Hartum'un kuzeyinde, Nil Nehri kıyısındaki el-Ceyli bölgesinde ortaya çıkarılan bir üretim tesisi, Sudan'daki yeni tehlikeyi gözler önüne serdi.
Sudan ordusunun kontrolü yeniden sağladığı bölgede bulunan tesiste, milyonlarca dolar değerinde ekipman, saatte 100 bin hap üretim kapasitesi ve yüz milyonlarca hap üretmeye yetecek hammadde ele geçirildi.
Bu tablo, sıradan bir kaçakçılık faaliyetinden çok daha fazlasına işaret ediyor. Ortaya çıkarılan yapı, tam anlamıyla endüstriyel ölçekte çalışan bir üretim hattı. Bu da Sudan'ın yalnızca bir transit ülke değil, üretim merkezi haline gelme ihtimalini güçlendiriyor.
Kaptagon nedir ve neden bu kadar tehlikeli?
Kaptagon, aslında 1960'larda Almanya'da geliştirilen ve bir dönem tıbbi amaçlarla kullanılan fenetilin adlı bir bileşiğe dayanıyor. Ancak zamanla bağımlılık yapıcı etkileri, halüsinasyonlar ve agresif davranışlara yol açması nedeniyle yasaklandı.
Bu madde, merkezi sinir sistemini uyararak kullanıcıya geçici bir enerji, özgüven ve dayanıklılık hissi veriyor. Ancak bu etki, kısa sürede bağımlılığa dönüşüyor. Beyin, zamanla aynı etkiyi elde edebilmek için daha yüksek dozlara ihtiyaç duyuyor.
Uzmanlara göre kaptagonun en tehlikeli yönlerinden biri, uzun süreli etki göstermesi ve ucuz olması. Bu nedenle 'yoksulların kokaini' olarak da adlandırılıyor.
Sudan'da değişen rol: Geçiş güzergahından üretim merkezine
Sudan uzun yıllar boyunca kaptagon ticaretinde yalnızca bir geçiş noktasıydı. Özellikle Suriye'deki üretim merkezlerinden Körfez ülkelerine uzanan hat üzerinde yer alıyordu.
Ancak 2015'ten itibaren ülkede ilk üretim tesislerinin ortaya çıkmasıyla birlikte bu durum değişmeye başladı. Yine de üretim uzun süre sınırlı kaldı ve düşük kapasitede gerçekleşti.
Asıl kırılma noktası ise 2023'te patlak veren iç savaş oldu.
Suriye'deki çöküş, ağları başka ülkelere taşıdı
Ahmed eş-Şara öncülüğündeki muhalif güçlerin 2024'te Şam'da kontrolü ele geçirmesi ve Beşar Esed yönetiminin çökmesi, kaptagon ticaretinde küresel bir kırılmaya neden oldu.
Birleşmiş Milletler verilerine göre, yıllarca bölgedeki kaptagonun büyük bölümü Suriye kaynaklıydı. Ancak yeni yönetimin bu ticarete karşı sert operasyonlar başlatması, üretici ve kaçakçı ağlarını yeni merkezler aramaya itti.
Bu noktada Sudan gibi güvenlik zafiyeti yaşayan ülkeler öne çıktı.
İç savaş ve devlet otoritesinin çöküşü
Sudan'da 2023'te başlayan savaş, Abdulfettah el-Burhan liderliğindeki ordu ile Muhammed Hamdan Dagalo komutasındaki Hızlı Destek Kuvvetleri arasında yaşanıyor.
Bu süreçte devlet otoritesi büyük ölçüde çöktü. Gümrük sistemleri dağıldı, sınır kontrolü zayıfladı ve geniş bölgeler merkezi yönetimin denetimi dışına çıktı.
Bu ortam, yasa dışı ekonomiler için son derece elverişli bir zemin oluşturdu. Kaptagon üretimi de bu boşlukta hızla büyüdü.
