Gazze’de ekonomik ve insani kriz derinleşiyor. Ekonomist Ahmed Abu Qamar, bölgede yaşanan sıkıntıların yalnızca savaşla açıklanamayacağını, işgalcilerin uyguladığı kısıtlama politikalarının temel neden olduğunu ifade ediyor.
"Gazze’deki durum tesadüfi değil, tamamen planlı bir baskının sonucu." diyor ekonomist Ahmed Abu Qamar. "İşgalciler her gün giren kamyon sayısını 350’den 200’e düşürdü. Bunun hiçbir geçerli güvenlik gerekçesi yok, sadece mal akışını kısıtlamak ve piyasayı kontrol altında tutmak için yapılmış bir uygulama."

Ekonomist Ahmed Abu Qamar
Filistin Enformasyon Merkezi'ne konuşan Abu Qamar, bunun yalnızca gıda krizine yol açmadığını, enerji ve temel ihtiyaç ürünlerinde de ciddi sıkıntılara neden olduğunu anlatıyor. "Gaz kamyonları günde 8’den 4’e düştü. Bu hem evlerde hem sanayide etkili oluyor. Yakıt fiyatları yükseliyor, elektrik kesintileri artıyor, belediye ve sağlık hizmetleri aksıyor. İnsanlar günlük yaşamlarını sürdürmekte zorlanıyor."
Ekonomist, Gazze’deki bu uygulamaları "savaş ilan etmeden uygulanan kuşatma" olarak tanımlıyor. "Sadece temel gıda değil, yedek parçalar, sanayi yağları, araç lastikleri gibi hayatın damarları etkileniyor. Örneğin bir aracın yedeği eksikse su dağıtımı duruyor, yüzlerce aile bundan etkileniyor."
"Bu politika uzun vadede toplumu zayıflatmayı hedefliyor." diyor Abu Qamar. "Sadece kamyon sayısını kısmak değil Gazze halkının üretim ve hizmet kapasitesini azaltmak, kırılganlığını artırmak amaçlanıyor. Bu uygulamalar devam ederse, toplum daha büyük bir yoksulluk ve insani krizle karşı karşıya kalacak."
Abu Qamar, fiyat artışlarına da dikkat çekiyor. "Özellikle sanayi yağları ve bazı temel ürünlerde fiyatlar doğal piyasa koşullarıyla alakalı değil. Mesela yağın litresi 15 şekelden 700 şekele çıktı. Bu, kontrol altına alınmış bir kıtlık ve dayatılmış bir ekonomik baskı demek."
Ekonomist, uygulamanın etkilerinin yalnızca ev ve sanayi ile sınırlı kalmadığını, sağlık, eğitim ve belediye hizmetlerine kadar tüm yaşamı etkilediğini belirtiyor. "Bir fabrika veya küçük atölye, gerekli malzeme yoksa çalışamaz. Bu da toplumsal yaşamı ve günlük hizmetleri aksatıyor. Kısacası Gazze’deki kıtlık, sistematik ve mühendisliğe dayalı bir şekilde uygulanıyor."
"Bugün yaşananlar, işgal politikalarının doğrudan sonucudur. Bölgedeki krizleri bölgesel gelişmelere bağlamak yanıltıcı olur." diyor Abu Qamar. "Halkın dayanma gücünü kıran bu önlemler devam ederse Gazze’de insani ve ekonomik kriz derinleşecek ve toplumsal dayanıklılık büyük ölçüde yok olacak." (İLKHA)




