Mevlid-i Nebi etkinliğine katılan vatandaşlardan vahdet mesajı
Mevlid-i Nebi etkinliğine katılan vatandaşlardan vahdet mesajı
İçeriği Görüntüle

Çocuk edebiyatı yazarı Yunus Meşe, çocukların kitap okuma alışkanlığı kazanmasına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Ailelerden bu konuda sıkça sorular aldığını belirten Meşe, çocukların kitaba yönelmesinde en büyük etkenin ebeveynlerin tutumu olduğunu ifade etti. Kitabın hayatın merkezine alınması gerektiğini vurgulayan Meşe, çocukların okuma alışkanlığı kazanmasının dil gelişimi, düşünme becerisi ve akademik başarı üzerinde doğrudan etkili olduğunu dile getirdi.

Yunuş Meşe

Çocuklar için 33 yıldır temiz ve nitelikli içerikler ürettiğini belirten Meşe, 'Çocuk edebiyatı yazarıyım. 1993'ten bu yana çocuklara yönelik eserler üretiyor, onlara temiz ve nitelikli içerikler sunmaya gayret ediyorum. Bugüne kadar yayımlanmış 21 kitabım bulunuyor.' dedi.

Çocukların kitap okuma alışkanlığı kazanması konusunda ailelerden sıkça soru aldığını ifade eden Meşe, 'Uzun yıllardır fuarlarda, okul programlarında ve ailelerle yaptığımız görüşmelerde sıkça karşılaştığımız bir durum var. Aileler, çocuklarının kitap okumadığından şikayet ediyor. Çocukların kitaba mesafeli olduğunu söylüyorlar. Bu noktada ailelere birkaç önemli tavsiyede bulunmak istiyorum.' diye konuştu.

'Kitabı hayatımızın merkezine almalıyız'

Kitap okuma alışkanlığının öncelikle ailede başladığını vurgulayan Meşe, 'Siz bir şeyi hayatınızın merkezine koymazsanız, çocuğunuzun da onu merkeze almasını bekleyemezsiniz. Siz işten geldiğinizde elinize telefonu alıyor, akşamınızı televizyon ya da tablet karşısında geçiriyorsanız; çocuğunuza 'Hadi odana git, kitap oku' dediğinizde bunun bir karşılığı olmaz. Çünkü çocuk, sizin ne söylediğinizden çok ne yaptığınıza bakar. Kitabı hayatınızın merkezine koyduğunuzda, çocuğunuza 'kitap oku' demenize bile gerek kalmaz. Sizi gören çocuk zaten sizinle birlikte okumaya başlayacaktır.' ifadelerini kullandı.

'İyi bir okur olan çocuk, dili doğru kullanan, kendini ifade edebilen ve anlama becerisi gelişmiş bir birey olur'

Çocukların kitap okuma alışkanlığı kazanmasının dil ve kendini ifade etme becerilerini geliştirdiğini belirten Meşe, 'İkinci olarak, çocukla ortak bir okuma alanı oluşturmak çok önemlidir. Aynı kitabı okuyun, o kitap üzerine konuşun, değerlendirmeler yapın. Bu paylaşımlar, hem kitaba hem de çocuğa verdiğiniz değeri gösterir. Çocuk, kendisini bu süreçte değerli hissettikçe kitaba daha fazla yönelir. Öncelikle, iyi bir okur olan çocuk, dili doğru kullanan, kendini ifade edebilen ve anlama becerisi gelişmiş bir birey olur. Aynı zamanda düşünme becerileri gelişir, eleştirel bakış açısı kazanır. Bu da onu hayatın yönlendirmelerine karşı daha güçlü kılar.' dedi.

Günümüz sınav sistemlerinde kitap okuyan öğrencilerin öne çıktığını belirten Meşe, 'Özellikle sınav çağındaki çocuklar için bu durum daha da kritiktir. Yapılan analizler, soruların büyük bir kısmının okuduğunu anlama becerisine dayandığını gösteriyor. Yani hızlı okuyabilen ve okuduğunu doğru anlayabilen bir çocuk, diğerlerinden bir adım öne geçiyor. Artık önemli olan sadece bilgiye ulaşmak değil, o bilgiyi anlamak ve yorumlayabilmektir.' ifadelerini kullandı.

Kitapların çocukların kimlik gelişimi üzerindeki etkilerine de değinen Meşe, sözlerini şöyle tamamladı:

'Bir diğer önemli nokta ise çocuğun kimlik gelişimidir. Çocuk, hayatın her deneyimini birebir yaşayamaz. Ancak kitaplar sayesinde farklı hayatları ve karakterleri tanır. Kahramanlarla özdeşim kurar, onların deneyimlerinden öğrenir. Bu sayede riskli ya da zararlı deneyimler yaşamadan hayatı tanıma fırsatı bulur. Bu da onun kişiliğini daha sağlam temeller üzerine kurmasına yardımcı olur. Kısacası iyi okuyan, nitelikli kitaplarla büyüyen bir çocuk, hayata her zaman bir adım önde başlar. Bu avantajı da ömrü boyunca taşır.' (İLKHA)

Kaynak: İLKHA