşlandığında Allah-u Teala ona da bu hizmetleri yapacak birilerini müyesser eder.' hadisini aktaran Ensarioğlu, gençlerin ileride kendilerine de hürmet edilmesini ve ihtiyaçlarının karşılanmasını istiyorlarsa bugün yanlarında bulunan büyüklerine hürmet ve saygı göstermeleri gerektiğini söyledi.
Yaşlılara hürmet etmenin inancın bir gereği olduğunu belirten Ensarioğlu, bunun aynı zamanda bir bereket olduğunu ve cennete girmeye vesile olabileceğini ifade etti.
Ensarioğlu, 'İnancımızın bir gereği olarak yaşlılara hürmet etmemiz gerektiğini, bunun bizim için bir bereket olacağını ve cennete girmemize vesile olacağını unutmadan, bunu bir ibadet bilinciyle yapmamız gerekiyor.' dedi.
'Anne babası yanında bulunup da cenneti kazanamayanın burnu yere sürünsün'
İnsanın elindeki imkanları kullanarak ahiretini kazanması gerektiğini belirten Ensarioğlu, yaşlıların da insanların ahiretlerini kazanmalarına vesile olabilecek büyükler olduğunu söyledi.
Hazreti Muhammed Aleyhisselamın bir hadisinde üç defa 'Burnu yere sürünsün.' buyurduğunu hatırlatan Ensarioğlu, sahabelerin 'Ya Resulallah, kim?' diye sormaları üzerine, 'Anne babası yanında bulunduğu halde cenneti kazanamayanın burnu yere sürünsün.' buyurduğunu aktardı.
Yaşlıların, özellikle anne babaların bir yük olarak değil, nimet ve bereket olarak görülmesi gerektiğini vurgulayan Ensarioğlu, yaşlılara gereken hürmet ve saygının gösterilmesi, ihtiyaçlarıyla ilgilenilmesi ve yalnız bırakılmamaları gerektiğini söyledi.
Dünya Yaşlılar Günü vesilesiyle yaşlılara hürmet edilmesi gerektiğini belirten Ensarioğlu, yaşlıların aile ve toplum hayatındaki yerinin korunmasının önemine dikkat çekti. (İLKHA)



