Yiğit, DASK'ın Türkiye için önemli bir güvence sistemi olduğunu belirterek, bunun en somut örneğinin 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinde görüldüğünü ifade etti.
DASK'ın Kahramanmaraş depremleri sonrasında yaklaşık 35 milyar TL hasar ödemesi gerçekleştirdiğini belirten Yiğit, depremin üzerinden 24 saat geçmeden ilk hasar ödemesinin yapıldığını ve bunun büyük bir afet sigortası sisteminin ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini kaydetti.
'Vatandaşımızın boşuna vakit kaybetmesinin önüne geçilmiş oluyor'
Tapu dairesine gitmeden önce vatandaşların uyarılması gerektiğini belirten Yiğit, şunları söyledi:
'Özellikle yüz binlerce insanın hasar ihbarının aynı dönemde geldiği, 11 ilimizi etkileyen çok büyük bir afetten bahsediyoruz. Bu süreç, DASK'ın finansal kapasitesinin, reasürans yapısının ve sigorta sistemlerinin afet sonrasında vatandaş için ne kadar önemli olduğunu ortaya koydu. Bugün ise DASK'ta vatandaşımızı yakından ilgilendiren yeni bir dönem başladı. 5 Eylül 2026 tarihinden itibaren konut satışlarında mevcut DASK poliçesi yeni ev sahibine devredilemiyor. Daha önceden DASK poliçesini almış olan kişinin üzerinde devam ediyordu. Ancak 5 Eylül itibarıyla DASK poliçesi eski sahibinin üzerinde kalmıyor. Tapu dairesine gitmeden önce vatandaşımızı özellikle uyarmamız gerekiyor. Tapu dairesine gidip beklemeden DASK'ını yaptırıp gitmesi büyük önem taşıyor. Böylece vatandaşımızın boşuna vakit kaybetmesinin önüne geçilmiş oluyor. Tıpkı kaskoda ve trafik sigortasında devir işlemi öncesinde sigorta yaptırma zorunluluğu gibi, DASK için de bu uygulama geçerli.' dedi.
Daha önceki konut sahiplerinin ne yapacaklarını dile getiren Yiğit, 'Bu konuda da tapuyu devrettikten sonra DASK'ı iptal ettirebilecekler. Tercihleri acentelerden yana olursa iptal işlemlerini çok daha rahat yaptırabilecekler. Netice itibarıyla karşılarında bir muhatap olması nedeniyle DASK'la alakalı acenteleri tercih etmeleri gerekiyor. Biz dernek olarak bu değişikliği çok olumlu buluyoruz. Çünkü hem sigorta sahibi hem de hak sahibinin kim olduğu çok açık hale geliyor. Özellikle hasar anında mülkiyet değişikliğinden kaynaklanabilecek tartışmaların da önüne geçilmiş oluyor.' dedi.
'Türkiye yalnızca deprem yaşayan bir ülke değil'
DASK'ın bir sonraki aşamasını aktaran Yiğit, 'Türkiye yalnızca deprem yaşayan bir ülke değil. Sel, taşkın, fırtına, dolu ve orman yangınları gibi afetler de yaşanıyor. Nitekim Ege ve Akdeniz'de içimizi acıtan yangın hadiseleri yaşanıyor. DASK, 2023 Kahramanmaraş depremlerinden sonra yaptığı açıklamada, sel başta olmak üzere diğer doğal afetleri de kapsayacak şekilde genişletilmesine yönelik çalışmalar yürüttüğünü kamuoyuyla ve sektör temsilcileriyle paylaşmıştı. Ancak 2023 ile 2026 arasında geçen üç senenin ardından halen bunun sonuca ulaşmaması bizi üzen bir durum. Çünkü vatandaşlara satmış olduğumuz ürünün DASK, doğal afetlerin sigortası olarak sattığımız, ancak sadece doğal afetlerden depremi kapsadığı gerçeğiyle karşı karşıyayız.' şeklinde konuştu.
Bütün doğal afetlere karşı da temel bir sigorta güvencesi olması gerektiğini söyleyen Yiğit, 'Doğal afetler içerisinde diğer teminatların da yer alması ve bunun isminin ZASK olarak değiştirilmesi yönünde bir çalışma vardı. Muhtemelen bu, birinci ayda faaliyete geçecek diye düşünüyor ve ümit ediyoruz. Şimdi bunu bir adım daha ileri götürmemiz gerekiyor. Vatandaşın yalnızca depreme karşı değil, sel, taşkın ve diğer bütün doğal afetlere karşı da temel bir sigorta güvencesi olması gerektiğini öngörüyorum.' diye konuştu.




