Ellerinde Türkiye ve Filistin bayrakları, direnişin sembolü olan kefiyeler ve işgal rejiminin soykırımına dikkat çeken pankartlarla Sultanahmet Meydanı'nda bir araya gelen binlerce kişi; Türkçe, İngillizce ve Arapça, Gazze ve Filistin lehine, işgal rejimi aleyhine sloganlar atarak Eminönü Meydanı'na kadar yürüdü.

Meydan'da toplanan kalabalık; Filistin ve dünyanın dört bir yanındaki mazlumlar için dualar etmek için ellerini semaya açtı.

"israil, açlığı bir toplu öldürme yöntemi olarak kullanıyor"

Meydanda grup adına basın açıklamasını okuyan İsmail Halis, "Milyonlarca Müslümanın kutsal ibadet ayı olan Ramazan ayındayız. 7 Ekim'den bu yana devam eden ABD-israil soykırımı, gidecek başka hiçbir yeri kalmayan insanların güvenli bölge diye sığındığı Refah'a gözünü dikmiş durumda. Hem de, BM Güvenlik Konseyi Ateşkes Kararı'na rağmen. Gazze'nin kuzeyinde, açlığı bir toplu öldürme yöntemi olarak kullanan israil, 7 binin üzerinde insanın sığındığı Şifa Hastanesini kuşatma altına alarak dünya tarihinde benzeri görülmemiş suçlarına bir yenisini daha ekledi. Tanklarla hastane kuşatmak, içerideki hastaları, gidecek hiçbir yeri kalmadığı için hastaneye sığınan evlerinden edilmiş sivilleri hastane içinde infaz etmek, esir almak, doktorları hedef ve canlı kalkan yapmak dünyada geçerli hiçbir kanunda cezasız kalamayacak suçlardır." dedi.

Av. Sönmez, işgal destekçisi Almanya'yı protesto eylemlerini artırmaya çağırdı Av. Sönmez, işgal destekçisi Almanya'yı protesto eylemlerini artırmaya çağırdı

"Artık bizi duyun, kalıcı ateşkes için daha neyi bekliyorsunuz?"

Dünyanın işgal rejimine karşı üç maymunu oynamaya devam ettiğine dikkat çeken Halis, "Biz, kalbi, Filistin'de, Gazze'de, insanlıkla birlikte  atan vicdan sahipleri olarak dünyanın her yerinde, meydanlarda sesimizi yükseltiyor ve karar alıcılara sesleniyoruz; artık bizi duyun, kalıcı ateşkes için daha neyi bekliyorsunuz? İsrailin destekçilerinden biri de, bu sessizliğinizle sizlersiniz. Bombardımanlardan kaçan ve güvenli bölge yalanıyla göçe zorlanmış 1 milyondan fazla sivilin sığındığı Refah'a olası bir israil saldırısı bugüne dek izlemek durumunda kaldığımız insani felaketi korkunç boyutlara taşıyacaktır. Bunun önüne geçilmesi için siyasi, askeri tüm önlemler alınmalı, hastanelerin dokunulmazlığı sağlanmalı ve kalıcı ateşkes kararlarına uyulmalıdır. 25 Mart tarihinde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde Gazze'de acil ateşkes sağlanmasını talep edilen karar tasarısı kabul edildi. Peki bu kararı kim uygulayacak? İsrail, alınan bu kararı tanımadığını dün gerçekleştirdiği saldırılarla, onlarca kez ilan etmiş oldu. Ey dünyanın karar alıcıları, ilk kez soykırıma karşı bir karar almayı başardınız, bunu uygulamaya koyamadıktan sonra hepinizin pozisyonu sorgulanacaktır. İsrail karşısındaki hükümsüzlüğünüz, sizi dünya vicdanında mahkum edecektir." şeklinde konuştu.

"Açlıktan ölümle burun buruna gelen insanlar denizden yardım toplamaya çalışırken boğularak can veriyorlar"

Gazze’de hala bir insani yardım koridorunun oluşturulamamış olmasının büyük bir insanlık ayıbı olduğunu vurgulayan Halis, "Havadan gönderilen yardımlar, açlığı ve trajediyi engellemek bir yana, yeni acılara yol açmakta, açlıktan ölümle burun buruna gelen insanlar denizden yardım toplamaya çalışırken boğularak can vermektedir ve bütün bu acı gerçekliğin tam ortasında, 39 bin insanın can verdiği binaların kalıntıları ile adına 'Gazze limanı' denilen bir bilinmezlik inşa edilmektedir. Bu ABD limanında, Gazzemiz ve bölgemiz için, daha da karanlık bir yarın kurulmak isteniyor." diye belirtti.

"Dünyanın gözü önünde 1 milyondan fazla insanın açlığa terk edilişi kabul edilemez"

Tüm karar vericilere ve tüm halklara seslenen Halis, "Sesinizi lütfen bastırmayın. Siz varolduğunuz sürece, insanlık umudu yaşamaya devam edecek. Bir kez daha çağrıda bulunuyoruz; sınır kapılarını insani yardımlara açın. Dünyanın gözü önünde 1 milyondan fazla insanın açlığa terk edilişi kabul edilemez. Aylardır meydanları boş bırakmayan, her platformda sesini yükselten dünyanın her yerindeki vicdan sahibi insan kardeşlerimizi selamlıyoruz. Biz Filistin İnisiyatifi olarak ilk günden bu yana bu vicdan selinde yerimizi almak için gayret sarf ettik. Acılar son bulana dek, insani yardımlar yerine ulaşana, güvenli bölgeler gerçekten güvenli hale gelinceye dek sesimizi ve sözümüzü yükseltmeye devam edeceğiz."ifadelerini kullandı.

Kalabalık; okunan basın açıklaması ve dualardan sonra Eminönü Yeni Camii Avlusu'nda iftar açtı. (İLKHA)

Kaynak: ilkha