HÜDA PAR Eğitim İşleri Başkanlığı, okullardaki seçmeli ders sürecine dikkat çekmek ve anadil konusunda toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla Bingöl'de "Zıvanê Dadiya Xu Vicneno/A-Ana Dilimi Seçiyorum" paneli düzenledi.

HÜDA PAR Bingöl'de "Ana Dilimi Seçiyorum" paneli düzenledi
HÜDA PAR Bingöl'de "Ana Dilimi Seçiyorum" paneli düzenledi
İçeriği Görüntüle

Düzenlenen panelde "Kimlik inşasında dilin rolü" başlığıyla akademisyen Dr. Mehmet Aslanoğulları, mevcut sistemde seçmeli ders uygulamasındaki problemler konusunda Eğitimci Mahmut Kaya ve anadilde eğitimin bütünleştirici rolü konusunda HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç birer sunum yaptı.

"Medeniyetimizde dile düşmanlık yoktur"

Programda konuşan Dinç, ırkçılık hastalığına ve topluma etkilerinden söz etti. Dillerin çeşitliliğin coğrafyaların zenginliği olduğunu vurgulayan Dinç, şunları söyledi:

"İnsanlar dillerin varlığıyla dostluk kurar. Dilin düşmanı olanlar dostluğun asıl düşmanlarıdır. İşte onlar büyük zalimlerdir. Toplumumuz ondan dolayı bu kötü hale düşmüştür. Halbuki medeniyetimizde dile düşmanlık yoktur. Hatta Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem sahabilerine başka dilleri de öğrenin tavsiyesinde bulunmuştur. Nitekim dilin zararı yoktur, hatta faydası vardır. Dil dayatmasında bulunanlar; İngiltere, Almanya, İtalya, Fransa'dır. Oysa Avrupa kıtasında 280-290, Asya'da 2 bin 300 dil konuşuluyor. Onlar dile düşmanlık yaptılar ve maalesef geçmişte ülkemizi idare edenler yönlerini o zalimlere döndü. Nitekim o zalimlerin Gazze'de maskeleri düştü ve şeytani yüzleri ortaya çıktı. Bugüne kadar güzel sözlerle insanımızı aldattılar ve bugün bakıyoruz ki medyada epstein dosyası gündeme getirilirken yaşanan vahşet ve çirkeflikten dolayı bu meseleyi anlatmaya edebimiz müsaade etmiyor."

Dinç, "Bu öyle bir şeydir ki tarih sayfalarında dile düşmanlığa baktığımızda açılan yaraların hemen kapanmadığın görebiliyoruz. Dillere ve kavimlere yapılan düşmanlığın yarası derin olur. İşte onlar Müslüman evlatlarının arasına fitne koydular ve kalplerde öyle bir yara açtı ki bunun iyileşmesi de çok zordur. Dillere düşmanlık yapmadığımız Osmanlı döneminde 41 ülke kardeşçe yaşıyorduk." dedi.

"Efendimizin ayakları altına aldığı ırkçılık hastalığını başımızın üstünde tutacak değiliz"

Doğadaki çeşitlilikle dillerin çeşitliliğini karşılaştıran Dinç, "Çeşitlik zenginliktir. Dil çeşitliliğine düşman olmak fıtrata düşman olmaktır. Bugün yeryüzünde 11 bin çeşit kuş türü vardır ve her biri farklı ötüyor. Farklı renk ve çeşitleri vardır. Biz insanlar dahi her birimizin ve hatta biz dört panelistin rengi ve şekli parmak izlerine kadar farklıdır. Dillerin farklılığına düşmanlık fıtrata ve Allah'ın taksimatına düşmanlıktır." ifadelerini kullandı.

Gerçekleştirilen programdaki amaçlarının Allah'ın ayetleri olan dillerin hak ve hukukunu savunmak olduğunu kaydeden Dinç, "Biz HÜDA PAR olarak bu paneli düzenlememizdeki amaç sadece Zaza olmamızdan dolayı değildir. Biz Müslümanız ve Allah'ın ayetleri olan dillerin hak ve hukukunu savunuruz. Hem dilimize hem de dinimize sahip çıkarız. Irkçılık hastalığından uzak dururuz. Peygamber Efendimizin ayakları altına aldığı ırkçılık hastalığını başımızın üstünde tutacak değiliz. Müslüman bir birey nerede bir haksızlık görse karşısında durmalıdır." diye belirtti.

"Kürtçe konuşulunca 'anlamıyoruz' diyorlar. Japonca, İngilizce bilmiyorsanız onlarda mı yok?"

Peygamber Efendimizin renklere ve ırklara olan bakış açısını hendek savaşındaki kıssayla aktaran Dinç, son olarak şunları söyledi:

"Hendek savaşında Peygamber Efendimiz Selman-ı Farisi'nin fikrine değer vererek savaşın seyrini değiştirmiştir. 'O Farisidir' dinlemeyelim denilmedi, değer verildi, fikri uygulandı. Yani ne kadar dil? olursa o kadar zenginliktir. Kişi kendi anadilini ne kadar iyi bilirse ülkenin resmi dilini de daha iyi anlar. Mesela mecliste Kürtçe konuşulunca 'anlamıyoruz' diyorlar, hele ki zazacayı hiç anlamıyorlar. Anlaşılmayan dili yok sayıyorlar. Ben de diyorum ki Japonca, İngilizce bilmiyorsanız onlarda mı yok anlamına gelir? Böyle bir mantık olamaz."

Dinç, "Dilleri yok sayarsak negatif enerji ortaya çıkar ve kendi ülkenin evlatlarını memlekete düşman ederiz. Duygusal değil akl-ı selim bir şekilde hareket etmeliyiz. Bize faydasını fayda ve zararını hesaplayarak meselelere yaklaşım göstermeliyiz." ifadelerine yer verdi. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA