Her yıl Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından yoğun bir katılımla düzenlenen Siyer Yarışması heyecanı sona erdi.

 Mardin'de de yapılan sınav hakkında değerlendirmelerde bulunan Peygamber Sevdalıları Başkan Yardımcısı Mücahit Önen, siyerin önemi ve gelecek nesil hakkında İLKHA'ya konuştu.

Hazreti Muhammed Aleyhisselamın bizzat yetiştirdiği sahabe nesilleriyle birlikte nice güçlü âlimlerin yetiştiğine dikkat çeken Önen, Allah’ın Resulü Aleyhisselamın siyeri okunduğunda, aslında Hazreti Âdem’den bugüne kadar gelen bütün İslam tarihinin okunmuş olduğunu belirtti.

"Resulullah'ın siyeri okuduğunda, aslında Hazreti Âdem’den bugüne kadar gelen bütün İslam tarihini okumuş oluyoruz"

Önen, şu ifadelere yer verdi:

"Peygamber Sevdalıları olarak Allah’a şükürler olsun, bugün 10 ilçemizde ve yüzlerce okulumuzda siyer sınavı heyecanı yaşıyoruz. Rabb’ime sonsuz şükürler olsun; hava da gayet güzel. Vatandaşlarımızın çocukları akın akın bu yarışmaya giriyor. Peygamberimiz Aleyhisselamdan bugüne kadar çok ciddi manada büyük kitleler yetişmiştir. Bunların başında, ilk nesil olan ve sayıları yüz binleri bulan sahabelerimiz gelmektedir. Onlardan sonra milyonlara ulaşan tâbiîn ve tebeu’t-tâbiîn nesilleriyle birlikte çok güçlü alimlerimiz yetişmiştir. Ebu Hanife, İmam Şafii, İmam Ahmed bin Hanbel, İmam Malik, İmam Gazali gibi nice büyük alimlerimiz vardır. Bunun yanında devlet adamları ve İslam dinine hizmet eden milyonlarca alim yetişmiştir. Dolayısıyla Allah’ın Resulü Aleyhisselamın siyerini okuduğumuzda, aslında Hazreti Âdem’den bugüne kadar gelen bütün İslam tarihini okumuş oluyoruz. Biz de çocuklarımızı ve neslimizi bu bilinçle yetiştiriyoruz."

Önen, çöküşte olan bir yandan da barbarlığıyla tanınan Batı medeniyeti hakkında, "Medeniyetimiz çok büyüktür. Bu medeniyeti ayakta tutan ise Peygamberimiz Aleyhisselamın sünneti ve hayatıdır. Öte yandan karşımızda bir Batı medeniyeti vardır ki, bizim medeniyetimizle kıyaslanamayacak derecede barbar ve vahşidir. Son dönemde medyaya yansıyan haberler, Batı medeniyetinin ne kadar alçaldığını açıkça göstermektedir. Emmetü’l-küfür dediğimiz, küfrün elebaşları olan bu zalimler, çılgın yöneticiler ve emperyalistler aslında kendi halklarıyla birlikte büyük bir çöküşün içindedir. Bunu bütün dünya görmektedir. Ancak vicdanları köreldiği için ne kendi halkları ne de başkaları bu zulme karşı ciddi bir tepki ortaya koymamaktadır. Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada dolaşan bir paylaşımda Gazze ile Norveç kıyaslanıyordu. Gazze’de ve Ortadoğu’da büyük bir yıkım varken, Norveç’te düzenli, peyzajı yapılmış evler gösteriliyor ve 'Buraya 124 bin Peygamber gelmiş, ama orada bu kadar yıkım var.' deniliyordu. Biz bu bilgiyi ve bu yaklaşımı reddediyoruz. Batı’nın felsefesini reddediyoruz; onların bütün filozoflarının düşüncelerini reddediyoruz." şeklinde aktardı.

"Sayısız âlimimiz varken neden Batı’ya bu kadar sıcak bakıyoruz?"

