Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, otomobiller, kereste ürünleri, ilaçlar ve diğer tüm karşılıklı tarifeler dahil olmak üzere birçok ürün grubunda Güney Kore’ye uygulanan vergilerin yüzde 15’ten yüzde 25’e çıkarılacağını duyurdu. ABD Başkanı, Güney Kore Parlamentosu’nun anlaşmayı onaylama sürecinde yavaş davrandığını savunarak “Biz, üzerinde uzlaşılan işlem doğrultusunda tarifelerimizi hızla düşürdük.” ifadelerini kullandı.
Güney Kore hükümeti ise bazı ürünlerde gümrük vergilerinin artırılmasına ilişkin kendilerine resmi bir bildirim yapılmadığını belirtti ve Washington ile acil görüşme talep ettiklerini açıkladı. Seul yönetimi, halihazırda Kanada’da bulunan Sanayi Bakanı Kim Jung-kwan’ın en kısa sürede Washington’a giderek ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile bir araya geleceğini duyurdu.
Kararın ardından Güney Kore’nin gösterge endeksi Kospi, salı sabahı düşüşle açıldı ancak büyük ihracatçı şirket hisselerinin toparlanmasıyla gün içinde yaklaşık yüzde 1,8 artıya geçti.
ABD ile Güney Kore, geçen yıl ekim ayında bir ticaret anlaşmasına varmıştı. Anlaşma kapsamında Güney Kore, ABD’ye 350 milyar dolarlık yatırım yapmayı taahhüt etmiş, bu yatırımın bir bölümünün gemi inşa sektörüne yönlendirilmesi planlanmıştı. Kasım ayında ise Washington, Seul’ün anlaşmayı onaylama sürecini başlatmasının ardından bazı ürünlerde tarifelerin düşürülmesi konusunda uzlaşmaya varmıştı.
Söz konusu anlaşma, 26 Kasım’da Güney Kore Ulusal Meclisi’ne sunuldu ve halen inceleme aşamasında bulunuyor. Yerel medyaya göre anlaşmanın şubat ayında kabul edilmesi bekleniyor.
Gümrük vergileri, ithalat yapan şirketler tarafından ödeniyor. Bu kapsamda ABD’li firmalar, Güney Kore’den satın aldıkları ürünler için yüzde 25 oranında vergi ödeyecek.
Trump, Beyaz Saray’daki ikinci döneminde gümrük tarifelerini dış politika aracı olarak sıkça kullanıyor. Cumartesi günü Kanada’yı, Çin ile bir ticaret anlaşması yapması halinde yüzde 100 gümrük vergisi uygulamakla tehdit eden Trump’ın açıklamaları, uluslararası kamuoyunda yankı uyandırmıştı.
Çinli yetkililer ise Kanada ile yapılan stratejik ortaklık anlaşmasının başka ülkeleri hedef almadığını savunmuştu. Kanada Başbakanı Mark Carney, ülkesinin Çin ile bir serbest ticaret anlaşması peşinde olmadığını ve böyle bir seçeneğin hiçbir zaman gündeme gelmediğini belirtmiş, bu tutumun ABD’li yetkililere açıkça iletildiğini ifade etmişti.
Trump, daha önce ABD’nin Danimarka Krallığı’na bağlı özerk bir bölge olan Grönland’ı ele geçirme planlarına karşı çıkan, aralarında Birleşik Krallık’ın da bulunduğu sekiz ülkeye ithalat vergisi uygulayacağını açıklamış, daha sonra ada konusunda gelecekte bir anlaşmaya yönelik ilerleme sağlandığını gerekçe göstererek bu tehdidinden geri adım atmıştı. Ancak bu süreç, ABD ile Danimarka ve diğer NATO müttefikleri arasındaki ilişkileri germişti. (İLKHA)




