Sosyolog Taner Günce, yapay zekâ destekli görsel üretim teknolojilerinin toplumsal gerçeklik algısı üzerindeki etkilerine ilişkin İLKHA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Günce, özellikle fotoğraf ve video üretiminde ulaşılan seviyenin, toplumdaki güven ilişkisini zedelediğini belirtti.

Sosyolog Taner Günce
Yapay zekâ teknolojilerinin son yıllarda ulaştığı seviyeye dikkat çeken Günce 'Yapay zekâ teknolojilerinin son yıllarda ulaştığı seviye, özellikle fotoğraf ve video üretimi alanında 'gerçeklik' kavramını dönüştürmektedir. Bugün yapay zekâ ile üretilen içerikler bu güven ilişkisini ciddi biçimde zedelemektedir. Gerçek ile kurgu arasındaki sınırın giderek silikleşmesi, yalnızca teknik bir değişim olarak düşünülmemelidir. Bunun toplumsal bir sonucu da olmaktadır.' ifadelerini kullandı.
'Ortak gerçeklik zemini sarsılıyor'
Gerçeklik kavramının sosyolojik boyutuna değinen Günce 'Sosyolojik perspektiften bakıldığında, gerçeklik yalnızca nesnel bir durum değil, aynı zamanda toplumsal olarak inşa edilen bir olgudur. Bireyler gündelik yaşamda karşılaştıkları olayları büyük ölçüde medya aracılığıyla anlamlandırmakta ve bu doğrultuda bir ortak gerçeklik üretmektedir.' dedi.
Yapay zekâ destekli görsel üretim teknolojilerinin bu zemini sarstığını vurgulayan Günce 'Ancak yapay zekâ destekli görsel üretim teknolojileri, bu ortak gerçeklik zeminini sarsarak, 'hakikatin parçalanması' olarak ifade edilebilecek yeni bir süreci beraberinde getirmektedir. Artık aynı olaya ilişkin birbirinden tamamen farklı ve ikna edici görseller üretilebilmekte, bu da toplumsal uzlaşının zayıflamasına yol açabilmektedir.' şeklinde konuştu.
'Şüphe kültürü yaygınlaşıyor'
Görsel içeriklere duyulan güvenin zayıfladığını ifade eden Günce 'Bu durumun en dikkat çekici sonuçlarından biri, bireylerin gördükleri içeriklere karşı geliştirdikleri güven ilişkisinin aşınmasıdır. Görsel kanıtın sorgulanabilir hale gelmesi, bilgiye duyulan güveni azaltmakta ve 'şüphe kültürü'nü yaygınlaştırmaktadır.' dedi.
Bu durumun bilgiye ulaşmayı zorlaştırdığına dikkat çeken Günce 'Bu şüphe hali, bir yandan bireyleri daha temkinli olmaya yöneltirken, diğer yandan doğru bilgiye ulaşmayı da zorlaştırmakta, hatta zaman zaman doğrulanmış gerçeklerin dahi reddedilmesine zemin hazırlamaktadır.' ifadelerini kullandı.
'Toplumsal davranışlar yönlendirilebiliyor'
Yapay zekâ ile üretilen içeriklerin birey davranışları üzerindeki etkisine değinen Günce, şöyle devam etti:
'Yapay zekâ ile üretilen içeriklerin bir diğer önemli etkisi ise birey davranışları üzerindeki yönlendirici gücüdür. Duygusal olarak güçlü kurgulanmış bir video ya da çarpıcı bir görsel, bireylerin öfke, korku veya empati gibi duygularını tetikleyerek hızlı ve çoğu zaman düşünülmeden verilen tepkilere yol açabilmektedir.'
Toplumsal gerilim dönemlerinde bu etkinin daha büyük sonuçlar doğurabileceğini belirten Günce 'Bu durum, özellikle toplumsal gerilimlerin yüksek olduğu dönemlerde, kitlesel davranışları şekillendirme ve yönlendirme riskini beraberinde getirmektedir. Sosyal medya ortamlarında hızla yayılan bu içerikler, kısa sürede geniş kitleleri etkileyerek toplumsal hareketlilik üzerinde belirleyici olabilmektedir.' dedi.

'Yeni tür dezenformasyon biçimleri ortaya çıkıyor'
Bilginin üretimi ve dolaşımı üzerindeki kontrolün zayıfladığını belirten Günce 'Bilginin üretimi ve dolaşımı üzerindeki kontrolün zayıflaması, yeni türden dezenformasyon biçimlerinin ortaya çıkmasına neden olmakta ve bu durum toplumsal karar alma süreçlerini etkileyebilmektedir.' ifadelerini kullandı.
Günce 'Bu bağlamda, yapay zekâ ile üretilen içeriklerin yaygınlaşması yalnızca teknolojik bir gelişme olarak değil; etik, kültürel ve toplumsal boyutlarıyla ele alınması gereken çok katmanlı bir mesele olarak karşımıza çıkmaktadır.' dedi.
'Medya okuryazarlığı güçlendirilmeli'
Dijital içeriklerin eleştirel biçimde değerlendirilmesinin önemine dikkat çeken Günce 'Medya okuryazarlığının güçlendirilmesi, bireylerin dijital içerikleri eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirebilmesi ve doğrulama mekanizmalarının daha etkin hale getirilmesi büyük önem taşımaktadır. Aynı zamanda, bu alanda hukuki ve kurumsal düzenlemelerin geliştirilmesi kritik bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır.' diye konuştu.
'Toplumsal güven ve hakikat zemini korunmalı'
Açıklamasının sonunda yapay zekâ teknolojilerinin toplumların gerçeklik algısını yeniden şekillendirdiğini ifade eden Günce, şunları söyledi:
'Sonuç olarak, yapay zekâ destekli görsel üretim teknolojileri, toplumların gerçeklik algısını yeniden şekillendiren yeni bir dönemin kapısını aralamaktadır. Bu yeni dönemde temel mesele, teknolojinin sunduğu imkânlardan yararlanırken, toplumsal güveni ve hakikat zeminini koruyabilecek dengeyi kurabilmektir. Aksi takdirde, gerçekliğin giderek daha fazla tartışmalı hale geldiği bir durum ile karşı karşıya kalınması kaçınılmaz görünmektedir.' (İLKHA)





