Fatih Saraçhane Parkı'nda bir araya gelen yüzlerce kişi, "Katil Trump Ortadoğu'dan Defol", "Katil İsrail, Katil ABD" yazılı pankartlar tutarak, işgal rejimi ve Amerika aleyhine sık sık "Zalimler İçin Yaşasın Cehennem", "Katil İsrail, Katil ABD" gibi sloganlar attı.
Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda, İslami Dayanışma Platformu adına konuşan Necmettin Irmak, Allah'u Teâlâ'nın, "Adil şahitler olun" emrine binaen İslam dünyasında istedikleri gibi hareket etme hakkını kendisinde bulan siyonist rejim ve Amerika'nın karşısında durmak adına bir araya geldiklerini ifade etti.

Necmettin Irmak
"100-150 yıldır İslam coğrafyasını işgal eden bu emperyalist süreç nihayete ermiştir"
Irmak, "Allah'u Teâla bizlere bu şahitlik misyonunu yüklerken tavır sergilememizi isterken, velev ki karşımızdaki toplum bizim tavır almamızı gerektiren bir toplum olsa dahi adil davranmamızı ister. Müslüman zulme boyun eğmez. 100 yıldır, 150 yıldır Batı'nın bizim coğrafyamızda orta yere koymuş olduğu işgal ve katliamlar, 7 Ekim, 8 Aralık ile beraber artık devrini tamamladığını göstermiştir. Onun için emperyalistlerin bu yeni dönemi yeniden ve daha karmaşık bir şekilde Müslüman coğrafyalarını çiğneyerek işgallerini sürdürmeye ve emperyalistinkilerini devam ettirmeye çalıştıklarını görüyoruz. Ancak gözüken odur ki artık 100-150 yıldır İslam coğrafyasını işgal eden bu emperyalist süreç aslında bir taraftan da nihayete ermiştir. Hem 7 Ekim hem 8 Aralık hem Afganistan hem Suriye hem Filistin, Gazze artık bu sürecin böyle gitmeyeceğini göstermiştir. Endişelerinden dolayı bu süreci yeni bir evreye, yeni bir işgal evresine dönüştürmek için ellerinden gelen çabayı sarf etmekteler." dedi.

"Bugün hedefte İran'ın olması yarın başka coğrafyaların olmayacağı anlamına gelmiyor"
Gelinen süreçte İslam coğrafyasının pek çok yerinde siyonist kuşatmanın genişletilmesi için her türlü zulüm ve hukuksuzlukların uygulandığını belirten Irmak, "Ne hak, ne adalet, ne de insan nasibini almamış bir şekilde kuduz köpek gibi her yere saldırmaktalar. Ancak geldiğimiz bu süreçte artık bu zulümlerinin, bu işgallerinin nihayete ermesi, biz Müslümanların sorumluluklarımızın farkına varmamız ve Allahuteala'nın bu coğrafya için hazırladığı o büyük ve o muhteşem süreci gerçekleştirecek bir hazırlığa girmemizle mümkün. Ve ben inanıyorum ki bütün bu saldırganlıklar günün sonunda ve en kısa sürede nihayete erecek. Zalimler çok yakında nasıl bir ile devrildiklerini göreceklerdir. Bugün hedefte İran'ın olması yarın başka coğrafyaların olmayacağı anlamına gelmiyor. İslami Dayanışma Platformu olarak ilkesel bir duruş sergileyip zulüm kimden gelirse gelsin karşı durmak ve mazlum kim olursa savunmakla alakalı temel ilkemizi her hâlükârda koruyacağız. Bu ilkenin gereğince her hâlükârda tavrımızı her yerde ve her zaman ortaya koyacağız. Yeryüzünde zulüm kalmayıncaya, fitne kalmayıncaya ve egemenlik sadece ve sadece Allah'ın oluncaya kadar mücadelemizi devam ettireceğimizi dile getiriyoruz." diye konuştu.

Rıdvan Kaya
"Müzakere adı altında açık bir şekilde teslimiyeti dayattılar, boyun eğmeyince alçakça saldırdılar"
Şeytani ittifakın yaklaşık 150 yıldır İslam coğrafyasında en vahşi zulümlerini icra ettiğini, özelde ise 7 Ekim Aksa Tufanı sonrasında zulümlerini daha da arttırdığını belirterek konuşmasına başlayan Özgür Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya, "7 Ekim sonrasında karşılaştığımız manzaraya baktığımızda şunu çok net bir şekilde görüyoruz. İslami hareketleri, Müslüman halkları, İslam ümmetini tümüyle kendi zalim saltanatlarına boyun eğdirmeye, bütün bir coğrafyamızı tasallut ve tahakkümü altına almaya çalışan bu kirli ittifak, bu zalimler ittifakı sadece Gazze'de soykırım yapmakla kalmadı; bu süreçte Yemen'den Suriye'ye, Katar'dan İran'a, Lübnan'a kadar coğrafyamızda kendileri için tehdit olarak gördükleri her yere vahşice saldırdılar. Bütün bir İslam ümmetini teslim olmaya zorladılar. Bugün de İran'ın hedef alınması; bu politikanın, bu saldırganlığın bir devamıdır, yansımasıdır. Nükleer silahlarını gerekçe gösteriyorlar. Nükleer silah tartışmasıyla başladılar, balistik füzeleri engelleme gündemini dayattılar. Müzakere adı altında açık bir şekilde teslimiyeti dayattılar. Boyun eğdiremeyince, diz çöktüremeyince de vahşice, alçakça saldırdılar. Bir taraftan görüşmeler devam etti ama bir taraftan, aynı Haziran 2025'te olduğu gibi, vahşice saldırdılar. Hiçbir kural tanımadan, hiçbir uluslararası hukuk gözetmeden vahşice saldırdılar, katlettiler." şeklinde konuştu.

İslam ülkelerine birlik olma çağrısı
Kaya, "İran'a nükleer silah sahibi olamazsın diyenler dişlerine, tırnaklarına kadar her türlü kitlesel imha silahlarına sahipler. Irak'a balistik füzelerin bizi tehdit ediyor, bölgedeki uşaklarımızı tehdit ediyor diyenler bütün dünyayı füzeleriyle istedikleri gibi vurma hakkına sahip olduklarını düşünüyorlar. Böyle bir adaletsizlik, böyle bir zulüm düzenini dünyaya dayatıyorlar. Şu bir gerçek… Siyonistler ABD'yi kuşatıyor. Epstein dosyaları denilen o rezilliğin, o iğrençliğin mahiyeti her geçen gün biraz daha açığa çıkıyor. Bu dosyalar üzerinden kuşatma kuruluyor. Bu kuşatma karşısında direnişin de en az bu kuşatmanın tehdidi kadar güçlü ve dirençli olması zorunludur. Bu kadar yoğun bir küfrün, zulmün kuşatması varken Müslümanlar hata yapmamalıyız. Daha bir hafta bile geçmedi, Pakistan Afganistan'a saldırdı. Allah'tan korkun. Önümüzde Gazze olayı varken, dünya bu kadar kuşatılmışken Amerika'nın çıkarları uğruna Afganistan Emirliği'ni hedef almak, ismi İslam Cumhuriyeti olan Pakistan Devleti'ne yakışıyor mu? Bu çekişmenin İslam ümmetini zayıf düşürdüğünü görmemiz gerekir." dedi.

"Zulümlerini sürdürüyorlar ama kazanamadılar, asla da kazanamayacaklar"
Müslümanlar arasında çekişmenin değil birlikteliğin büyütülmesi gerektiğini vurgulayan Kaya, "Birbirimize düşman olmayalım, omuz verelim. Bu ayrılık, bu düşmanlık İslam ümmetini kâfirler karşısında, zalimler karşısında küçük düşürüyor. Gazze hadisesi bize aslında bütün dünyanın, belki en az Gazze'de olmak üzere, işgal altında olduğunu bir kere daha gösterdi. Buna karşı elhamdülillah sizler Müslümanlar olarak sessiz kalmadınız. Bu zulme her zaman ses yükselttiniz. Bütün bir ümmet elinden gelen çabayla Gazze'de direnişin yanında yer aldı, zalimlerin karşısında saf tuttu. Aynı şekilde sadece Müslümanlar değil, dünyanın bütün adil insanları, vicdan sahibi herkes ayağa kalktı. Amerika'dan Avustralya'ya, Asya'dan Afrika'ya kadar dünyanın her yerinde bu zulme karşı tepkiler yükseldi. Bizler Müslümanız. Allah'u Teâlâ'nın yardımına, gaybi yardımına iman ediyoruz ve biliyoruz ki Allah'ın yardımına galip gelecek yoktur. Siyonistler ve bütün destekçileri 2 yıldır Gazze'yi adeta bir cehenneme çevirmelerine rağmen istedikleri sonucu elde edemediler. Zulmettiler, hâlâ da zulümlerini sürdürüyorlar ama kazanamadılar, asla da kazanamayacaklar." diye konuştu. (İLKHA)




