Siyonist işgalcilerin, El Halil'deki İbrahim Camii Müdürü Mu'tez Ebu Senine ile cami hizmetlerinden sorumlu baş görevli Hemmam Ebu Merhiye'yi 15 gün süreyle camiden uzaklaştırması, sıradan bir "güvenlik" uygulaması olarak görülmüyor. Filistinli kurumlar ve gözlemcilere göre bu karar, İbrahim Camii'ni Müslümanlardan adım adım koparma ve tamamen siyonist rejimin kontrolüne alma sürecinin parçası.

Alınan kararla iki isim yalnızca görevlerinden uzaklaştırılmadı; aynı zamanda camiye girmeleri, ibadet etmeleri ve caminin avlularında bulunmaları da yasaklandı. Bu durum, caminin idari ve fiili olarak işlevsizleştirilmesi anlamına geliyor. Özellikle cami hizmetlerinden sorumlu baş görevlinin uzaklaştırılması, ibadetin düzenlenmesi ve caminin günlük işleyişinin sekteye uğratılmasını hedefleyen bilinçli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Bu gelişme, siyonist rejimin son yıllarda İbrahim Camii üzerinde kurduğu baskı zincirinin devamı niteliğinde. Hatırlanacağı üzere işgal yönetimi, geçtiğimiz yıl camiye ilişkin planlama ve imar yetkilerini El Halil Belediyesi'nden alarak doğrudan işgalci "sivil idareye" devretmişti. Bu adım, caminin statüsünü fiilen değiştirmeye ve Filistinlilerin söz hakkını tamamen ortadan kaldırmaya yönelik açık bir hamle olarak yorumlanmıştı.
İbrahim Camii, Müslümanlar için yalnızca bir ibadet mekânı değil, aynı zamanda derin bir dini ve tarihi öneme sahip. Hazreti İbrahim, Hazreti İshak, Hazreti Yakup ve Hazreti Yusuf'un (aleyhimüsselam) kabirlerini barındırdığına inanılan cami, İslam dünyasının en kutsal mekânları arasında yer alıyor. El Halil'in kalbinde bulunan bu mabed, asırlardır Müslümanların kesintisiz ibadetine sahne oldu ve şehrin İslami kimliğinin en güçlü sembollerinden biri olarak kabul ediliyor.
Ancak 1994'te camide gerçekleştirilen ve onlarca Müslümanın şehit edildiği katliamın ardından, siyonist işgalciler camiyi fiilen ikiye bölmüş, büyük kısmını gasp etmiş ve Müslümanların ibadetini ağır kısıtlamalara bağlamıştı. Bugün atılan her yeni adımın, bu bölünmüş yapıyı kalıcı hale getirme ve nihayetinde camiyi tamamen Müslümanlardan koparma amacına hizmet ettiği belirtiliyor.
Filistinli kaynaklara göre cami yöneticilerinin ve görevlilerinin uzaklaştırılması, yalnızca kişilere yönelik bir yaptırım değil; İbrahim Camii'nin dini statüsünü aşındırmaya, Müslüman varlığını görünmez kılmaya ve El Halil'in eski şehir bölgesini işgalciler lehine "temizlemeye" yönelik daha geniş bir planın parçası. Bu nedenle söz konusu karar, İbrahim Camii'ni hedef alan en tehlikeli aşamalardan biri olarak değerlendiriliyor. (İLKHA)




