Ruminasyonun (zihinsel geviş getirme) insanın günlük hayatta çok sık karşılaşılan bir durum olduğunu kaydederek, bu durumun zihinsel yorgunluğa yol açtığını ifade etti.
Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ufuk Gönültaş, ruminasyonun kökeni ve anlamına ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Ruminasyon, günlük hayatta çok sık karşılaştığımız ancak çoğu zaman farkına varamadığımız bir olgudur. Bu Ruminasyon olarak adlandırılır. Ruminasyon kelimesinin kökenine bakıldığında, Latince rumen ve ruminare sözcüklerinden türetildiği görülür. Rumen kelimesi, geviş getiren hayvanlarda midenin geniş bir bölümünü ifade ederken, ruminare tekrar tekrar çiğneme, geviş getirme anlamına gelir. Bu kökenlerden yola çıkarak, zihinsel bir süreçte bir olayın nedenleri ve sonuçları üzerine tekrar tekrar düşünmeye zihinsel geviş getirme, yani ruminasyon denilmektedir."
"Ruminasyon, aslında bir problem çözme çabası değildir"
Ruminasyonun günlük yaşamdaki örneklerine değinen Dr. Gönültaş "Gündelik hayatta ruminatif düşünce örneklerine baktığımızda; 'Bunu neden böyle yaptım?', 'Keşke farklı davransaydım.', 'Bunu hak edecek ne yaptım?' gibi zihnimize tekrar tekrar gelen düşünceler ruminasyon olarak tanımlanabilir. Ruminasyon, aslında bir problem çözme çabası değildir ve çözüm üretmeye katkı sağlamaz. Aksine, zihinsel bir yorgunluğa yol açar. Bu zihinsel yorgunluk; moral ve keyif azalması, kalp rahatsızlıkları, uyku ve iştah problemleri ile odaklanma sorunlarına neden olabilir." dedi.
Hangi rahatsızlıklarla birlikte görülebilir?
Ruminasyonun bazı psikiyatrik bozukluklara eşlik edebileceğini belirten Gönültaş "Ruminasyon tek başına görülebileceği gibi, çeşitli psikopatolojik rahatsızlıklara da eşlik edebilir. Anksiyete bozukluğu, depresif bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu ve obsesif kompulsif bozukluk bunlara örnek olarak verilebilir." ifadelerini kullandı.
"Düşünce döngüsü nasıl kırılır?"

Ruminatif düşüncelerle baş etme yollarına da değinen Dr. Gönültaş "Ruminasyondan bahsettik; aslında hepimize tanıdık bir durum. Peki, bu ruminatif düşünce döngüsünü, yani tekrarlayan düşünce zincirini nasıl kırabiliriz? Bu noktada, olumsuz içsel yaşantıların yol açtığı ruminatif düşünceleri bastırmaya ya da yok etmeye çalışmak yerine, odağı dış dünyaya yönlendirmek faydalı olabilir. Bedensel egzersizler, nefes çalışmaları ve farkındalık (mindfulness) egzersizleri bu süreçte yardımcı yöntemlerdir." şeklinde konuştu.
"Ne zaman uzmana başvurulmalı?"
Uzman desteğinin önemine dikkat çeken Gönültaş "Tüm bunlara rağmen sonuç alınamıyorsa ve bu düşüncelerin günlük işlevselliği olumsuz etkilediği düşünülüyorsa, zihinsel süreçleri tek başına yönetmek zorunda olmadığımızın farkına varmak gerekir. Bu durumda, alanında uzman bir kişiden destek almaktan çekinilmemelidir. Tekrarlayan düşünceler, tek başına bir belirti olarak ortaya çıkabileceği gibi, herhangi bir psikiyatrik bozukluğun belirtisi olarak da görülebilir. Anksiyete bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk, depresyon ve travma sonrası stres bozukluğunda sıklıkla yer alır. Önerilen yöntemlerle çözüm sağlanamıyor ve bu durum günlük yaşamı, işi, aile ilişkilerini ve çocuklarla ilgilenmeyi olumsuz etkiliyorsa, bir uzmana başvurmanın zamanı gelmiş demektir." dedi. (İLKHA)



