HÜDA PAR Sözcüsü ve Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında Ocak ayı enflasyon oranlarını ve gençler arasında artan akran zorbalığı olaylarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Ocak ayında açıklanan enflasyon verilerini değerlendiren Ramanlı, beklenen baz etkisinin devreye girmediğini belirtti.
Ramanlı, "Ocak ayında enflasyon aylık yüzde 4,84, yıllık yüzde 30,65 olarak gerçekleşmiştir. Beklenen baz etkisi devreye girmemiş, enflasyonla mücadelenin söylendiği kadar kolay olmadığı daha ilk aydan ortaya çıkmıştır." dedi.
Merkez Bankası'nın yılsonu hedeflerine değinen Ramanlı, şu ifadeleri kullandı:
"Merkez Bankası yılsonu için yüzde 16 enflasyon hedefi açıklamıştı. Bu hedefin tutması için bundan sonra her ay enflasyonun yüzde 1’in altında gelmesi gerekiyordu. Ancak daha ilk aydan bu hedef fiilen çökmüştür. Nitekim Merkez Bankası, enflasyon tahminlerini yukarı yönlü revize etmiş, 2026 yılı TÜFE tahminini yüzde 15 ila 21 aralığına çıkarmıştır. Buna rağmen yüzde 16 hedefinin kâğıt üzerinde korunması, hedef–gerçeklik arasındaki kopukluğu daha da görünür hâle getirmiştir."
"Vatandaşın belini büken kira ve eğitimdir"
Geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslama yapan Ramanlı, enflasyonla mücadelede vatandaşın hayatına yansıyan somut bir iyileşme olmadığını dile getirdi.
Hizmet kalemlerindeki fiyat artışlarına dikkat çeken Ramanlı, "Bugün enflasyondaki ana baskı hizmet kalemlerinden gelmektedir. Özellikle kira ve eğitim fiyatları, vatandaşın belini büken temel unsurlar hâline gelmiştir. Pazardaki yangın, mutfaktaki daralma ve kiradaki artış, resmî hedeflerin çok ötesinde bir hayat pahalılığına işaret etmektedir." değerlendirmesinde bulundu.
"Maaşlar daha ilk aydan eridi"
Hayat pahalılığının faturasını sabit gelirlilerin ödediğini belirten Ramanlı, "Bu tablonun bedelini yine sabit gelirli, emekli ve asgari ücretli ödemektedir. En düşük emekli maaşı 20 bin TL’ye çıkarılmıştır; ancak sadece ocak ayındaki enflasyon bu maaşın 968 TL’sini daha ilk ayda eritmiştir. Asgari ücret 28 bin 75 TL olmuştur; Ocak enflasyonu bu ücretin bin 358 TL’sini alıp götürmüştür." ifadelerini kullandı.
Şubat ayında Ramazan etkisi ve kış koşulları nedeniyle gıda fiyatlarında artış beklendiğini hatırlatan Ramanlı, "Vatandaş pazarda, mutfakta, kirada başka bir gerçek yaşamaktadır; alım gücü her ay biraz daha düşmektedir." dedi.
"Şiddet ve akran zorbalığı çok yönlü bir sosyal sorundur"
Basın toplantısında toplumsal olaylara da yer ayıran Ramanlı, gençler arasında artan şiddet ve akran zorbalığının eğitim, aile ve toplumsal boyutlarıyla ele alınması gerektiğini vurguladı.
Ramanlı, "Günümüzde şiddet ve akran zorbalığı ciddi bir problem olarak karşımızda durmaktadır. Bu nedenle çözümün de önleyici, bütüncül ve sürdürülebilir politikalarla ele alınması gerekmektedir." dedi.
Zorbalığın bir güç göstergesi olarak algılanmasının önüne geçilmesi gerektiğini belirten Ramanlı, şunları kaydetti:
"Zorbalığın 'güç' veya 'popülerlik' göstergesi olarak algılanmasının önüne geçmek için caydırıcı yaptırımlar uygulanmalı, empati ve dayanışmayı teşvik eden okul ve medya kampanyaları artırılmalıdır. Aile içi sorunlar, ihmal ve travmaların şiddet davranışıyla ilişkili olduğu dikkate alınarak yalnızca mağdura değil faile yönelik olarak da sosyal hizmet, eğitim ve psikolojik destek sistemleri koordineli çalışmalıdır."
"Medya denetimleri güçlendirilmeli"
Dijital içeriklerin ve medyanın şiddeti normalleştirdiğine dikkat çeken Ramanlı, yaşa uygunluk denetimlerinin artırılması çağrısında bulundu.
Ramanlı, sözlerini şöyle tamamladı:
"Medya ve dijital içeriklerde şiddetin normalleştirilmesi, özellikle çocuk ve gençlerin davranışlarını olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle yaşa uygunluk denetimleri güçlendirilmeli, şiddeti özendirici içeriklere yaptırım uygulanmalıdır. Unutulmamalıdır ki suça sürüklenen de suça maruz kalan da bizim çocuklarımızdır. Onlara huzur ve güven içinde yaşayabilecekleri bir dünya sunmak hepimizin sorumluluğudur." (İLKHA)




