ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilerin sorularını yanıtlarken İran, Suriye ve Grönland'a ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Trump, İran'daki iç protestolara işaret ederek Tahran yönetiminin "büyük bir çıkmazda" olduğunu savundu ve gerekmesi halinde askeri saldırı emri verebileceğini söyledi.
İran'a sert mesajlar veren Trump, "Ateş açmaya başlamasalar iyi olur, çünkü onlar başlarsa biz de başlarız" ifadelerini kullandı. İran yönetiminin geçmişte olduğu gibi sivilleri hedef alması halinde müdahale edeceklerini belirten Trump, bunun kara birlikleri göndermek anlamına gelmediğini, "acı noktalarına çok sert biçimde vurmak" şeklinde olacağını dile getirdi. Trump ayrıca, halkın bazı şehirlerde kontrol sağlamaya başladığını ve bunun kısa süre öncesine kadar kimsenin beklemediği bir gelişme olduğunu iddia etti.
Suriye'ye ilişkin değerlendirmelerinde ise Trump, bu ülkede barış görmek istediğini ve Suriye'nin "başarılı bir ülke" olmasını arzuladıklarını söyledi. ABD'nin hem Kürtlerle hem de Suriye hükümetiyle iyi ilişkilere sahip olduğunu belirten Trump, Suriye'nin doğru yolda ilerlediğini ve krizin bir noktada sona ermesini istediklerini ifade etti. ABD Dışişleri Bakanlığı da daha önce yaptığı açıklamalarda, Washington'un istikrarlı ve bölünmemiş bir Suriye hedeflediğini, ülkenin terör örgütleri için güvenli bir alan haline gelmesini istemediklerini vurgulamıştı.
Trump'ın bir diğer gündem başlığı ise Grönland oldu. ABD Başkanı, Danimarka'ya bağlı özerk bölge olan Grönland'ı ABD'nin kontrolüne almak istediklerini bir kez daha dile getirdi. Bu hedefe "ya yumuşak yoldan ya da zorla" ulaşacaklarını söyleyen Trump, Danimarka ile anlaşma yapmak istediklerini ancak bunun gerçekleşmemesi halinde sert yöntemlerin de masada olduğunu belirtti.
Grönland'ın ABD'nin ulusal güvenliği açısından kritik önemde olduğunu savunan Trump, "Rusya ya da Çin'in Grönland'ı ele geçirmesine izin veremeyiz. Eğer biz almazsak onlar alır" dedi. Danimarka'ya da mesaj veren Trump, adaya yüzyıllar önce ulaşmış olmalarının mülkiyet için yeterli bir gerekçe olmadığını ileri sürdü. (İLKHA)




