Batman'daki sivil toplum kuruluşları, Bosna Hersek'ten yola çıkarak Filistin'e ulaşmayı hedefleyen, dünyanın farklı ülkelerinden vicdan sahibi insanların oluşturduğu uluslararası Filistin Konvoyu'na destek vermek ve Gazze'de siyonist işgal rejiminin sürdürdüğü saldırılara dikkat çekmek amacıyla Gülistan Caddesi'nde kitlesel basın açıklaması düzenledi.
Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği basın açıklamasında katılımcılar ellerinde pankartlar taşıyarak tekbir getirdi ve siyonist işgal rejimi aleyhine slogan attı.
Programa sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin yanı sıra âlimler, siyasi parti temsilcileri ve aktivistler de katıldı.
Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, İdeal Eğitim Vakfı (İDEV) İl Temsilcisi Mehmet Emin Sütçü basın açıklaması öncesinde bir konuşma yaptı.

Mehmet Emin Sütçü
'Dünya derin bir sessizlik içinde'
Mehmet Emin Sütçü, Uluslararası Filistin Konvoyu'nun Filistin davasına yönelik vicdani duyarlılığın bir göstergesi olduğunu belirtti.
Dünyanın Gazze'de yaşananlara karşı sessiz kaldığını belirten Sütçü 'Netanyahu yönetiminin 'Geri çekilmeyeceğiz, anlaşma yok' diyerek barış masasını devirmesi, katliam politikasını nihai hedeflerine ulaşana dek sürdüreceklerinin ilanından başka bir şey değildir. Dünya derin bir sessizlik içinde; sanki komaya girmiş, bilincini ve ruhunu kaybetmiş bir hasta gibi tepkisizce bu alçaklığı izliyor.' dedi.
Sütçü, geçmişte Mavi Marmara ve Gazze Özgürlük Filosu ile yükselen vicdani duyarlılığın bugün 30 farklı ülkeden vicdan sahibi insanı bir araya getiren Uluslararası Filistin Konvoyu ile yeniden yollara düştüğünü belirtti.
'Bu konvoy, 'Buradayım, ölmedim, hâlâ yaşıyorum!' diyen kalptir'
İşgal rejiminin konvoyu 'yüksek risk' olarak nitelendirerek tehditlerde bulunduğunu vurgulayan Sütçü 'israilin 'yüksek risk' diyerek tehditler savurduğu, engellemek için çırpındığı bu konvoy, sadece araçlardan ya da insanlardan ibaret değildir. Bu konvoy; komadaki bir hastanın göğsünde atan, 'Buradayım, ölmedim, hâlâ yaşıyorum!' diyen o umut dolu kalptir.' dedi.
'O nabız attığı sürece Filistin davası asla kapanmayacaktır'
İslam coğrafyası ve insanlık aleminin derin bir uykuda olduğunu ifade eden Sütçü, şöyle devam etti:
'İslam coğrafyası ve insanlık alemi derin bir uykuda, adeta bir komadayken; yollara düşen bu siviller, o bedene can pompalayan nabızdır. israilin korkusu da, telaşı da bundandır. Onlar iyi biliyor ki, o kalp attığı sürece bu beden ölmeyecek; o nabız attığı sürece Filistin davası asla kapanmayacaktır. Zalimlerin tehditleri, ümmetin ve insanlığın dirilişine engel olamayacak.'

'Bu soykırım sizin sonunuzu hazırlamaktadır'
Gazze'de yaşananlara sessiz kalınmaması gerektiğini ifade eden Sütçü 'Netanyahu ve çetesi bilsin ki: Anlaşmaları reddederek tırmandırdığınız bu soykırım, sizin sonunuzu hazırlamaktadır. Uluslararası toplum bilsin ki: israilin saldırılarına ve sivil konvoylara yönelik tehditlerine sessiz kalmak, işlenen suçlara ortak olmaktır ve Filistinli kardeşlerimiz bilsin ki: Batman'dan Gazze'ye uzanan bu vicdan köprüsü asla yıkılmayacaktır. Gazze'deki masum kardeşlerimize, evlatsız kalan analara, babasız kalan yetimlere buradan söz veriyoruz: Siz oradaki onurlu duruşunuzla bu ümmetin ruhunu diri tutuyorsunuz, biz de burada sizin sesiniz, sizin atan kalbiniz olmaya devam edeceğiz. Bizler inanıyoruz ki siyonist baskı ve tehditler elbet son bulacak, işgalciler kaybedecek, direnen ve geri adım atmayan Filistin halkı kazanacaktır.' dedi.
'Sivil konvoylar, insanlığın çığlığı ve ümmetin dirilişi için sadece bir adımdır'
Uluslararası Filistin Konvoyu'nun insanlığın vicdanını yansıtan önemli bir adım olduğunu ifade eden Sütçü 'Bugün yollarda olan bu sivil konvoylar, bağrı yanan insanlığın çığlığı ve ümmetin dirilişi için sadece bir adımdır. Ancak vicdanımızın ve duamızın en derin arzusu şudur ki: Çok yakın bir gelecekte, bu sivil filoların ve insani konvoyların yerini; mazlumun hakkını sormak, siyonist zulme son vermek ve Kudüs'ün üzerindeki karabulutları dağıtmak üzere Mescid-i Aksa'ya doğru izzetle, heybetle ve zaferle yürüyen İslam orduları alsın.' diye konuştu.
'Tarih, bu zulme karşı sessiz kalanları da affetmeyecektir'
Sütçü, açıklamasının sonunda şunları söyledi: 'Tarih, zulmedenleri kaydettiği gibi, bu zulme karşı sessiz kalanları da affetmeyecektir. Siyonist zulüm elbet son bulacak, özgürlük nehri denizle buluşacaktır. Kudüs bizim onurumuz, Gazze bizim sınavımız, özgür Filistin bizim geleceğimizdir.'

Habip Durmaz
Daha sonra sivil toplum kuruluşları adına ortak basın açıklamasını Habip Durmaz okudu.
'Filistin Özgürlük Konvoyu'na desteğimizi ifade etmek için buradayız'
Gazze'de yaşananların gündemden uzaklaşmaması gerektiğini belirten Durmaz 'Bugün burada, uzun zamandır gündemimizden uzaklaşan, zamanla normalleşen; ateşkesten bu yana binden fazla şehit veren ve hâlâ katliama maruz kalan Filistin ve Gazze için bir araya geldik. Bosna-Hersek'ten yola çıkıp menzili Ramallah olan Filistin Özgürlük Konvoyu'na desteğimizi ifade etmek ve bugün Diyarbakır'a ulaşan konvoyu selamlamak için buradayız.' dedi.
'Gazze hassasiyetini yeniden gündeme taşıyanlara şükranlarımızı sunuyoruz'
Konvoyun Filistin meselesini yeniden gündeme taşıdığına dikkat çeken Durmaz '7 Ekim'den sonra zaman içerisinde bizlerde de zayıflayan Gazze hassasiyetini yeniden gündeme taşıdıkları için konvoyu oluşturanlara şükranlarımızı sunuyoruz. Herkes kendi gündemiyle meşgulken bize Gazze'yi yeniden hatırlatan, dünyanın farklı yerlerinden vicdan sahibi insanlara teşekkür ediyoruz.' ifadelerini kullandı.
'Bu konvoy yalnızca tıbbi malzeme değil, vicdan ve umut taşıyor'
Filistin Özgürlük Konvoyu'nun taşıdığı anlamın sadece insani yardım olmadığını vurgulayan Durmaz 'Belki bu konvoy Ramallah'a hiç ulaşamayacak. Ancak inanıyoruz ki, yola çıkanlar görevlerini onurlarıyla yerine getirmiş olacaklardır. Bu konvoy yalnızca tıbbi malzeme taşımıyor; aynı zamanda vicdan, umut ve insanlık onuru taşıyor. Daha önce yola çıkan Özgürlük Filosu gibi bu konvoy da bize hâlâ yapılabilecek şeylerin olduğunu, harekete geçmek gerektiğini ve siyonist engellemeler karşısında geri adım atılmaması gerektiğini yeniden hatırlatıyor. Ülkemizde geçtiği her noktada coşkuyla karşılanması da halkımızın Filistin konusundaki duyarlılığını açıkça ortaya koymaktadır. Yeter ki insanların önüne somut bir dayanışma zemini konulsun.' diye konuştu.

'Gazze'de soykırım ve katliam devam ediyor'
Gazze'de yaşanan insani tabloya dikkat çeken Durmaz 'Gazze'de soykırım ve katliam devam ediyor. Kadınlar ve çocukların ardından artık doğmamış bebekler de katlediliyor. Enkaz altından hâlâ şehitler çıkarılıyor. Tüm dünya ateşkesi, şartlarını ve uluslararası girişimleri konuşurken Gazze'de insanlar ölmeye, israil hala öldürmeye devam ediyor. israil katliam ve şiddeti hem Gazze'de hem de Batı Şeria'da sürüyor.' şeklinde konuştu.
'Yöneticilerden beklentilerimiz değişmemiştir'
İslam ülkeleri yöneticilerine çağrıda bulunan Durmaz 'Bütün bunlar yaşanırken başta kendi yöneticilerimiz olmak üzere, halkı Müslüman olan tüm ülkelerin yöneticilerinden beklentilerimiz değişmemiştir. Bizler; israil ile hiç durmadan sürdürülen ticaretin ve enerji akışının sona erdirilmesini, diplomatik ilişkilerin soykırım sona erene kadar askıya alınmasını, israil ordusunda görev alarak katliamlara katılan Türkiye vatandaşlarının yargılanması hakkında hukuki süreçlerin işletilmesini, katil Netanyahu hakkında sembolik de olsa yakalama kararı çıkaran ülkelere ülkemizin de katılmasını talep ediyoruz.' ifadelerini kullandı.
'İslam beldelerinin yöneticilerinden Müslümanca bir duruş bekliyoruz'
Durmaz, konuşmasını şöyle tamamladı:
'Siyonizm ve ABD'nin politikaları nedeniyle yaşanan zulümler sadece Gazze'de değil; Lübnan'da, İran'da, Suriye'de ve Yemen'de de devam etmektedir. Bu zulme adı İslam ülkesi olan birçok devlet de dahil oluyor. Bu noktada dünyanın en yoksul ülkesi olan Yemen'e karşı oluşturulan koalisyonda ülkemizin de yer alması bizleri yaralıyor. Yine NATO zirvesi ülkemizde başladığı gün İran'ın bombalanması bizleri derinden yaralamıştır. Başta kendi yöneticilerimiz olmak üzere İslam beldelerinin yöneticilerinden adalet, vicdan ve sorumluluk temelinde Müslümanca bir duruş bekliyoruz. Unutmayalım ABD ile ittifak ederek israil ile cihat edilmez. Batı'nın uluslararası kurumları ile adalet gerçekleşmez.'
Basın açıklaması yapılan duanın ardından son buldu. (İLKHA)



