Gaziantep İl Müftü Yardımcısı Aziz Aktan, toplumun temel taşı olan aile kurumunun korunması ve aile içi huzurun sağlanması üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu.
İLKHa muhabirine açıklamada bulunan Aktan, evlilikte muhabbetin ve karşılıklı anlayışın önemini vurgulayıp, sağlam bir yuva için 'Üç S' kuralına riayet edilmesi gerektiğini belirtti.
'Aile müessesesinin temeli cennete dayanmaktadır'
Aile kurumunun önemine değinen Aktan, İslam dininin aile müessesesine büyük bir değer verdiğini ve bu kutlu yapının temelinin cennete dayandığını belirterek 'Yüce dinimiz İslâm'ın emrettiği ve büyük önem verdiği temel kurumlardan biri de aile müessesesidir. Her birimizin mensubu olduğu aile, toplumun temel taşıdır. Dinimizin öğrettiğine göre aile müessesesinin temeli cennete dayanmaktadır. Bu müessesenin huzurla, güvenle ve sağlam bir şekilde devam edebilmesi için yerine getirilmesi gereken birtakım görev ve sorumluluklar vardır. Özellikle eşlerin bu konuda büyük mesuliyetleri bulunmaktadır.' dedi.
Aile huzurunun şifresi: 'Üç S' kuralı
Yuvaların hem dünyada hem de ahirette bir saadet kapısı olabilmesi için uyulması gereken esaslar olduğunu ifade eden Aktan, aile huzurunu koruyan ve zaman zaman ihmal edilen temel ilkelerin sevgi, saygı ve sadakatten oluşan 'Üç S' kuralı olduğunu dile getirdi.
Aktan açıklamasında 'Kıymetli kardeşlerim; aile huzurunun korunması için hepimizin bildiği, ancak zaman zaman ihmal ettiği üç S kuralı vardır. Bu üç temel ilke, sadece dünya hayatında değil ahirette de aile saadetinin devamına vesile olacak önemli esaslardır. Bunlar; sevgi, saygı ve sadakattir.' ifadelerine yer verdi.

Aziz Aktan
'Sevginin olmadığı bir yuvanın huzurla devam etmesi mümkün değildir'
Evlilikte muhabbet ve sevginin Yüce Allah tarafından eşlerin kalbine yerleştirilen ilahi bir lütuf olduğunu hatırlatan Aktan 'Birincisi sevgidir. Yüce Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurur 'Aranıza sevgi ve merhamet koydu.' Evliliği meşru kılan Cenab-ı Allah, eşlerin arasına sevgi ve merhamet yerleştirdiğini haber vermektedir. Sevginin olmadığı, nefretin, kinin ve hasedin hâkim olduğu bir yuvanın uzun süre huzur içinde devam etmesi mümkün değildir. Bunun için her aile ferdi, özellikle eşler, 'Ben sevgiyi artırmak için üzerime düşeni yapıyor muyum?' diye kendisini muhasebe etmelidir.' şeklinde konuştu.
'Farklılıklara saygı ve sarsılmaz sadakat'
Eşlerin zaman zaman farklı düşünmesinin doğal olduğunu ve bu durumun karşılıklı saygıyla aşılması gerektiğini belirten Aktan, aileyi ayakta tutan en büyük gücün sadakat olduğunu, güvenin sarsıldığı bir ortamda huzurdan bahsedilemeyeceğini ifade etti.
Aktan evliliklerin devamı için eşlerin uyması gereken kuralları şu şekilde açıkladı:
'İkincisi saygıdır. Aynı hayatı paylaşan iki insanın zaman zaman farklı düşünmesi, farklı beklentilere sahip olması son derece doğaldır. Önemli olan bu farklılıkları saygı çerçevesinde karşılayabilmek, birbirini incitmeden konuşabilmek ve aile huzurunu koruyabilmektir. Üçüncüsü ise sadakattir. Sadakat, aileyi ayakta tutan en önemli değerlerden biridir. Güvenin zedelendiği, ihanetin ve aldatmanın bulunduğu bir ailede huzurdan söz etmek mümkün değildir. Sağlam aileler, karşılıklı güven ve sadakat üzerine kurulur.'
'Rabbim ailelerimize muhabbet ihsan eylesin'
Konuşmasının sonunda ailelerde sevgi, saygı ve sadakatin hakim olması durumunda dünya ve ahiret saadetinin yakalanabileceğini belirten Aktan 'Aziz kardeşlerim; temeli cennete dayanan bu kutlu müessesenin dünyada huzura, ahirette ise ebedî saadete vesile olabilmesi için ailelerimizde sevgi, saygı ve sadakatin hâkim olması gerekir. Cenâb-ı Allah, varlığının ayetlerinden biri olan evlilik kurumunu bizler için dünya ve ahiret mutluluğuna vesile eylesin. Ailelerimize sevgi, saygı ve sadakati hâkim kılsın. Bu üç güzel hasleti koruyarak imtihanımızı başarıyla vermeyi hepimize nasip eylesin. Hepinizi Allah Teâlâ'nın rahmetine, merhametine, lütuf ve ihsanına emanet ediyorum.' dedi. (İLKHA)