Çocuklara, kadınlara, insanlara ve dünya halklarına yapılan zulmün bedelini bugün bütün insanlığın çok ağır bir şekilde ödediğini vurgulayan Önen, "Bir felsefe profesörü bize bir seminerinde şunu söylemişti: 'Amerika medeniyeti ya da Batı medeniyeti nereden çöker? Helen uygarlığı Avrupa devletini kurmuştur, bunun çökeceği bir yer yoktur.' Hayır, siz zaten çökmüşsünüz. Siz yere serilmiş durumdasınız. Çocuklara, kadınlara, insanlara ve dünya halklarına yaptığınız zulmün bedelini bugün bütün insanlık çok ağır bir şekilde ödemektedir. Şunu çok iyi biliyoruz ki burada minik bir kardeşimiz bu kitabı defalarca okuyarak düğümleri çözüyor. Bazı çocuklarımız kitabı on defa okumuş, kitap ellerinde eskimiş. Biz bu çocuğumuzun minik kalbini sizin bütün medeniyetinize, filozoflarınıza ve felsefenize değişmeyiz. Batının felsefecilerinin ulaştığı nokta sadece boş bir hayal, boş bir dünya ve boş bir hayattır. Hiçbirinin bize adalet, cesaret, kahramanlık ya da gerçek anlamda değerli bir şey sunduğu yoktur. Dolayısıyla dönüp dolaşıp Allah’ın Resulü Aleyhisselam'ın kurmuş olduğu medeniyetin, sünnetinin ve Kur’an-ı Kerim’in bize sunduğu medeniyetin farkına vardığımızda aslında ne kadar güçlü olduğumuzu anlayacağız. Hz. Peygamberimizle birlikte yüz binlerce sahabe, milyonlarca tâbiîn ve tebeu’t-tâbiîn, sayısız âlimimiz varken neden Batı’ya bu kadar sıcak bakıyoruz? Neden onlara değer veriyoruz? Oysa ki biz namaza durduğumuz anda, en küçük bir sıkıntı yaşadığımızda gölgesine sığınacağımız değerlerimiz vardır: Hasan el-Benna, Mevdudi, Muhammed İkbal, İskilipli Atıf Hoca, Bediüzzaman Said Nursi gibi son dönem âlimlerimiz vardır. Bunun yanı sıra daha büyük, daha dirayetli; geleceği asırlar öncesinden görebilen İmam Şafii, İmam Ebu Hanife, Ahmed bin Hanbel ve İmam Malik gibi büyük imamlarımız vardır. Bunlara ek olarak pek çok sahabe ve âlimimiz mevcuttur." dedi.

Yeşilyurt Belediyesi "Hızlandırılmış YKS Kursları" başladı
Yeşilyurt Belediyesi "Hızlandırılmış YKS Kursları" başladı
İçeriği Görüntüle

"Çözüm Resulullah'ın hayatını öğrenmek, bilmek, yaşamak ve onu bütün nesillerimize aktarmaktır"

Mardin'de yaklaşık 12 bin kayıt aldıklarını belirten Önen, şu ifadeleri kullandı:

"Bu yıl Peygamber Sevdalıları olarak, Mardin’de yaklaşık 12 bin kayıt aldık. Önümüzdeki yıllarda bu sayının çok daha artmasını umut ediyor ve tavsiye ediyoruz. Bunun sebebi şudur: Bizim tek çıkış yolumuz Resulullah Aleyhisselamın siyeridir, Peygamberimiz’in hayatıdır ve onun getirdiği Kur’an’dır. Kur’an-ı Kerim’in adaleti, her bir ayetinin Resulullah Aleyhisselamın hayatına verdiği renk; bizim ölçümüz ve mizanımızdır. Bu vesileyle bütün ailelerimize şunu söylüyoruz: Allah muhafaza etsin, Allah korusun; Batı medeniyetinin çocuklarımıza, kızlarımıza ve ailelerimize getirdiği yıkım evlerimizin içine girmesin. Resulullah ile tanışan bir ailede huzur olur, bereket olur, saadet olur, güzellik olur; aile bağları güçlü olur. Resulullah’ın olmadığı bir toplumda ise yıkım olur. Bu yıkımı bugün hepimiz yavaş yavaş hissetmeye başladık. Enteresan olan şudur ki veliler artık sessiz sedasız birbirlerine, 'Ailelerimize ve çocuklarımıza neler oluyor?' diye soruyor. İşte bunun çözümü Resulullah Aleyhisselamın hayatını öğrenmek, bilmek, yaşamak ve onu bütün nesillerimize aktarmaktır." (İLKHA)

Kaynak: İLKHA