Mersin Gazeteciler Cemiyeti'nde gerçekleştirilen 'Temiz Ekran Hareketi' basın açıklamasında, dijital içeriklerin toplum üzerindeki etkileri geniş kapsamlı şekilde ele alındı.
Programa çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi, akademisyen ve vatandaş katıldı.
Toplantıda konuşan Sokak Psikologları Mersin Başkan Yardımcısı Büşranur Hakan, ekranların ve dijital platformların gençlerin ruh dünyasını doğrudan etkilediğini söyledi.
Hakan, şiddeti normalleştiren diziler, mafya içerikleri, bağımlılık oluşturan dijital akımlar ve çarpık ilişki modellerinin gençlerin psikolojik yapısını olumsuz etkilediğini ifade ederek, 'Bugün artan öfke, şiddet, bağımlılık ve ruhsal çöküş artık bireysel değil toplumsal bir alarmdır. Biz teknolojiye değil, gençliği çürüten ekran düzenine karşıyız.' dedi.
'Ekranlar artık toplumu yönlendiren bir ekosisteme dönüştü'
Mersin Aile Platformu Başkanı Said Yılmaz ise konuşmasında Temiz Ekran Hareketi'nin 15 Mayıs tarihinde başlatıldığını hatırlatarak, ekranların toplumsal kültürü şekillendiren güçlü bir araç haline geldiğini söyledi.
Yılmaz, 'Çocuklarımız şiddetin normalleştiği, mafya kültürünün özendirildiği, hakaretin sıradanlaştırıldığı bir ekran düzeninin içinde büyüyor. Biz sadece birkaç dizi ya da video üzerine konuşmuyoruz. Derdimiz toplumun ruh sağlığı ve gelecek nesillerin hangi kültür ikliminde yetişeceğidir.' ifadelerini kullandı.

Dijital platformların algoritmalarıyla olumsuz içerikleri öne çıkardığını söyleyen Yılmaz, ekranların artık milli güvenlik boyutunda değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, 'Toplum ekranla neyi büyütüyorsa gelecekte ona dönüşür. Şiddeti büyütürseniz öfke büyür, yozlaşmayı normalleştirirseniz toplumsal güven azalır.' diye konuştu.
Yılmaz ayrıca, televizyon ve dijital yayınlarda yalnızca reyting ve izlenme oranlarının esas alınmasının uzun vadede ciddi toplumsal maliyetler doğurduğunu ifade ederek, yayın politikalarında toplumsal sorumluluk anlayışının öne çıkarılması gerektiğini söyledi.
'Sorun teknoloji değil, teknolojinin yanlış kullanımı'
Prof. Dr. İlhan Ege de yaptığı konuşmada, sansür ya da özgür basın karşıtlığı gibi bir düşüncelerinin olmadığını, ancak yayıncılıkta sorumluluk bilincinin kaybolduğunu ifade etti.

Televizyon programları ve sosyal medya içeriklerinin çocuklar üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu belirten Ege, 'Şiddet eğilimleri, bağımlılık, aile yapısının bozulması ve kimlik problemleri giderek artıyor. Teknolojiye karşı değiliz ancak teknolojiyi doğru kullanmak zorundayız.' dedi.
Ege, sosyal medya ve dijital platformlarda yer alan zararlı içeriklerin çocukları olumsuz rol modellere yönlendirdiğini belirterek, toplumun geleceği açısından daha kontrollü ve bilinçli bir medya anlayışına ihtiyaç olduğunu kaydetti.
'Toplumsal sorumluluk çağrısı'
Toplantıda yapılan ortak açıklamalarda, medya kuruluşları, dijital platform yöneticileri ve içerik üreticilerine çağrıda bulunularak aile yapısını zedeleyen, şiddeti özendiren ve bağımlılığı normalleştiren yayınlardan kaçınılması gerektiği vurgulandı.
Katılımcılar, Temiz Ekran Hareketi'nin bir yasaklama hareketi değil, toplumsal farkındalık ve sorumluluk çağrısı olduğunu belirterek, aile yapısının korunması, çocukların güvenli içeriklere erişmesi ve dijital dünyanın daha sağlıklı hale gelmesi için herkesin ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti. (İLKHA)




