Yaz tatilinin son günlerine yaklaşılırken, çocukların okul dönemine yeniden hazırlanması aileler için önemli bir gündem haline geldi. Uzun tatil sürecinde değişen uyku saatleri, günlük alışkanlıklar ve artan ekran kullanımı, okulların açılmasıyla birlikte çocukların yeniden düzene uyum sağlamasını zorlaştırabiliyor.
Özellikle ekran kullanımının sınırlandırılması konusunda yaşanan anlaşmazlıklar aile içinde çatışmalara neden olabilirken, uzmanlar okul öncesi dönemde çocuklara uygulanacak yaklaşımın büyük önem taşıdığını belirtiyor.
Klinik Psikolog Ebrar Acar Emre, İLKHA muhabirine, yaz tatilinde çocukların ekran kullanımındaki artışın her zaman bağımlılık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Emre, ebeveynlerin ekran süresinden önce çocuklarının sosyal, duygusal ve ailevi ihtiyaçlarına odaklanması gerektiğine dikkat çekti.
'Ekran süresinden çok, ekranın çocuğun hayatındaki yeri önemli'
Yaz tatillerinde çocukların ekran kullanımının artması oldukça yaygın bir durum olduğunu söyleyen Emre, 'Okul döneminde rutinler daha kolay uygulanırken, tatilde bu sınırların gevşemesi şaşırtıcı değil. Ancak bu, tamamen boş kalsınlar, rutinlerden uzak olsunlar demek değil. Özellikle yaz tatilini uzun süre evde kalarak geçiren, dışarı çıkmayan, arkadaşlarıyla yüz yüze bir araya çok sık gelmeyen çocukların ekran kullanım süresi artacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta ise sadece ekran süresine bakmamak gerekiyor. Ekranın çocuğun hayatında nasıl bir yer tuttuğu önemli. Ekran ile vakit geçirmek, çocuğun sosyal hayata dahil olmasından, arkadaşlarıyla ve ailesiyle vakit geçirmesinden alıkoyuyorsa bunu daha yakından değerlendirmek gerekir.' dedi.
'Çocukların tatilden okula geçişi bir anda olmamalı'
Okulların açılmasına az bir süre kaldığını ve okul rutinlerine geri dönüş nasıl olmalı konusuna da değinen Emre, 'Çünkü ebeveynleri en çok zorlayan ve ailelerde çatışmaya yol açan süreçlerden birisi bu. Her zaman sert geçişlerin adaptasyonu zorlayacağını söylüyoruz. Okul rutinlerine geçmek de aslında aynı durum. Bir anda, 'Tatil bitti, hadi eski düzene dönelim.' demek çocuğu zorlar. Tıpkı yetişkinlerin uzun ve güzel bir tatil dönüşü işe odaklanmakta zorlanması ve rutinlere geçişte aksamaların yaşanması gibi aslında. Yetişkinlerin bile zorlandığı konuda çocuklardan daha fazlasını istemek çok da gerçekçi olmaz.' diye belirtti.
'Çocukları okul rutinlerine döndürürken sert geçişlerden kaçının'
Emre, 'Yumuşak geçişler için sıra sıra rutinleri hayatınıza alarak başlayabilirsiniz. Örneğin, bir-iki gün erken yatmak, bir-iki gün ekran süresini düzenlemek gibi. Burada önemli olan ebeveynin sakin, kararlı ve tutarlı olmasıdır. 'Tatil bitti.' tutumundan çok, 'Yavaş yavaş eski rutinimize geri dönüyoruz.' hissi oluşturmak en iyisi. Her boş vaktinde ekrana yönelen çocuğa teknoloji bağımlılığına sahip diyemeyiz. Öncelikle teknoloji bağımlılığına sahip olup olmadığına bakmamız gerekir. Eğer çocuk canı sıkıldığı için, boş vakitlerinde teknolojiye yöneliyorsa bu çocuğun daha çok boş vakitlerini nasıl değerlendireceğine dair bir yönlendirmeye ihtiyacı vardır. Ancak ekran kullanım süresi oldukça fazlaysa, yemek yemek, tuvalete gitmek gibi ihtiyaçlarını erteliyorsa, ekrandan ayrılmakta zorlanıyorsa o zaman ekran bağımlılığından şüphelenebiliriz.' diye ifade etti.
'Ekran kısıtlamasından önce çocuğun ihtiyaçlarını anlamak gerekiyor'
Ekran bağımlılığının önüne geçebilmek için üç yaş öncesi sıfır ekran verilmesi çok önemli olduğunu vurgulayan Emre, sözlerini şöyle sürdürdü:
'İlerleyen yaşlarda ise kontrollü ve sınırlı ekran verilmesi gerekir. Ebeveynlerin en çok düştüğü tuzak ise ekranı bir ödül-ceza sistemine dahil etmesi. Ödül olarak verilen ekranla teknolojinin daha ilgi çekici bulunmasına, ceza olarak uygulanan ekran kısıtlamaları da yine teknolojiye daha çok yoğunlaşmasına sebep olabilir. Ebeveynler çocuklarında fazla ekran kullanımı problemi olduğunu düşünüyorsa ilk bakmaları gereken yer davranıştan ziyade ihtiyaçlar olmalıdır. Çocuk kendini dış dünyada yeterince gösteremediği için mi sanal dünyaya yöneliyor, yeterince arkadaşı var mı, aile ile sağlıklı iletişimi var mı, yalnız mı, stresini bu şekilde mi yatıştırıyor gözlemlenmeli? İkinci olarak ebeveynlerin ekran kullanım süreleri önemli. Ebeveynler genellikle televizyon ve iş için kullandığı ekran sürelerini hesaba katmazlar ancak çocuğun gözünde iyi bir rol model olabilmek için birlikte ekran süresini düzenlemek daha uygun olacaktır. Çocuğun ekran veya yaşamında yerine koyabileceği bir hobisi, eğlencesi olmalı. Ekran kısıtlandığında yerine koyacak bir şey bulamazsa çocuk daha çok ekrana yönelecek veya aile içi sıkıntılı iletişim yaşanacaktır.' diye konuştu. (İLKHA)




