Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasındaki gerilim yeni bir aşamaya taşındı. CNN'in aktardığına göre Riyad, son dönemde Abu Dabi'ye yönelik benzeri görülmemiş suçlamalarda bulunarak, özellikle BAE'nin Suriye'deki rolüne dair ciddi endişeler dile getirdi.

Habere göre Suudi Arabistan, BAE'nin Suriye'de Dürzi topluluğu içindeki bazı çevrelerle ilişkiler kurduğuna inanıyor. Bu çevrelerde yer alan kimi isimlerin ayrılık meselesini kamuoyu önünde tartışmasının, Suriye devletinin birliğini zedelediği ve Suudi Arabistan'ın ulusal güvenliği açısından doğrudan bir tehdit oluşturduğu değerlendiriliyor.

CNN, Riyad'ın bu tutumunun daha geniş bir stratejik bakışın parçası olduğunu vurguluyor. Buna göre Suudi Arabistan, Suriye sahasında devlet dışı aktörlerin desteklenmesi ya da hassas yerel dengelere müdahale edilmesinin bölgesel istikrarsızlığı derinleştireceği ve bu durumun başta Suudi Arabistan olmak üzere komşu ülkelere uzanabilecek tehlikeli emsallere neden olacağı görüşünde.

Haberde, bu açık suçlamaların yıllar süren yakın koordinasyonun ardından iki Körfez ülkesi arasında oluşan derin çatlağı yansıttığı ifade ediliyor. Riyad'ın kullandığı dilin, Abu Dabi'ye yönelik en sert ifadelerden biri olduğu; Suudi Arabistan'ın, giderek daha bağımsız hareket eden ve geleneksel bölgesel mutabakata daha az bağlı bir çizgi izleyen BAE dış politikasına dair artan kaygılarını ortaya koyduğu belirtiliyor.

Mossad adına casusluk yapan kişi İran'da idam edildi
Mossad adına casusluk yapan kişi İran'da idam edildi
İçeriği Görüntüle

Gerilimin yalnızca Suriye ile sınırlı olmadığına dikkat çekiliyor. CNN'e göre Suudi Arabistan, Yemen'de BAE destekli Güney Geçiş Konseyi'nin güneydeki ayrılıkçı faaliyetlerinden, Sudan'da yaşanan istikrarsızlığın Kızıldeniz güvenliği ve krallığın batı kıyıları açısından doğurabileceği risklerden ve Afrika Boynuzu'ndaki gelişmelerden de endişe duyuyor.

Haberde yer alan bilgilere göre gerilim geçen hafta zirveye ulaştı. Suudi Arabistan'ın Yemen'de BAE ile bağlantılı bir sevkiyatı hedef alan hava saldırıları düzenlediği, bunun Riyad'ın sınırları ve güvenliği açısından tehdit olarak gördüğü adımlara karşı sert bir mesaj olarak yorumlandığı aktarıldı.

Tüm bu sert tabloya rağmen analistler, iki ülkenin ekonomik ve siyasi ağırlıkları, Arap dünyasının birinci ve ikinci büyük ekonomileri olmaları ve küresel enerji piyasalarındaki kilit rolleri nedeniyle anlaşmazlığın doğrudan ve geniş çaplı bir çatışmaya dönüşme ihtimalini düşük görüyor. Ancak gerilimin sürmesinin, bölgesel dengeler ve ittifaklar üzerinde uzun vadeli etkilere neden olabileceği uyarısı yapılıyor. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA