Filistin İslami Cihad Hareketi Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed el-Hindi, Gazze'deki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hindi, son dönemde oluşturulan "Barış Konseyi"nin sahadaki tabloyu değiştirmediğini belirterek yapının "göstermelik bir siyasi vitrin" olduğunu söyledi.

Filistin İslami Cihad Hareketi lideri, Konsey'in "mutlak Amerikan hakimiyeti ve siyonist rejim için tam güvenlik" esasına dayandığını ifade etti. Filistinlilerin ise kendi gelecekleri konusunda gerçek bir söz hakkına sahip olmadığını dile getirdi.

Hindi, önerilen planın Gazze'nin yeniden imarını direnişin silahsızlandırılması şartına bağladığını belirterek, buna karşılık siyonist rejimin saldırılarının, sınır kapılarının kapatılmasının ve insani yardımların engellenmesinin gündeme getirilmediğini kaydetti. Çadır ve konteyner ev girişinin dahi kısıtlandığını hatırlatan Hindi, bunun açık bir siyasi baskı aracı olduğunu söyledi.

"Şehadet direnişi bitirmez"

Kudüs Seriyyeleri komutanlarından bazılarının şehit edilmesine de değinen Hindi, kayıpların direniş iradesini kırmadığını ifade etti.

Her neslin ardından yeni bir neslin mücadeleyi devraldığını belirten Hindi, Filistin halkının 1987'deki Birinci İntifada'da da sınırlı imkânlara rağmen işgale karşı direndiğini hatırlattı.

Hindi, mevcut savaşın yalnızca siyonist rejimle sınırlı olmadığını, ABD öncülüğündeki Batı ittifakının askeri ve siyasi desteğiyle yürütüldüğünü belirtti.

"ABD'nin tarafsızlığına güven yok"

Hindi, ABD'nin arabuluculuğuna güvenmediklerini belirterek ister Donald Trump ister Joe Biden döneminde olsun Washington yönetiminin siyonist rejimden yana tavrının değişmediğini söyledi. Bazı mutabakatların kabul edilmesinin nedeninin, sivillere yönelik katliamları durdurma çabası olduğunu vurguladı.

Merdavi: Siyonist rejim esirlerin iradesini işkence ve tıbbi ihmalle kırmak istiyor
Merdavi: Siyonist rejim esirlerin iradesini işkence ve tıbbi ihmalle kırmak istiyor
İçeriği Görüntüle

ABD'nin Tel Aviv Büyükelçisi Mike Huckabee'nin "israil Nil'den Fırat'a" ifadelerine de değinen Hindi, bu söylemin siyonist projenin yayılmacı karakterini yansıttığını ve Amerikan yönetimindeki Evanjelik etkinin göstergesi olduğunu dile getirdi.

"Abluka ve silahsızlandırma dayatması"

Hindi, Gazze ve Lübnan'da siyonist rejimin askeri operasyonlarını sürdürdüğünü, insani yardım ve yeniden imar dosyalarının ise siyasi baskı aracına dönüştürüldüğünü belirtti. Direnişin silah bırakması karşılığında yeniden imar teklif edilmesini "büyük bir yanılsama" olarak nitelendirdi.

Son olarak bölgesel gerilimlere dikkat çeken Hindi, Filistin meselesinin askeri baskıyla sona erdirilemeyeceğini, Filistin halkı topraklarına ve direniş tercihine bağlı kaldıkça mücadelenin süreceğini ifade etti. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA