Filistin Esirler ve Serbest Bırakılanlar İşleri Kurumu, işgal hapishanelerindeki Filistinli esirlerin maruz bırakıldığı hak ihlallerine ilişkin açıklama yaptı.

Kurum, işgal hapishanelerinde tutulan esirlerin 1000 gündür tecrit altında tutulduğunu, temel haklarının ihlal edildiğini ve dış dünyayla iletişim kurma imkanlarından mahrum bırakıldığını bildirdi.

Açıklamada, söz konusu uygulamaların, Uluslararası Kızılhaç Komitesinin esirleri ziyaret etmesine ve hapishanelerdeki koşulları yerinde incelemesine izin verilmemesiyle birlikte sürdüğü belirtildi.

İşgal hapishanelerinde işkence ve aç bırakma

Esirler Medya Ofisinin Temmuz 2026'da yayımladığı araştırma raporunda da Filistinli esirlerin işgal hapishanelerinde maruz kaldığı ihlallerin geniş çapta arttığı kaydedildi.

Rapora göre ihlaller arasında işkence, aç bırakma, tıbbi ihmal ve hücre tecridi bulunuyor.

Bu uygulamaların, Gazze'ye yönelik soykırımın başlamasından bu yana tutsak sayılarındaki benzeri görülmemiş artışla eş zamanlı olarak yoğunlaştığı ifade edildi.

İşgal hapishanelerindeki esir sayısı 9 bin 400'e ulaştı

MSF: israilin kısıtlamaları nedeniyle Gazze'de hastaneler çalışamaz halde
MSF: israilin kısıtlamaları nedeniyle Gazze'de hastaneler çalışamaz halde
İçeriği Görüntüle

Esirler Medya Ofisinin verilerine göre işgal hapishanelerindeki toplam Filistinli esir sayısı 9 bin 400'e ulaştı.

Bu kişilerin 94'ünü kadın esirler, 350'sini çocuklar, 3 bin 244'ünü idari tutuklular, 1320'sini ise işgalcilerin 'yasadışı savaşçı' olarak nitelendirdiği kişiler oluşturuyor.

Raporda ayrıca, Gazze'ye yönelik soykırımın başlamasından bu yana Filistinlilere yönelik 'gözaltı ve tutuklama' vakalarının toplamının 24 bin 600'ü aştığı bildirildi.

Kızılhaç'ın ziyaretleri engelleniyor

Filistinli kurumlar, Uluslararası Kızılhaç Komitesinin işgal hapishanelerindeki esirleri ziyaret edememesinin, esirlerin maruz kaldığı koşulların bağımsız biçimde denetlenmesini de engellediğine dikkati çekiyor.

Özellikle tıbbi ihmal, aç bırakma ve tecrit gibi uygulamalara ilişkin iddiaların bulunduğu bir dönemde ziyaretlerin engellenmesi, esirlerin koşullarına ilişkin kaygıları artırıyor.

Filistinli kurumlar, 1000 günlük izolasyonun yalnızca iletişim hakkının engellenmesi olmadığını, aynı zamanda esirlerin sağlık, güvenlik ve insan onuruna ilişkin temel haklarının sistematik biçimde ihlal edilmesi anlamına geldiğini vurguluyor.

İşgal hapishanelerindeki Filistinli esirlerin durumu, Gazze'ye yönelik savaşın yanı sıra Batı Şeria ve Kudüs'te sürdürülen 'gözaltı ve tutuklama' politikalarının da en ağır başlıklarından biri olmaya devam ediyor. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA