Peygamber Sevdalıları Vakfı, İşgal rejiminin Filistinli esirlere yönelik almış olduğu idam kararına yönelik Diyarbakır'da basın açıklaması düzenledi.

Basın açıklaması öncesi bir konuşma yapan İdeal Eğitim Vakfı Başkan Yardımcısı Fatih Taş, ümmetin Mescid-i Aksa'ya sahip çıkması gerektiğini belirterek yapılan zulüm ve soykırımlar karşısında mevcuttaki sessizliğin devam etmesi durumunda siyonistlerin daha büyük katliamlara hazırlanacağını söyledi.

"Bu Kudüs'e sahip çıkamayan biz Müslümanlar için büyük bir imtihandır"

Filistinliler için getirilen idam cezasının insanlık tarihinde eşi benzeri olmayan bir kötülük olduğunu belirten Taş, "Bugün dünyada bazı insan hakları veya hukuk normlarını savunan kuruluşlar var. Bakıyoruz bunların hepsi bu karar karşısında sessizliğe gömülmüşler. Sadece kınamakla yetiniyorlar. Ellerinden gelen bazı enerji tedbirleri uygulayabilirler ama uygulamıyorlar. Çünkü siyonizm onları da yönetiyor. Belki devletler bu konuda adım atmıyor ama bizim bu yöneticileri, sivil kuruluşlar ya da hukuk adına faaliyet gösteren uluslararası organizasyonları harekete geçirmemiz gerekiyor." dedi.

Fatih Taş

siyonizmin uyguladığı bu zulümlerin karşısında ümmetin ve dünyanın sessizliğinin devam etmesi halinde siyonistlerin önünde herhangi bir engel olmayacağını ifade eden Taş, Mescid-i Aksa'nın kapatılmasına da değinerek şunları söyledi:

"Mescid-i Aksa'mız bin yıldır şu anki durumuna hiç düşmedi. Hem bayram hem cuma hem de diğer vakit namazlarında Müslümanlar Mescid-i Aksa'da namazlarını eda edemiyorlar. Bu Kudüs'e sahip çıkamayan biz Müslümanlar için büyük bir imtihandır. Oysa ki Mescid-i Aksa bizlerin 3'üncü büyük haremidir. Mescid-i Aksa'mız haftalardır kapalı olduğu için oradaki Müslüman kardeşlerimiz kilometreler ötede namaz kılıyorlar."

"Çocuklarımız odalarında Mescidi Aksa'nın tablolarını asmalı, çantalarında anahtarlarını taşımalı"

Tüm Müslümanlara seslenen Taş, "bugün değilsen ne zaman" ifadelerini kullanarak Mescid-i Aksa'nın kurtuluşu için harekete geçme çağrısında bulundu.

Mescid-i Aksa'nın kapalı olduğu dönemlerde dünya Müslümanlarının rahat etmediğini söyleyen Taş, "Her birimizin Mescid-i Aksa'da namaz kılma hedefi olmalı. Çocuklarımız odalarında Mescidi Aksa'nın tablolarını asmalı. Gençlerimiz çantalarından Mescidi Aksa'nın anahtarlarını taşımalı. Gençlerimizin kulağında Mescid-i Aksa'nın marşları olmalı ki ruhumuzla ve kalbimizle Mescid-i Aksa'ya yürüyebilelim." diye belirtti.

Merkez Kayapınar ilçesi Yenihal Köprülü Kavşağında düzenlenen basın açıklamasını Peygamber Sevdalıları adına Muzaffer Beber okudu. Düzenlenen basın açıklamasında yaşanan onca zulüm karşısında devletlerin sessiz kalmasına sert tepki gösteren Beber, zulme karşı somut adımlar atılması çağrısında bulundu.

Muzaffer Beber

Açıklamaya "Zulmetmekte olanlar, nasıl bir inkılaba uğrayıp devrileceklerini pek yakında bileceklerdir." Ayet-i kerimesi meali ile başlayan Beber; Filistin halkına, direniş cephelerine ve Gazze direnişini destekleyenlere selam gönderdi.

"Söz konusu idam kararı soykırım suçunun en ağır tablosunu sergilemektedir"

1967'den bu yana bir milyondan fazla Filistinlinin siyonist zindanlarında esir edildiğini, işkencenin en barbar ve vahşi yöntemlerine maruz bırakıldığını kaydeden Beber, "Kana, gözyaşına ve talana doymak nedir bilmeyen işgal rejimi, esir aldığı Filistinlileri katletmek üzere tarihin karanlık sayfalarında yer alacak bir karara imza atmıştır. Sözde yasa tasarılarıyla Filistinli esirlerin idam edilmesine dair işgal rejiminin almış olduğu bu karar gayri meşru bir karardır. Filistinli esirlerin idam kararı insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Söz konusu idam kararı, bir halkın yok edilmesine yönelik soykırım suçunun en ağır tablosunu sergilemektedir." dedi.

Beber, "Evleri, şehirleri, çadırları bombalayan, kadın, bebek, çocuk ve sivilleri katleden işgal rejiminin Filistinli esirlere yönelik idam kararına karşı sessiz kalınmamalıdır. Filistinli esirlere yönelik idam kararlarına sessiz kalan devletler, işgal rejiminin suçlarına ortak olmaktadır. Uluslararası hukukun çiğnendiği ve her türlü barbarlığın yaşandığı, orman kanunlarında dahi görülmemiş bu zulümlere artık dur diyecek ortak bir irade sergilenmelidir." ifadelerini kullandı.

"İşgal rejiminin zulümlerini durduracak siyasi, askeri ve diplomatik yaptırımlar uygulanmalı"

Kudüs, Mescid-i Aksa ve Gazze sadece Filistinlilerin değil, özelde ümmetin genelde ise tüm insanlığın ortak değeri olduğunu hatırlatan Beber, konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi:

"Bugün ümmetin ortak değerlerine yönelik pervasızca zulümler yapılırken, bu zulümlere sessiz kalmak kardeşlik hukukuna ve insanlığa ihanettir. Her ihanetin dünya ve ahiret vebali vardır. Bu vebalin altında kalmamak için, büyük bedeller ödemek gerekmektedir. siyonist işgal rejimine karşı somut adımlar atılmalı, zulümlerini durduracak siyasi, askeri ve diplomatik yaptırımlar uygulanmalıdır."

Beber, "Gazze’de, Kudüs’te, Mescid-i Aksa’da katmerleşen zulüm, artık tüm coğrafyamızı kuşatmış duruma gelmiştir. Ülkeler işgal edilmekte, okullar, hastaneler, evler, binalar ve sivil yerleşim yerleri tüm dünyanın gözleri önünde bombalanmaktadır. Bebekler, çocuklar, kadınlar ve siviller acımasızca katledilmektedir. Şehirler harabeye dönüştürülmekte, insanlığa dair tüm değerler çiğnenmektedir." şeklinde konuştu.

"Müslümanlar 1967’den beri ilk kez Aksa’da namaz kılamadı"

"Mübarek belde Kudüs ve Kudüs’te bulunan İslam’ın üçüncü haremi şerifi Mescidi Aksa kan ağlıyor" diyerek konuşmasını sürdüren Beber, "Müslümanlar 1967’den beri ilk kez Aksa’da namaz kılamadı. İşgal rejimi, 28 Şubat 2026'dan beri, Mescid-i Aksa'da namaz kılınmasına engel olmaktadır. Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa Ramazan ayı boyunca kapatıldı. Aksa’nın kapısına bayramda da pranga vuruldu. siyonist çeteler, Harem-i Şerif yakınlarında namaz kılan Müslüman kardeşlerimize pervasızca saldırmaktadır. İşgal rejiminin on binlerce Müslümanın Mescid-i Aksa'da ibadetine engel olması tüm ümmetin işgale maruz kalmasının acı tablosudur." diye belirtti.

Kudüs'ün sıradan bir toprak parçası olmadığını, tüm ümmetin ortak inanç ve değeri olduğunu vurgulayan Beber; ümmetin bu değere ve inanca sahip çıkmasının farz olduğunu, başta İslam ülkelerinin liderleri olmak üzere tüm ümmet sorumluluk altında olduğuna dikkat çekti.

"Müslüman ülkeler bölgesel müdahale gücü oluşturmalıdır"

İşgal rejiminin Mescid-i Aksa'da namaz kılınmasına engel olmasını Kudüs’ün tamamını işgal etme girişimi olarak değrelendiren Beber, "Arz-ı mev’ud projesi devreye sokulmuş, artık işgaller Kudüs ile sınırlı kalmamaktadır. Kudüs ve Mescid-i Aksa özgürlüğüne kavuşursa tüm ümmet özgürlüğüne kavuşmuş olacaktır. Bu yüzden Aksa’yı savunmak ve Kudüs’ü özgürleştirmek tüm ümmetin ortak sorumluluğundadır." ifadelerine yer verdi.

Beber, "Artık zalime ve zulümlere dur deme vakti çoktan gelip geçmiştir. İttihat, birlik ve beraberlik içinde hareket etmek zaruret haline gelmiştir. İslam coğrafyasında yaşanan mezalime karşı somut adımlar atılmalıdır. Müslüman ülkeler bölgesel müdahale gücü oluşturmalıdır. Türkiye başta olmak üzere, vicdan sahibi ülkeler bu gücü Siyonist şer ittifakına karşı kullanmalıdır. Yaşanan zulme karşı sessiz kalınmamalıdır. Türkiye ve bölge ülkeleri güç birliği yaparak "Kudüs İttifakı" kurulmalıdır." dedi.

"Uluslararası Ceza Mahkemesinin siyonist çeteler hakkındaki tutuklama kararı pratikte yerine getirilmeli"

Açıklamasına "Zulüm ve baskı tamâmen ortadan kalkıncaya ve hâkimiyet sadece Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer haksızlıklara son verirlerse, artık zâlimlerden başkasına düşmanlık yoktur." Ayeti kerime meali ile devam eden Beber, Dünyanın özgür halklarından ve mazlumların safında yer alan devlet liderlerinden talep ve beklentilerini şöyle sıraladı:

"- Uluslararası toplum ve devletler siyonist işgal rejiminin Filistinli esirlere yönelik idam kararına karşı, önleyici ve sert yaptırımlar uygulamalıdır. Uluslararası Ceza Mahkemesinin soykırımcı netanyahu başta olmak üzere, siyonist çeteler hakkında almış olduğu tutuklanma kararı pratikte yerine getirilmeli, katiller en ağır ceza ile cezalandırılmalıdır.

-Meclise sunulmuş olup uzun süredir bekletilen, Gazze’de soykırım suçunu işleyen Türkiye vatandaşı siyonistlere yönelik çifte vatandaşlık yasası kanunu ivedilikle yasalaşmalıdır.

- Uluslararası toplum ve devletler, tüm baskı araçlarını kullanarak siyonist rejimin ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarını durduracak adımlar atmalıdır.

-ABD’ye ve siyonist işgal rejimine askeri ve lojistik destek sağlayan üslerin kullanılmasına müsaade edilmemelidir. Körfez ülkeleri başta olmak üzere siyonist şer ittifakına hizmet eden tüm ABD üsleri kapatılmalı ve sınır dışı edilmelidir.

-siyonistlerin ve ABD’nin yayılmacı ve işgalci politikalarına karşı bölgesel ittifaklar kurulmalı, fiili adımlar atılmalıdır. Mescid-i Aksa’nın ibadete açılması için, siyonist işgal rejimine karşı gerekli yaptırımlar ve müdahaleler yapılmalıdır.

- Direnişe askeri, lojistik ve teknolojik destek verilmelidir. Gazze'nin insani yardımlara ulaşması ve yeniden imar edilmesi için, maddi destekler artırılmalıdır.

-siyonist işgal rejimine destek sağlayan ürünleri boykot etmeye devam ediniz. Boykot en büyük silah olduğunu unutmayalım. Bir dönem değil, ömür boyu boykot bilinci ile hareket edilmelidir. siyonist işgal rejimi, denize dökülüp haritadan silinene kadar azim ve kararlılıkla Kudüs davasını savunmaya devam edeceğiz. Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun." (İLKHA)

Malatya'da kış sonrası yol çalışmaları yapılacak
Malatya'da kış sonrası yol çalışmaları yapılacak
İçeriği Görüntüle

Kaynak: İLKHA