Diyarbakır’ın Lice ilçesinde icra dosyalarındaki usulsüzlükleri savcılığa bildirdiği belirtilen savcı kâtibi Mehmet Oğuz Ademoğlu’nun, "dolandırıcılık" ve "sahtecilik" suçlamalarıyla yaklaşık 4,5 yıldır tutuklu bulunmasına ailesi tepki gösterdi. Aile, kamera kayıtları, bilirkişi raporları ve tanık ifadelerinin Ademoğlu’nun suçsuzluğunu ortaya koyduğunu savunarak serbest bırakılmasını istedi.
Aile tarafından yapılan açıklamada, Ademoğlu’nun icra dosyalarındaki usulsüzlükleri fark ederek yasal mercilere bildirdiği, buna rağmen yaklaşık 4,5 yıldır cezaevinde tutulduğu belirtildi. Açıklamada, dosyada yer alan kamera kayıtları, bilirkişi raporları ve tanık ifadelerine rağmen tutukluluğun devam etmesinin hukuki açıdan tartışmalı olduğu ifade edildi.

Mehmet Murat Şengül
"İhbarcı olmasına rağmen kardeşim cezaevinde"
Mehmet Oğuz Ademoğlu’nun abisi Mehmet Murat Şengül, çete üyelerinin kardeşinin bilgisayarına erişerek e-imza şifresini ele geçirdiğini söyledi.
Şengül "Kardeşim, 4,5 yıl önce Diyarbakır’ın Lice ilçesinde göreve başladı. Kendisi 8 yıllık bir memurdu. Bu sürenin ardından Lice Adliyesi’nde icra bölümünde çalışmaya başladı. Devlet, icra bölümüne herhangi bir memur ataması yapmadı. Bunun yerine kardeşim ve kardeşimin müdürü görevlendirildi. Kardeşim ve müdürü, bu işi daha önce yapmadıklarını ve tecrübelerinin olmadığını yetkililere bildirdi. Yetkililer de geçici olarak bakmalarını, yerlerine personel atanacağını söyledi. Bu süreçte bazı çeteler, kardeşimin tecrübesizliğinden faydalanmak istedi. Kardeşim ve müdürüne samimi yaklaşarak güven kazandılar. Çete lideri bu işi yaklaşık 15 yıldır yapan, tecrübeli bir kişiydi. Kardeşim hem icra işlerine bakıyor hem de savcı kâtipliği yapıyordu. Savcılıkta kâtip ihtiyacı olduğunda oraya gidiyor, bilgisayarı icrada boşta kalıyordu. Bu çeteler zamanla kardeşimin yanına girip çıkarak e-imza şifresini öğrenmiş. Kardeşime, 'Sen git, biz senin yerine işleri hallederiz' demişler. Hatta kendilerini icra müdürü olarak tanıtmışlar. Kardeşim her dışarı çıktığında, bu kişiler bilgisayarına oturarak araçların haczini kaldırmış. Kardeşim fark etmeden hacizli araçlar satılmış." şeklinde konuştu.
"Deliller suçsuzluğa işaret ederken duruşmalar erteleniyor"
Kardeşinin sistemde geçmiş kayıtların silindiğini fark etmesi üzerine durumu araştırdığını ve eski bir icra çalışanının yönlendirmesiyle silinen kayıtlara ulaştığını ifade eden Şengül "Altı aylık bir sürede toplam 63 aracın haczi kaldırılmış. Kardeşim bilgisayar çıktılarında, devletin kasasına para aktarılmış gibi bazı işlemler yapıldığını gördü. Normalde bu işlemlerin noter aracılığıyla yapılması gerekiyordu. Kardeşim durumu sorduğunda, 'Bir şey yok' demişler. Geçmiş işlemleri kontrol etmek istediğinde ise kayıtların silindiğini fark etti. Şüpheleri artınca önce müdürüne bildirdi, ancak müdürü herhangi bir sorun olmadığını söyledi. Bunun üzerine daha önce icrada çalışan bir arkadaşını aradı. Arkadaşı, bir program indirerek geçmiş işlemlere ulaşabileceğini söyledi. Kardeşim silinen kayıtlara baktığında, 63 aracın haczinin kaldırıldığını gördü. Devletin kasasına para girmeden, sanki para yatırılmış gibi gösterilmişti. Kardeşim haczi kaldırılan araçlara yeniden haciz koymak istedi. Ancak yalnızca 12 araca yeniden haciz konulabildi. Diğer araçlar el değiştirdiği için haciz konulamadı. Bunun üzerine kardeşim hem yeniden haciz konulan araçların hem de konulamayan araçların plakalarıyla birlikte, daha önce yanında çalıştığı savcıya suç duyurusunda bulundu. Soruşturma başlatıldı ve üç ay sonra kardeşim ile müdürü tutuklandı. 4,5 yıldır dava sonuçlanmadan, her 3-5 ayda bir duruşma erteleniyor. Kamera görüntülerinde kardeşim, bu işlemler yapılırken bilgisayar başında değil. Telefon kayıtlarında suç unsuruna rastlanmadı. Hiçbir araç sahibiyle görüşme yok. Hesabına dışarıdan 1 TL bile para yatırılmamış. Tüm deliller kardeşimin suçsuz olduğunu göstermesine rağmen hâlâ tutuklu. Çete üyeleri suçlarını itiraf etti. Müdürü birkaç ay önce serbest bırakıldı ancak müdür yardımcısı konumunda olan kardeşim hâlâ cezaevinde. Bu ayın 20’sinde duruşması var. Artık bu durumu kaldıramıyoruz." ifadelerini kulandı.
"Kamera kayıtları ve bilirkişi raporlarına rağmen kardeşim içerde"
Şengül, kamera kayıtlarının incelenmesi sonucu kardeşinin söz konusu işlemler sırasında bilgisayar başında olmadığının açıkça görüldüğünü belirterek, telefon kayıtlarında herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığını ve banka hesaplarına da şüpheli bir para girişinin bulunmadığını ifade etti.
Şengül "Aile olarak çok zor durumdayız. Kardeşim şu anda Elazığ Cezaevi’nde. Kış şartlarında gidip gelmek çok zor. Babam emekli, köyde yaşıyor ve maddi sıkıntı çekiyoruz. Bu davada toplam 18 kişi yargılandı. Bunlardan 13’ü serbest bırakıldı, 5 kişi tutuklu kaldı. Serbest bırakılanlar, kardeşimi tanımadıklarını ve kendisinden araç almadıklarını ifade etti. Çetenin elebaşı Kemal Torun’du. Bu kişi daha önce de müdürlük yapmış ve dolandırıcılıktan ceza almış biri. Delil yetersizliğinden beraat almış olmasına rağmen, Adalet Bakanlığı tarafından verilen kartla hâlâ aktif şekilde Ergani’de icra müdürlüğü yaptığını söyleyerek kardeşime yaklaşmış. Kardeşim adliye kartını görünce güvenmiş. Bu samimiyet sonucu hem kardeşimin hem de müdürünün şifrelerini almış. Haciz kaldırma işlemleri yapılırken kardeşimin içeride olmadığı kamera kayıtlarıyla sabit. UYAP şifresi bloke edilince bunu savcısına bildirdi. Kardeşim bu şebekeyi ortaya çıkardığı için ödüllendirilmesini beklerken, yıllardır mağdur şekilde cezaevinde. Normalde noter parası yatmadan bu araçların haczi kaldırılamaz, yediemin otoparkından çıkarılamazdı. Kardeşim adına sahte e-imza ile noter işlemi yapılmış. Bilirkişi raporlarında bile imzanın kardeşime ait olmadığı belirtiliyor. İçerideki kişiler de bu işin Kemal Torun tarafından yapıldığını söylüyor. Araç sahipleri, Kemal Torun’un para karşılığı haczi kaldırabileceğini söylediğini mahkemede ifade etti. Tüm bunlara rağmen kardeşim hâlâ tutuklu." dedi.

Mehmet Sıddık Şengül
"Oğlumu serbest bırakın"
Tutuklu bulunan Mehmet Oğuz Ademoğlu’nun babası Mehmet Sıddık Şengül, ailesinin yaşadığı zorluklara dikkat çekerek yetkililere çağrıda bulundu.
Oğlunun duruşmasının 20 Ocak’ta yapılacağını aktaran Şengül "Biz çok mağduruz. Eşim kalp hastası, gidip gelmekte zorlanıyoruz. Annesi geceleri uyuyamıyor, kabuslar görüyor. Oğlumun duruşması 20 Ocak’ta. Devlete sesleniyoruz: Çocuğumuzu bırakın. Oğlum harama el uzatacak biri değildir. Suçu olsaydı cezasını çeksin derdim. Ama beş yıla yakındır davası sürekli erteleniyor. Oğlum şu anda açlık grevinde. Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum, oğlumu serbest bırakın." şeklinde konuştu.

Fatma Şengül
"Oğlum beş yıldır suçsuz yere cezaevinde"
Anne Fatma Şengül, oğlu Mehmet Oğuz Ademoğlu’nun yaklaşık beş yıldır suçsuz yere cezaevinde tutulduğunu ifade ederek şöyle konuştu:
"Oğlum yaklaşık beş yıldır suçsuz yere cezaevinde. Her gece oğlum için dua ediyorum. Sabaha kadar uyuyamıyorum. Yoksulluk içinde büyüttük, okuttuk. Oğlumun hiçbir suçu yok. Hâkim ve savcılara soruyorum: Oğlumun bir yanlışını gördünüz mü? Bilgisayarına haberi olmadan girmişler. Hesaplarına, mal varlığına bakılsın. Bir telefon çaldığında yüreğim ağzıma geliyor. Eğer oğlum suçluysa beni de alsınlar." (İLKHA)