Üretim kapasitesindeki çarpıcı artış
2023'te ortaya çıkarılan tesislerde saatlik üretim birkaç bin hap seviyesindeyken, 2025'e gelindiğinde bu kapasitenin 100 bin hap seviyesine ulaştığı tespit edildi.
Bu artış, yalnızca yerel girişimlerle açıklanamayacak kadar büyük.
Uzmanlar, Suriye'deki eski ağların bilgi, ekipman ve insan kaynağını Sudan'a taşıdığına dikkat çekiyor.
Stratejik konum: Kızıldeniz hattı
Sudan'ın uzun ve denetimi zor sahil şeridi, kaçakçılar için büyük avantaj sağlıyor. Ülke, Kızıldeniz üzerinden Körfez pazarlarına doğrudan erişim imkanı sunuyor.
Özellikle Suudi Arabistan, kaptagonun en büyük hedef pazarlarından biri olarak öne çıkıyor.
Son yıllarda yüz milyonlarca hapın ele geçirilmesi, bu hattın aktif biçimde kullanıldığını gösteriyor.
Ucuzluk ve kolay üretim: Yayılmanın anahtarı
Kaptagonun yayılmasını hızlandıran bir diğer unsur ise üretim kolaylığı.
Bu madde, pahalı ve karmaşık tarımsal süreçler gerektiren uyuşturucuların aksine, basit kimyasal bileşenlerle üretilebiliyor. Hatta küçük ve gizli atölyelerde bile üretimi mümkün.
Bu durum, güvenlik güçlerinin mücadele kapasitesini zayıflatıyor. Çünkü artık tek bir büyük üretim merkezini değil, çok sayıda küçük üreticiyi hedef almak gerekiyor.
Savaş ve uyuşturucu ilişkisi
Araştırmalar, savaş ortamlarının uyuşturucu ekonomilerini büyüttüğünü açık biçimde ortaya koyuyor.
Devletin zayıflaması, güvenlik boşlukları ve ekonomik çöküş hem üretimi hem de tüketimi artırıyor.
Aynı zamanda bazı silahlı gruplar için uyuşturucu satışı önemli bir finansman kaynağına dönüşüyor.
Kaptagon ise bu denklemde özel bir yere sahip. Çünkü savaş ortamında 'kimyasal cesaret' olarak adlandırılan etkisi nedeniyle militanlar arasında da kullanılabiliyor.
Toplumsal etkiler: Sessiz yayılma
Sudan'da güncel ve kapsamlı veriler sınırlı olsa da özellikle gençler arasında uyuşturucu kullanımının arttığına dair güçlü işaretler bulunuyor.
Savaşın neden olduğu travma, yoksulluk ve işsizlik, insanları bu tür maddelere yöneltebiliyor.
Ayrıca sağlık sisteminin çökmesi ve bağımlılık tedavi merkezlerinin kapanması, sorunu daha da derinleştiriyor.
Küresel bir tehdit haline gelen ağ
Uzmanlara göre kaptagon ticareti artık milyarlarca dolarlık bir ekonomi haline gelmiş durumda.
Bu ağ, yalnızca üretim ve kaçakçılıkla sınırlı değil, aynı zamanda finans, lojistik ve siyasal bağlantılarla güçleniyor.
Bu nedenle Sudan'daki gelişmeler yalnızca yerel bir sorun değil. Aksine, küresel uyuşturucu haritasının yeniden şekillendiğine işaret ediyor.
Sonuç: Yeni merkez mi, geçici durak mı?
Tüm veriler, Sudan'ın kaptagon üretiminde hızla yükselen bir merkez haline geldiğini gösteriyor.
Ancak bu durumun kalıcı olup olmayacağı, savaşın seyri, devletin yeniden inşası ve uluslararası müdahalelerin başarısına bağlı olacak.
Şimdilik görünen tablo ise net: Kaptagon ortadan kaybolmadı, sadece merkez değiştirdi. (İLKHA)