Siyonist rejimin 'Küresel Sumud Filosu'nu uluslararası sularda durdurarak aktivistleri Aşdod Limanı'na götürmesi, yeni bir uluslararası krizi beraberinde getirdi. Ancak en büyük tartışma, siyonist Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in yayımladığı görüntüler sonrası yaşandı.

Ben-Gvir'in paylaştığı görüntülerde yaklaşık 175 uluslararası aktivistin elleri kelepçeli ve gözleri bağlı şekilde yerde tutulduğu görüldü. Görüntülerdeki aşağılayıcı uygulamalar uluslararası tepki çekerken, uzmanlara göre asıl kriz yalnızca yaşananlar değil, bunun açık şekilde propaganda malzemesi yapılması oldu.

Siyonist rejim meseleleri uzmanı İmtans Şehade, yayımlanan görüntülerin işgal rejiminin 'şiddet ve insan hakları ihlalleri üzerine kurulu yapısını' tüm dünyaya açık biçimde gösterdiğini söyledi. Şehade'ye göre Ben-Gvir'in paylaşımı, katil Başbakan Binyamin Netanyahu ile Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın yıllardır uluslararası kamuoyunda oluşturmaya çalıştığı 'israil anlatısına' ağır darbe vurdu.

Şehade, Netanyahu'nun aktivistlerin hızlı şekilde sınır dışı edilmesi yönünde talimat vermesinin, görüntülerin doğuracağı siyasi ve hukuki sonuçlardan duyulan korkuyu gösterdiğini ifade etti. Uzman isim, yayımlanan görüntülerin uluslararası hukuk mekanizmalarının harekete geçirilmesi açısından önemli bir delil niteliği taşıdığını vurguladı.

Filistin Ulusal Girişim Hareketi Genel Sekreteri Mustafa el-Bergusi de yaşananların, Filistinli esirlerin işgal hapishanelerinde her gün maruz kaldığı uygulamaların küçük bir örneği olduğunu söyledi. Bergusi, Ben-Gvir'in bunu seçim propagandasına dönüştürmesinin ise uluslararası mahkemelerde kullanılabilecek güçlü bir belge oluşturduğunu kaydetti.

'israilin varlığına karşı çıkan' Filistinliler idam edilecek
'israilin varlığına karşı çıkan' Filistinliler idam edilecek
İçeriği Görüntüle

Bergusi, siyonist rejime tepki gösteren ülkelerin artık yalnızca diplomatik açıklamalarla yetinmemesi gerektiğini belirterek, savaş suçları nedeniyle Netanyahu, Ben-Gvir, Bezalel Smotrich ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında somut adımlar atılması çağrısında bulundu.

Eski Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Luisa Morgantini de görüntülerin Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin yürüttüğü soruşturmalar açısından önemli olduğunu söyledi. Avrupa ülkelerinin silah sevkiyatlarını sürdürmesini 'utanç verici' olarak nitelendiren Morgantini, özellikle İspanya'nın attığı adımların örnek alınması gerektiğini ifade etti.

Mustafa el-Bergusi, 2008'den bu yana süren özgürlük filosu girişimlerinin artık Filistin halkına uluslararası koruma sağlamanın temel yollarından biri haline geldiğini söyledi.

İmtans Şehade ise Batı ülkelerinde büyüyen boykot ve protesto hareketlerinin siyonist rejim üzerinde giderek daha fazla baskı oluşturduğunu belirtti. Üniversitelerden ekonomik çevrelere kadar birçok alanda yükselen tepkilerin, işgalin uluslararası alandaki yalnızlığını derinleştirdiğini ifade etti. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA