İzmir'de özel bir hastanenin açılışına katılan Rahmi Koç'un sözde bir 'fıkra' üzerinden Kürt kadınlarına yönelik sarf ettiği ahlak dışı ve aşağılayıcı ifadeler, kamuoyunda tepkiye neden oldu.
Rahmi Koç'un, Kürt kadınlarını hedef alan skandal ifadelerine tepki gösteren Araştırmacı-Yazar Vahdettin İnce, özellikle de varlık içinde şımaranların sınır tanımaz hâle geldiklerini belirterek, Koç Ailesi'nin de varlık içinde şımarmış bir aile olduğunu ifade etti.
İLKHA muhabirine konuşan İnce, Kürt kadınlarına, Kürtlerin özellikle en hassas oldukları namus mefhumuna yönelik bu çirkin saldırının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, bu tür şeylerin olmasının artık toplumsal bir norm hâline geldiğini belirtti.
'Varlıktan dolayı şımaranlar sınır tanımazlar'
İnce 'Malum olduğu üzere Türkiye'de çok talihsiz bir olay yaşandı; olmaması gereken bir şey. Büyük bir toplumsal kesimi karşısına alan, aşağılayıcı bir sözde 'fıkra' anlatıldı. Doğrusu, toplumlar arasında folklorik olarak fıkralar anlatılır. Bunun böyle tatlı, zevkli, öğretici, toplumların karakterlerini gösteren örnekleri vardır. Ancak bu, o tür fıkralardan biri değil. Bu; aşağılayıcı, küçümseyici, ahlak normlarını ayaklar altına alıcı bir yaklaşım tarzıdır. Son zamanlarda Türkiye'de bunun örnekleri vardır. Oluşan siyasal konjonktürün etkisiyle bazı insanlar nerede, nasıl konuşacaklarını bilmez hâle gelirler. Özellikle de varlık içinde şımaranlar, yani varlıktan dolayı şımaranlar, sınır tanımazlar zaten. Kur'an-ı Kerim'de de belirtildiği gibi, bir insan kendini üstün gördüğü zaman azar, taşkınlık yapar, sınır tanımaz hâle gelir. Koç Ailesi, bilindiği üzere, varlık içinde şımarmış bir ailedir. Gerçekten Türkiye'de büyük bir servete sahipler; nasıl sahip oldukları falan bizi ilgilendirmez, bunu bilmiyoruz ama bir şımarıklık, bir azgınlık, bir taşkınlık, bir sınır tanımazlık olduğu bellidir.' dedi.
'Bu çirkin saldırı, kabul edilemez'
Sözde 'fıkra' adı altında Kürtleri hedef alan söylemlerin kabul edilemez olduğunu vurgulayan İnce 'Kürt kadınlarına, Kürtlerin özellikle en hassas oldukları namus mefhumuna yönelik bu çirkin saldırı kabul edilemez. Ancak bu süreçte, özellikle Kürtler adına hareket ettiğini söyleyen hareketlerin çiğliği, onların da Kürt ahlakına, Kürt namusuna yönelik saldırılarını göz önünde bulundurmamız lazım. Kürtlerin birtakım meşru talepleri için yola çıkan hareketlerin, neticede meseleyi getirip marjinal grupların taleplerine kadar indirdiklerini, şu veya bu grubun haklarına indirgediklerini görüyoruz. Bu da böyle bir ortam oluşturdu; bu tür şeylerin olması artık maalesef bir toplumsal norm hâline geldi.' şeklinde konuştu.
Kürtlerin toplumda itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını ifade eden İnce 'Kürtler itibardan düşürüldü. Eskiden Kürtlerin temsilcileri, ağaları, şeyhleri, seydaları itibardan düşürülüyordu; artık o işte, üçkâğıtçı, tırnak içinde söylüyorum, karikatür tiplerin yerine, direkt artık hiçbir çekince, sınır bırakmadan, doğrudan 'Kürtler' diye söyleyebiliyorlar. Bu, son derece tehlikeli bir dildir. Umarım insanlar akıllarını başlarına alır da bu dili en kısa sürede terk ederler. Toplumsal değerlerine dönemediğimiz sürece, siyasetin dili ve toplumun bir kesimini itibardan düşürücü bir söylem geliştirdiği sürece, bu tür durumlarda kendilerini hiçbir yere bağlı hissetmeyen, sınır tanımayan insanların daha neler söyleyebileceklerini, hatta neler yapabileceklerini tahmin edemeyiz bile. Dünya tarihinde, dünya sosyolojisinde bu tür şeyler çok yaygındır. Bir toplumsal kesim ötekileştirilir, siyasi olarak şeytanlaştırıldığı zaman o, folklorik olarak da şeytanlaştırılır. Bu, toplumu ortadan ikiye böler, çatlatır. Çok tehlikeli bir durumdur. Beklenebilir mi? Evet, beklenir ama inşallah olmaz, umarım olmaz. Sağduyu hâkim olur, insanlar bu tür şeylere tepki gösterir ve bu dili durdurur.' dedi.
'Siyasal söylemin, ahlaki çürümeyi normalleştirmesinin tipik bir örneği'
İnce, Rahmi Koç'un fıkrasına gülerek destek veren ülkenin eski Başbakan Binali Yıldırım'a da tepki göstererek 'Aslında beni yaralayan durum, o fıkrayı dinleyenler arasında bir eski başbakanımızın olmasıdır. Binali Yıldırım, kendisi Kürt kökenlidir, Ağrılıdır, Erzincan'da doğup büyümüştür. En azından şunu çok net bir şekilde söyleyebilirdi: 'Aman ne yapıyorsunuz, doğru bir şey değildir.' diyebilmeliydi. O da kahkaha atanlar arasındaydı. Siyasal söylemin, ahlaki çürümeyi normalleştirmesinin tipik bir örneği bu. Çok olumsuz bir olaydır, basitçe üzerinden geçip gidilecek bir olay değildir. 'Ne olacak ki bir adam şaka yapmış.' denecek bir olay değildir. Çünkü sıradan bir adam değil. Türkiye'nin en zengin adamı, vaktiyle hükümetler değiştirip hükümetler kuran bir şirketler grubunun temsilcisi, bir simge. Ve bu simge böyle bir şey yapıyorsa, siz artık sıradan, özellikle de aklı, kafası ırkçılıkla esaret altına alınmış insanların neler yapabileceğini -Allah göstermesin- tahmin edebiliriz.' ifadelerini kaydetti. (İLKHA)

