Türkiye'de trafik kazaları yalnızca can ve mal kaybına yol açmakla kalmıyor, aynı zamanda taraflar açısından önemli hukuki ve mali sonuçlar doğuruyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yayımladığı 2024 Karayolu Trafik Kaza İstatistikleri'ne göre geçen yıl ülke genelinde 1 milyon 444 binin üzerinde trafik kazası meydana geldi. Bu kazaların 266 bin 854'ü ölümlü veya yaralanmalı olarak kayıtlara geçerken, 6 bin 351 kişi yaşamını yitirdi, 385 bin 117 kişi ise yaralandı. Veriler, trafik güvenliği kadar kazalar sonrasında yürütülen hukuki süreçlerin de milyonlarca kişiyi ilgilendirdiğini ortaya koyuyor.

Trafik kazalarında hukuki sorumluluğun belirlenmesinde temel unsur kusur oranı olarak öne çıkıyor. Kazanın meydana geliş şekli, sürücülerin trafik kurallarına uyup uymadığı, hız durumu, şerit ihlali, kırmızı ışık ihlali, alkol veya uyuşturucu etkisi altında araç kullanımı gibi birçok unsur değerlendirilerek sorumluluk tespit ediliyor. Kazaya karışan tarafların beyanları tek başına yeterli görülmezken, olay yeri incelemeleri, kamera kayıtları, tanık ifadeleri ve teknik raporlar da değerlendirmeye alınıyor.

Maddi hasarlı kazalarda tarafların birlikte düzenlediği kaza tespit tutanağı büyük önem taşıyor. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) sistemi üzerinden değerlendirilen bu tutanaklar doğrultusunda kusur oranları belirleniyor. Tarafların kusur oranlarına itiraz etme hakkı da bulunuyor. Uyuşmazlık durumunda dosya bilirkişi incelemesine veya mahkeme sürecine taşınabiliyor.

Trafik kazalarında zorunlu mali sorumluluk sigortası, kamuoyunda bilinen adıyla trafik sigortası, karşı tarafa verilen zararların belirli limitler dahilinde karşılanmasını sağlıyor. Kazada kusurlu olan sürücünün trafik sigortası; karşı aracın hasarını, yaralanma nedeniyle oluşan bedeni zararları ve bazı durumlarda sürekli sakatlık kaynaklı tazminatları karşılayabiliyor. Ancak sürücünün kendi aracındaki hasarlar trafik sigortası kapsamında yer almıyor. Bu tür zararlar genellikle kasko sigortası kapsamında değerlendiriliyor.

Kaza sonrasında mağdurların talep edebileceği tazminatlar ise zararın niteliğine göre değişiyor. Araçta meydana gelen hasarlar için maddi tazminat talep edilirken, yaralanmalı kazalarda tedavi giderleri, geçici veya sürekli iş göremezlik zararları, gelir kaybı ve bakıcı giderleri de talep konusu olabiliyor. Ölümle sonuçlanan kazalarda ise destekten yoksun kalma tazminatı gündeme geliyor. Bunun yanında yaşanan acı ve manevi zararlar nedeniyle kusurlu tarafa karşı manevi tazminat davası açılması da mümkün bulunuyor.

Uzmanlar, vatandaşların hak kaybı yaşamamaları için kazadan hemen sonra delillerin eksiksiz şekilde toplanmasının önemine dikkat çekiyor. Fotoğraf ve video kayıtlarının alınması, tanık bilgilerinin not edilmesi ve resmi tutanakların eksiksiz düzenlenmesi sonraki süreçlerde belirleyici rol oynuyor. Özellikle yaralanmalı veya ölümlü kazalarda kolluk kuvvetlerine haber verilmesi ve olay yerinin korunması büyük önem taşıyor.

Hukukçulara göre kazaya karışan kişilerin olay yerinden ayrılmadan önce mutlaka yapması gereken ilk işlem güvenliği sağlamak ve gerekli uyarı tedbirlerini almak. Ardından yaralı varsa 112 Acil Çağrı Merkezi'ne haber verilmeli, mümkünse ilk yardım desteği sağlanmalı ve yetkililer beklenmelidir. Maddi hasarlı kazalarda ise araçların durumu belgelenmeli, fotoğraflar çekilmeli ve kaza tespit tutanağı eksiksiz şekilde doldurulmalıdır. Olay yerinden gerekli işlemler tamamlanmadan ayrılmak, bazı durumlarda hukuki ve cezai sorumluluk doğurabilmektedir.

Davadan önce uzlaşma: Arabuluculuk uygulaması hangi alanları kapsıyor?
Davadan önce uzlaşma: Arabuluculuk uygulaması hangi alanları kapsıyor?
İçeriği Görüntüle

Trafik uzmanları, kazaların ardından yaşanan mağduriyetlerin önemli bir bölümünün bilgi eksikliğinden kaynaklandığını belirtiyor. Bu nedenle sürücülerin yalnızca trafik kurallarını değil, kaza sonrası sahip oldukları hakları ve yükümlülükleri de öğrenmeleri gerektiği vurgulanıyor. Çünkü bir trafik kazasında doğru atılan her adım, hem adaletin sağlanmasına hem de mağduriyetlerin en aza indirilmesine katkı sunuyor. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA