Dicle Üniversitesi Tarih Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Oktay Bozan, Diyarbakır'ın fethinin 1387'nci yıl dönümü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, 639 yılının bölge için bir 'özgürleşme miladı' olduğunu söyledi. Fethin yalnızca bir yönetim değişikliği olmadığını belirten Bozan, bunun aynı zamanda adaletin tesisi, gönüllerin kazanılması ve yeni bir medeniyet anlayışının bölgeye taşınması anlamına geldiğini ifade etti.

Prof. Dr. Oktay Bozan

Diyarbakır'ın 639 yılında Hazreti Ömer dönemindeki fethiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Bozan, söz konusu tarihi fethin yalnızca siyasi bir egemenlik değişimi değil, aynı zamanda bölgenin yeni bir medeniyetle tanışması olarak okunması gerektiğini ifade ederken İslami dönemin bölgede toplumsal ve ekonomik açıdan yeni bir yapı oluşturduğunu vurguladı.

'639; bu coğrafya için yeni bir aydınlık, yeni bir nefes alma, yeni bir hürriyete kavuşmadır'

Değerlendirmelerinin başında Diyarbakır'ın fethi üzerinden fetih kavramına açıklık getiren Bozan 'Bu sene Diyarbakır'ın Hazreti Ömer dönemindeki fethinin 1387'nci yıl dönümü olacak. Tabii fetih, malumunuz üzere, bir coğrafyada zulmün sona ermesi, adaletin tesisi anlamına geliyor. Yoksa fetih sadece bir şehrin kapısını açmak, bir şehri ele geçirmek ya da bir şehirdeki idarenin el değiştirmesi demek değildir. Burada ilahi iradeye ram olmak, yüce yaratıcıyı benimsemek anlamı da söz konusudur. Ve sadece bir kapı açmak değil, aynı zamanda bir gönül açmaktır. Yani şehirlerin kapısını açmak değil, aynı zamanda orada insanların yeni bir medeniyetle tanışması anlamına geliyor.' ifadelerini kullandı.

Bu açıdan 27 Mayısın Diyarbakır için sadece bir yönetimin el değiştirmesi değil, bir coğrafyanın yeni bir medeniyetle tanışması anlamına geldiğini sözlerine ekleyen Bozan 'Daha önceki dönemlerde burada uzun yıllar Pers, Sasani, Roma ve Bizans egemenlikleri olmuş. Bölge ahalisi uzun yıllar bu düşüncelerin içerisinde mezhep baskılarına, etnik kimlik baskılarına maruz kalmış; yoğun savaşlardan dolayı savaş yorgunu düşmüş bir coğrafya hâline gelmiştir. Bu açıdan 639 tarihi, bu coğrafya için yeni bir aydınlık, yeni bir nefes alma, yeni bir hürriyete kavuşma anlamına gelmiş oluyor.' dedi.

'Müslümanların diğer unsurları yok etme iddiaları asılsızdır'

Prof. Dr. Bozan 'Nitekim fetihle de bunu görüyoruz. Fetihle beraber Diyarbakır yeni bir özgürlüğe kavuşmuştur. Diyarbakır'da bu özgürlükle beraber yaşayan halklar nefes almaya başlamıştır. Bunun somut göstergesi, İslami fetih dönemlerinde burada yaşayan insanların muhabbetlerinin ve kimliklerinin devam ediyor olması, ekonomilerinin artarak sürmesi, buranın bir ticaret merkezi olması, burada birlikte yaşama ve kardeşlik duygularının var olmuş olmasıdır.' şeklinde konuştu.

Diyarbakır'ın fethiyle alakalı herhangi bir kaynağa dayalı olmayan ve tamamen İslam'ı karalamaya yönelik ortaya atılan bazı iddiaların asılsız olduğunu, bu tür iddiaları birtakım grupların bilinçli olarak öne sürdüğünün altını çizen Bozan, şunları söyledi:

'Fanatik olarak Müslümanların diğer unsurları yok etme, tasfiye etme gibi bir iddiasının olduğu düşüncesi doğru değildir. Zira bu tür ezbere dayalı iddialar son yıllarda çokça dile getiriliyor. Yani İslam'ın bu coğrafyaya gelmesiyle beraber büyük bir katliam yaşandığı gibi asılsız iddialar ortaya atılıyor. Hiçbir kaynakta yeri olmayan ve bölge insanlığına karşı yeni bir mühendislik çalışması içerisinde olan birtakım grupların sistematik olarak öne sürdüğü bu iddiaların da asılsız olduğunu bu vesileyle paylaşmış olalım.'

'Günümüzde fetih, kalpleri kazanmakla mümkündür'

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Er'den Kurban Bayramı mesajı
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Er'den Kurban Bayramı mesajı
İçeriği Görüntüle

'639 tarihi, bu coğrafyanın yeni bir hürriyetle tanışma dönemidir.' diyerek konuşmasını sürdüren Bozan 'Tabii günümüzde fethi nasıl algılamak gerekiyor? Artık bir toprak ele geçirmek değil; günümüzde fetih, kalpleri kazanmakla, ilimle fetih, kalemle fetih ve insanları kazanarak fetih anlayışıyla mümkündür. Gittiğimiz yerlerde insanları etkileyerek fetih olabilir. Yoksa kabaca bir hâkimiyet alanı oluşturmak gibi bir şey değildir. Gittiğiniz yerde bir şey katabiliyorsanız fetih devam ediyor demektir. Gittiğiniz yerde kurumlarınızla insanları etkileme şansınız yoksa siz bu fethin hiçbir yerinde değilsiniz demektir.' ifadelerine yer verdi.

Diyarbakır fethinin 1387'nci yıl dönümünün Kurban Bayramına denk gelmesi münasebetiyle bayram tebrik ve temennilerini paylaşan Bozan 'O açıdan gönüllere kurabileceğiniz köprülerle beraber bu fetih devam ediyor. İnşallah 639'daki fetih ruhuyla günümüzün bu imkânlarını birleştirip yeniden fetih ruhunu hissetmek ve idrak etmek durumundayız. İnanıyorum ki bu fetihle donanmış ve inşa edilmiş insanlarımız hem kendilerini esaretten kurtaracak hem de esaret altında olan, israilin yakıcı baskısı altındaki Gazzeli kardeşlerimiz başta olmak üzere tüm İslam coğrafyasındaki insanların yeni bir uyanışına ve özgürlüğüne vesile olacaktır. Belki o zulmedenlerin de özgürlüğüne ve kurtuluşuna vesile olacak diyebiliriz. İnşallah fetihle yeniden doğmayı, yeniden dirilmeyi, yeniden vahye tabi olmayı nasip eder Rabbim, diyebiliriz.' dedi. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA