Araştırmacılar, çalışmanın sonuçlarını 28 Ekim’de Publications of the Astronomical Society of Australia dergisinde yayımladı. Dünya’nın güney yarımküresinden gözlemlenen görüntü, oldukça düz bir yapıya sahip olan sarmal Samanyolu’nun yandan (kenardan) görünümünü sunuyor. Bilim insanları, bu çalışmanın galaksi içindeki gök cisimlerinin tespiti ve sınıflandırılmasına önemli katkı sağlayacağını belirtiyor.
Görüntü, başlangıçta süpernova kalıntılarını aramak amacıyla hazırlandı. Süpernova kalıntıları, patlayan yıldızlardan geriye kalan gaz ve toz baloncukları olarak tanımlanıyor. Curtin Üniversitesi’nden astronom Silvia Mantovanini, bu kalıntıların on binlerce yıl boyunca radyo dalgaları yayabildiğini ve bu nedenle çoğunlukla radyo gözlemleriyle tespit edildiğini söylüyor.
Bugüne kadar Samanyolu’nda yaklaşık 300 süpernova kalıntısı keşfedildi. Ancak bilim insanları, galakside aslında 2 bin civarında böyle yapı bulunabileceğini tahmin ediyor. Önceki çalışmalarda bu kalıntıları diğer gök cisimlerinden ayırt etmek oldukça zordu. Mantovanini’ye göre daha fazla yıldız kalıntısının incelenmesi, yıldızların yaşam döngülerinin son evreleri ve patlayıcı ölümleri hakkında önemli bilgiler sağlayacak.
Yeni görüntü için araştırmacılar, 140 geceden fazla sürede toplanan radyo dalga boyu verilerini bir araya getirdi. Veriler, Batı Avustralya’daki Murchison Widefield Array teleskobu tarafından, 2013–2020 yılları arasında yürütülen iki büyük gökyüzü taraması kapsamında toplandı. Her biri yaklaşık iki dakika süren ve gökyüzünün farklı bir bölümünü kapsayan yaklaşık 2 bin gözlem, süper bilgisayarlar yardımıyla birleştirildi.
Ortaya çıkan görüntü, Samanyolu’nun merkezine doğru uzanan yaklaşık 60 bin ışık yılı genişliğinde, göz kamaştırıcı bir manzara sunuyor. Bu, galaksinin toplam genişliğinin yarısından biraz fazlasına denk geliyor.
Araştırma ekibi, görüntünün 20 farklı versiyonunu üst üste bindirerek her birine farklı renkler atadı. Renkler, farklı radyo dalga boylarını temsil ediyor. Uzun dalga boyları kırmızı, kısa dalga boyları ise mavi olarak gösteriliyor. Bu sayede radyo ışımalarının kaynağı hakkında ipuçları elde ediliyor. Örneğin, yıldız oluşum bölgelerinden kaynaklanan ısıya bağlı radyasyonlar mavi baloncuklar şeklinde görülürken, süpernova kalıntılarından gelen ve ısıyla ilişkili olmayan ışımalar kırmızı baloncuklar olarak öne çıkıyor.
Mantovanini, bu renkli Samanyolu görüntüsünün galaksi içinde neler olup bittiğini anlamayı kolaylaştırdığını belirterek “Bu çalışmayı yapmak bana, inanılmaz derecede karmaşık ve büyük bir yapının sadece küçük bir parçası olduğumuzu hatırlattı.” dedi. (İLKHA)




