Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, vatandaşlara daha az seyahat etmeleri ve mümkün olduğunca uzaktan çalışmaları çağrısında bulunurken, uzmanlar enerji krizinin Orta Doğu’daki gelişmelere bağlı olarak daha da derinleşebileceği uyarısında bulunuyor.
Son yıllarda Rusya-Ukrayna savaşı sonrası yükselen enerji maliyetleri ve enflasyonun etkilerini henüz atlatamayan Avrupa’da, enerji bağımsızlığı konusu yeniden ön plana çıkmış durumda.
Avrupa’da nükleer enerjiye yönelik ilgi yeniden artıyor. Paris’te düzenlenen Avrupa Nükleer Enerji Zirvesi’nde konuşan Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, geçmişte nükleer enerjiden uzaklaşılmasını stratejik bir hata olarak nitelendirdi.
1990 yılında Avrupa elektriğinin yaklaşık üçte birini nükleer enerjiden üretirken, bu oran günümüzde yüzde 15’e kadar geriledi. Bu durum, kıtayı pahalı ve dalgalı fosil yakıt ithalatına daha bağımlı hale getirdi.
Avrupa enerjisinin yüzde 50’den fazlasını ithalat yoluyla karşılıyor. Özellikle petrol ve doğalgaza bağımlılık, arz kesintileri ve küresel fiyat artışlarına karşı kırılganlığı artırıyor.
Enerji maliyetleri ülkelerin enerji kaynaklarına göre değişiklik gösteriyor. Yenilenebilir enerji yatırımlarını artıran İspanya’da elektrik fiyatlarının, doğalgazın belirleyici olduğu İtalya’ya kıyasla 2026 boyunca yaklaşık yarı seviyesinde olması bekleniyor.
Fransa ise elektriğinin yaklaşık yüzde 65’ini nükleer enerjiden üreterek Avrupa’nın en büyük nükleer üreticisi konumunda bulunuyor. Almanya’da ise gelecek ay için elektrik fiyatlarının Fransa’ya kıyasla beş kat daha yüksek olması öngörülüyor.
2011’de Japonya’daki Fukushima felaketinin ardından nükleer santrallerini kapatan Almanya, enerji yoğun sektörlerde doğalgaza daha bağımlı hale geldi. Bu durum, ülkenin ekonomik büyüme beklentilerinin de aşağı yönlü revize edilmesine neden oldu.
Birçok Avrupa ülkesi nükleer enerji politikalarını yeniden gözden geçiriyor. İtalya, nükleer enerji yasağını kaldırmaya hazırlanıyor, Belçika, nükleer yatırımlar konusunda geri adım atıyor, Yunanistan, yeni reaktör teknolojilerini tartışmaya açtı, İsveç, nükleer enerjiyi terk etme kararını geri çekti ve İngiltere’de de hükümet, nükleer projeleri hızlandırmak için düzenlemeleri sadeleştirme kararı aldı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, nükleer enerjinin düşük karbon salımı sayesinde hem enerji bağımsızlığı hem de iklim hedefleri açısından kritik olduğunu vurguladı.
Uzmanlar, nükleer enerjinin kısa vadede çözüm olmayacağı konusunda uyarıyor. Nükleer santral inşaatlarının uzun yıllar alması ve yüksek maliyetler, bu alandaki en büyük engeller arasında yer alıyor.
Ayrıca atık yönetimi, güvenlik endişeleri ve bazı ülkelerin hâlâ Rus nükleer teknolojisine bağımlı olması, riskleri artırıyor.
Avrupa Komisyonu, daha düşük maliyetli ve hızlı kurulabilen küçük modüler reaktörlere (SMR) yönelmiş durumda. AB, bu teknoloji için 330 milyon euroluk yatırım paketi açıkladı.
Ancak 2026 itibarıyla Avrupa’da bu reaktörler için henüz inşaat lisansı verilmiş değil ve teknoloji ticari ölçekte henüz kanıtlanmış değil.
Uzmanlara göre Avrupa’nın enerji bağımsızlığını artırması kritik önem taşıyor. Ancak nükleer enerji, kısa vadeli krizlere çözüm sunmaktan çok orta ve uzun vadeli bir seçenek olarak değerlendiriliyor.
Kıta, mevcut durumda hâlâ büyük ölçüde fosil yakıt ithalatına bağımlı kalmaya devam ediyor. (İLKHA)




