İngiltere ve Galler'de faaliyet gösteren onlarca sözde hayır kurumunun, Birleşmiş Milletler kararlarına ve uluslararası hukuk hükümlerine göre yasa dışı kabul edilen siyonist yerleşimlere finansman sağladığı yönündeki iddialar ülkede geniş yankı uyandırdı.
İşçi Partisi Milletvekili Melanie Ward, hazırladığı dosyada 32 kuruluşun işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan yerleşimlere, yeni işgal alanlarının inşasına ve mevcut işgal birimlerinin genişletilmesine en az 28 milyon sterlin aktardığını belirtti. Ward, bu bağışlar için vergi avantajlarından yararlanılmış olması halinde İngiliz vergi mükelleflerinin de milyonlarca sterlinlik yükü dolaylı olarak üstlenmiş olabileceğine dikkat çekti.
Milletvekili, Yardım Komisyonuna gönderdiği mektupta söz konusu kuruluşların faaliyetlerinin detaylı şekilde incelenmesini ve gerekli görülmesi halinde hayır kurumu statülerinin iptal edilmesini talep etti. Ward, Filistin topraklarında kurulan yerleşimlerin ve yeni işgal alanlarının uluslararası toplum tarafından barışın önündeki en büyük engellerden biri olarak görüldüğünü vurguladı.
Mektupta, işgal projelerinin büyütülmesine katkı sağlayan mali desteklerin 'hayırseverlik' olarak değerlendirilemeyeceği belirtilirken, bu tür faaliyetlerin uluslararası hukuk ihlallerine maddi zemin hazırladığı ifade edildi.
İddiaların merkezindeki kuruluşlar arasında Kasner Hayır Vakfı ile UK Toremet de yer alıyor. Daha önce yayımlanan araştırmalarda, bu kuruluşların işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan bazı eğitim kurumlarına milyonlarca sterlin aktardığı ortaya konmuştu. Belgelerde ayrıca bazı fonların, Filistinlilere ait topraklarda kurulan yerleşimlerin korunmasını ve genişletilmesini savunan gruplara ulaştığı belirtildi.
Dosyada dikkat çeken bir başka iddia ise Filistinlilere ait evlerin yıkılmasını savunan ve Avrupa Birliği tarafından yaptırım uygulanan radikal yerleşimci hareketlere de mali destek sağlandığı yönünde oldu. Bu durum, söz konusu kuruluşların yardım faaliyetlerinden çok işgal politikalarına kaynak aktardığı eleştirilerini beraberinde getirdi.
UK Toremet ve diğer kuruluşlar ise suçlamaları reddederek tüm bağışların yasal çerçevede ve eğitim ya da sosyal amaçlarla gerçekleştirildiğini savundu. Ancak eleştiriler bununla sınırlı kalmadı. İnsan hakları savunucuları, Birleşmiş Milletlerin yasa dışı kabul ettiği yerleşimlere veya yeni işgal alanlarına yönlendirilen her türlü mali desteğin, Filistinlilerin toprak kaybını hızlandırdığını ve işgalin kalıcı hale getirilmesine hizmet ettiğini belirtiyor.
Filistin asıllı Amerikalı Yaser Alkam da bu tür bağışların sahadaki etkilerine dikkat çekerek, yerleşim projelerine aktarılan her kaynağın Filistinli ailelerin topraklarından uzaklaştırılması ve mülklerine el konulması sürecini güçlendirdiğini söyledi.
İngiltere Yardım Komisyonu ise milletvekili tarafından gündeme getirilen iddiaların ciddi olduğunu belirterek kapsamlı bir inceleme yürüttüklerini açıkladı. Komisyon, Filistin'de faaliyet gösteren kuruluşlarla ilgili hukuki ve mali boyutların ayrıntılı şekilde değerlendirileceğini duyurdu. (İLKHA)




