Yaçin, yaz tatilinin yalnızca dinlenme dönemi olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, çocukların yaz okulları, Kur'an kursları ve dini eğitimlerle manevi yönden desteklenmesinin önemine dikkat çekti.

'İslam'ın bize öğrettiği tatil anlayışı bir işi bitirince başka bir işe koyulmaktır'

İslam'ın tatil anlayışının boş vakit geçirmek ya da zamanı heba etmek olmadığını vurgulayan Yaçini '2026 eğitim-öğretim yılının sonuna geldik. Bununla birlikte ülkemizde milyonlarca öğrencimiz karne alacak ve bu karneleriyle birlikte yaz tatiline girecekler. Öğrenciler, bir yıl boyunca aldıkları eğitimin ardından yaz tatili sürecini geçirecekler. Fakat genel olarak bizim tatil anlayışımız biraz farklıdır. İslam'ın bize öğrettiği tatil anlayışı, 'Bir işi bitirdiğimiz zaman hemen başka bir işe koyulmaktır.' Müslümanın hayatında salt tatil anlayışı, boş bir hayat geçirme ve vaktini heba etmek gibi bir anlayış yoktur. Bizler, bir işi tamamladıktan sonra başka bir işe yönelmek zorundayız.' dedi.

'Aileler yaz kursları ve dini eğitimler konusunda aynı hassasiyeti göstermeli'

Ailelerin eğitim-öğretim yılı boyunca çocuklarını okula göndermek için büyük çaba gösterdiklerini belirten Yaçin, '9 ay boyunca aileler kendi evlatlarına nasıl okula gitmeleri yönünde onlara telkinlerde bulunuyor, gerektiğinde onları zorlayarak, onlara bazı ödüller vererek evlatlarını motive ediyor ve bir eğitim-öğretim yılı geçiriyorlar. Bizim gerçekten atladığımız bir nokta var ki ailelerin aynı ehemmiyeti ve önemi yaz okulları, yaz kursları ve dini eğitimler için göstermekte maalesef biraz gevşek davrandıklarını görüyoruz.' diye konuştu.

Ailelere çağrıda bulunan Yaçin, 'Yaz tatili içerisinde evlatlarınızı nasıl okula gönderme noktasında bir çabanız varsa, aynı şekilde yaz okuluna gönderme noktasında da çabanız olsun.' ifadelerini kullandı.

'En öncelikli zorunlu eğitim, dini eğitimdir'

Okul eğitiminin zorunlu olduğunu ancak dini eğitimin de ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Yaçin, şunları kaydetti:

Peygamber Sevdalıları'ndan 'Çağımızın Kerbelası Gazze' programı
Peygamber Sevdalıları'ndan 'Çağımızın Kerbelası Gazze' programı
İçeriği Görüntüle

'Okul zorunlu bir eğitim olabilir. Ama bununla beraber bizim en öncelikli zorunlu eğitimimiz dini eğitimdir. Bu eğitim de İslami eğitimdir. Bizler evlatlarımıza bu İslami eğitimleri yaz okullarında, Kur'an kurslarında vermediğimiz zaman evlatlarımızın temelleri maalesef boş bir şekilde büyüyeceklerdir.'

'Maneviyattan uzak yetişen nesiller topluma zarar veriyor'

Eğitim-öğretim yılı içerisinde yaşanan bazı olaylara da değinen Yaçin, 'Bizler, eğitim-öğretim yılı içerisinde meydana gelen iki menfur olaya şahit olduk. Bunlardan biri Kahramanmaraş'ta, diğeri ise Şanlıurfa'da yaşandı. Bu iki olay bize şunu gösterdi ki maneviyattan ve İslam'dan uzak yetişen nesillerin, maalesef topluma büyük zararlar verdiğini görüyoruz. Bizler, evlatlarımızı okullara gönderip bir şeyler öğrenmelerini sağlarken, onların manevi alemlerinin aç kalmasına razı olamayız. Bu yüzden yaz okullarımızla kurslarımızla ve dini eğitimlerle özellikle bu üç ayı manevi bir depolanma dönemi olarak görmeli, evlatlarımızı okullara, eğitim merkezlerine ve camilere göndererek onların eğitim almalarını sağlamalıyız. Bu şekilde menfur olayların yaşanmasın.' şeklinde konuştu.

'İnsanoğlu boşluk kaldırmaz'

Çocukların manevi yönden desteklenmesinin önemine işaret eden Yaçin, sözlerini şöyle tamamladı:

'Çünkü insanoğlu boşluk kaldırmaz. Ya hayırla dolar ya şer ile dolar. Bu bütün insanlarda böyledir. Bizim evlatlarımız daha küçük iken, fıtratları temiz iken, onların bu tür günahlara bulaşmaması, yanlış işlere yönelmemesi, maneviyatsız ve materyalist bir şekilde büyütülmemesi için manevi alanlarının doyurulması gerekir. Bu yüzden ailelere tekrardan çağrımız, evlatlarımızı bu süreç içerisinde boşluk ya da tatil denilerek veya bir zorunluluk olmadığı düşüncesiyle başıboş bırakmayalım. Evlatlarımızı bu tür yerlere göndererek onların manevi depolanmalarına yardımcı olalım.' (İLKHA)

Kaynak: İLKHA