Eğitim-Bir-Sen Malatya 1 No'lu Şube Başkanı Hüseyin Söylemez, norm fazlası öğretmen uygulaması hakkında sendika binasında çok sayıda eğitimcinin katılmasıyla basın açıklaması düzenledi.

Norm fazlası öğretmenler konusunda alınan tedbirlerin bir kısmının anlaşılabilir olduğunu belirten Söylemez, ancak hâlâ sürdürülen "bölgeler uygulamasının" hem çelişkili hem de mağduriyet üretmeye devam ettiğini ifade etti.

Uygulamanın müsebbibinin Bakanlık mı yoksa İl Milli Eğitim Müdürlüğü mü olduğunun bile netleşmediğini söyleyen Söylemez, "Saçma sapan bölgeler uygulamasından vazgeçilmemesine anlam veremiyoruz." dedi.

"Öğretmenlerin mahkemeyi kazanmalarına rağmen aynı hataların tekrarlanması kabul edilemez"

Söylemez, daha önce mazereti olduğu halde resen atama ile mağdur edilen öğretmenlerin mahkemeyi kazanmalarına rağmen aynı hataların tekrarlanmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, "Meslektaşlarımızı mağdur ederken mahkemeleri kaybedip devleti zarara uğratanlara rücu işlemi uygulanmadığı sürece bu yanlışlardan vazgeçilmesi mümkün görünmüyor." ifadelerini kullandı.

"Aileyi dağıtan bu uygulamalardan vazgeçin"


Engel durumuna rağmen mağdur edilen öğretmenlerin olduğuna da dikkat çeken Söylemez, "2025 Aile Yılı'nda aileyi dağıttınız. Bari Aile Yılı'nın bittiğini hatırlayın da 2026'da dağıtma işleminden vazgeçin. Kendi öğretmenini mağdur eden bir bakanlık olabilir mi?" sözleriyle tepki gösterdi.

"Bu çelişkiler toplum huzurunu kaçıran ve barışı zedeleyen bürokratik uygulamalardır."

Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er: Malatya'da taziye çadırları kalkıyor taziye evleri yapılıyor
Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er: Malatya'da taziye çadırları kalkıyor taziye evleri yapılıyor
İçeriği Görüntüle

Söylemez, bölge uygulamasındaki çelişkileri örneklerle anlatarak, "Bölge safsatası ile Doğanşehir Erkenek'te, Gövdeli'de çalışan meslektaşımız eşinin görev yaptığı Yeşilyurt'a mazeret başvurusu yapamazken; Yeşilyurt'taki öğretmeni resen söz konusu yerlere gönderebileceksiniz. Bu çelişkiler toplum huzurunu kaçıran ve barışı zedeleyen bürokratik uygulamalardır. Siyasi iradenin de bu konuda kafa yormasını bekliyoruz." dedi.

"Malatya ve benzeri deprem illerinde ihtiyaçların görevlendirme yoluyla karşılanması gerektiği açıktır"

Yanlışı yapanın bürokrasi olduğunu, ancak ikazı sendikaların ve siyasi iradenin gördüğünü dile getiren Söylemez, deprem bölgesinde sürekli değişen norm kadrolara rağmen atama yapılmasını da eleştirdi. Konutlar ve okullar teslim edilmeden yapılan norm fazlası işlemlerinin mantıkla bağdaşmadığını belirten Söylemez, "Dün ihtiyaç yok denilerek gönderilen öğretmenlere bugün ihtiyaç duyuluyor. Bugün fazla denilen kurumlarda da yarın ihtiyaç doğacak. Normalleşme sağlanana kadar Malatya ve benzeri deprem illerinde ihtiyaçların görevlendirme yoluyla karşılanması gerektiği açıktır." diye konuştu.

"Resen atamaların Malatya ve diğer üç deprem ilinde rafa kaldırılması gerekir"


 

Norm kadro fazlalığı işlemlerinin, özellikle resen atamaların Malatya ve diğer üç deprem ilinde rafa kaldırılması gerektiğini vurgulayan Söylemez, bunun bir an önce ilan edilmesini istedi.

"Türkiye'de 'Önce yapalım, olmadı düzeltiriz' anlayışıyla hareket ediliyor"

Milli Eğitim Bakanlığı'nda belirsizlik dışında her şeyin değiştiğini görmekten üzüntü duyduklarını ifade eden Söylemez, sağlıklı işleyen sistemlerde önce istişare edilmesi, risklerin hesaplanması ve ardından uygulamaya geçilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye'de ise çoğu zaman "Önce yapalım, olmadı düzeltiriz" anlayışıyla hareket edildiğini belirten Söylemez, bunun bedelini çoğu zaman öğretmenlerin ödediğini dile getirdi.

"e-Okul üzerinden binlerce veri girişi istenmesi öğretmeni asli işinden uzaklaştırıyor"

Gelişim raporları sürecinin de bu yaklaşımın sınırlarını gösterdiğini vurgulayan Söylemez, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında öğrencilerin gelişiminin zaten sınavlar, performans çalışmaları ve süreç temelli değerlendirmelerle takip edildiğini hatırlattı. Buna rağmen öğretmenlerden e-Okul üzerinden binlerce veri girişi istenmesinin öğretmeni asli işinden uzaklaştıran bir angarya haline dönüştüğünü ifade etti. Söz konusu uygulamanın geri çekilmesinin olumlu bir adım olduğunu ancak net ve rahatlatıcı bir çözüm sunmadığını da belirtti.

"Eğitimde ihtiyaç duyulan şeyin sık sık değişen kılavuzlar değil; tutarlı, sade, adil ve öngörülebilir bir çerçevedir"

Söylemez, öğretmenlerin her yeni döneme "Bu yıl ne değişecek?" endişesiyle başlamasının, eğitim sisteminde öngörülebilirliğin kalmadığını gösterdiğini söyledi. Eğitimde ihtiyaç duyulan şeyin sık sık değişen kılavuzlar değil; tutarlı, sade, adil ve öngörülebilir bir çerçeve olduğunu ifade etti.

"Bu yanlış uygulamalardan vazgeçin"

Açıklamasının sonunda Söylemez, Milli Eğitim Bakanlığı ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden norm fazlası öğretmenlerin resen ataması başta olmak üzere yanlış uygulamalardan vazgeçmelerini isteyerek, "Yeni yanlışlara kapı aralanmaması noktasında daha dikkatli olunmasını öneriyoruz." dedi. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA