Artan enflasyon, yükselen yaşam maliyetleri ve alım gücündeki gerileme, milyonlarca vatandaşı kredi kartına yönlendirirken, bireysel borçluluk da her geçen gün büyüyor. Temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan tüketiciler, gelirlerinin yetersiz kalması nedeniyle kredi kartlarını bir ödeme aracından çok geçim aracı olarak kullanmaya başlıyor.

Konuyla ilgili İLKHA muhabirine konuşan Bursa Tüketiciler Derneği Genel Başkanı Sıtkı Yılmaz, kredi kartı kullanımında yaşanan artışın ekonomik zorluklardan kaynaklandığını belirterek, vatandaşların gelir-gider dengesini sağlamakta zorlandığını söyledi.

Kredi kartı borçlanmasının yalnızca bireysel bir tercih olmadığını ifade eden Yılmaz, yüksek faiz oranları, kontrolsüz limit artışları ve gelir dağılımındaki adaletsizliğin tüketicileri borç sarmalına sürüklediğini vurguladı.

Kredi kartı bir kişinin kendi kullanımıyla ilgili karşılaşabileceği zorluklar olduğu gibi, kaybetmesi, çalınması ile ilgili durumlarda karşı karşıya kalacağı riskler de barındırdığını belirten Yılmaz, 'Tüketici, kredi kartı ile ilgili bilgilerini kimseyle paylaşmamalıdır. Kredi kartını kaybettiği durumda 24 saat içerisinde bankayla görüşerek bulunduğu mağduriyeti anlatmalı ve hemen tedbir alınmasını istemelidir.' diye belirtti.

'Gelir-gideri karşılamayınca kredi kartına yükleniliyor'

Kredi kartıyla borçlanma bir Türkiye sorunu olduğunu vurgulayan Yılmaz, ' Kredi kartı, nakit kullanımını bertaraf etmek için kullanılan bir araçtır. Türkiye'de insanlar kendi temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı ve gelirlerin giderleri karşılamaması nedeniyle kredi kartına yüklenmek durumunda kalıyor. Tüketici, temel ihtiyaçlarını karşılarken bütçesi yeterli olmadığı için gelirini aybaşında alır almaz tüketmektedir. Yeni bir maaşını da kredi kartıyla borçlanarak yaşama tutunabilmektedir. Esas temel sorun burada yatıyor.' dedi.

'Tüketici kendi yaşamını sürdürebilmek adına borçlanmak zorunda bırakılıyor'

Kredi kartlarının kanununda belirlenen kriterlere aykırı olarak tüketiciye bir limit verildiğini ifade eden Yılmaz, 'Gerçek geliri üzerinden kredi kartı vermek yerine çeşitli bankalar tüketiciye farklı kredi kartları vermekte, ama gerçek gelirini hesaba almıyorlar. Bu nedenle tüketici, kendi yaşamını sürdürebilmek adına borçlanmak zorundadır. Borçlanırken gelir-gider dengesini doğru belirleyemediği için takibe düşmektedir. Kredi kartı aylık ve gecikme faizi son derece yüksektir. Bütün bunlara rağmen tüketici bu durumlara düşüyorsa, ülkenin durumu ve tüketicinin mevcut gelirinin adil olup olmadığına bakmak ve değerlendirmek gerektiğini düşünüyoruz.' şeklinde konuştu.

Dijital pazarlara erişimi kolaylaştıracak anlaşma
Dijital pazarlara erişimi kolaylaştıracak anlaşma
İçeriği Görüntüle

'Türkiye'nin temel sorunu, gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderilmesiyle çözülebilir'

Tüketicinin geliri ve bütçesine göre ayak uzatılacak bir durumun olmadığını söyleyen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Açlık ve yoksulluk sınırları içerisinde yaşama tutunan insanlar, temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı için zorunlu olarak kendi bütçesini aşan bir durumla karşı karşıya kalmaktadır. Burada sosyal devlet anlayışının hakim kılınması ve insanların temel ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde gelir dağılımındaki adaletsizliğin çözülmesi gerekir. Türkiye'nin temel sorunu, gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderilmesiyle çözülebilir. Dünyanın en zalim vergileri olan dolaylı vergilerle tüketici zaten bir kuşatma altındadır. Dolaylı vergilerin temel ihtiyaçlardan kaldırılması ile ilgili bir politika yapılmalıdır.' diye konuştu. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA