Yeryüzü Avukatları Derneği tarafından yapılan açıklamada, işgalci rejimin Gazze kıyılarından yaklaşık 250 deniz mili uzaklıktaki uluslararası sularda filoya saldırıda bulunduğu, insani yardım misyonuna katılan 428 sivil aktivistin kaçırıldığı ifade edildi. Açıklamada ' Filo; meşru bir sivil direniş eylemi olarak soykırım makinesine dönen israile karşı durmuştur. Bu duruş, israilin Gazze'ye yönelik Akdeniz'in derinliklerine doğru genişletilen ve Barış Kurulu'nun sömürgeci idaresiyle pekiştirilen bu hukuka aykırı ablukasına karşı bir yanıttır.' İfadelerine yer verildi.

'Uluslararası hukuk ihlal edildi'

Yeryüzü Avukatları Derneği açıklamasında 'Katılımcılar; uluslararası örf ve adet hukukundan doğan seyir serbestisi ve insani geçiş haklarını kullanmış; Dördüncü Cenevre Sözleşmesi'nin 23. ve 55. maddeleri ile Uluslararası Adalet Divanı'nın kararları uyarınca insani yardım ulaştırmaya çalışmıştır. Divan; israilin insani yardımı kolaylaştırması ve engellememesi gerektiğini son derece açık bir biçimde ortaya koymuştur. Daha önceki saldırılarına benzer bir şekilde israil, Filo'ya ait teknelerin makinelerinin durdurmasını emretmiş; katılımcıların bu emri reddetmesi üzerine Filo'nun Gazze'ye ulaşmasını engellemek için her türlü yola başvurmuştur. 4 büyük israil askeri gemisiyle Filo'nun çevresini sararak hukuka aykırı bir deniz kordon hattı oluşturma, hız botlarla saldırı düzenleme, gemilere el koyma, Filo'nun iletişimini keserek karartma uygulama, insansız hava aracıyla gözetim ve taciz faaliyetleri, yelkenleri yırtma ve su ikmalini sabote etme; israilin hukuka aykırı müdahalesi sırasında başvurduğu zor kullanma yöntemleri arasındadır.' ifadelerine yer verildi.

Hukuka aykırı müdahale

Açıklamada 'Polonya bayraklı Cactus gemisiyle başlayan ve Fransız bayraklı Wave Song'un 50'nci gemi olarak müdahaleye maruz kalmasıyla son bulan süreçte israil, 50 insani yardım gemisine şiddet uygulayarak hukuka aykırı müdahalede bulunmuştur. israilin insani yardımı ve insani yardım misyonlarını engellemesi; 'Cenevre Sözleşmeleri kapsamında öngörüldüğü üzere yardım malzemelerinin ulaştırılmasının kasıtlı olarak engellenmesi' eylemini oluşturmakta ve Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin israil Başbakanı Benjamin Netanyahu ile eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama müzekkeresi çıkardığı savaş suçu kapsamına girmektedir.' denildi.

'Küresel Sumud Filosu' konferansında uluslararası hukuk ve Gazze ablukası ele alındı
'Küresel Sumud Filosu' konferansında uluslararası hukuk ve Gazze ablukası ele alındı
İçeriği Görüntüle

'israil filo katılımcılarına terör estirmiştir'

Filodaki katılımcılara yönelik uygulamaların, Uluslararası Ceza Mahkemesi ile uluslararası insan hakları sözleşmelerine aykırı olduğu belirtilerek 'israilin Filo katılımcılarına karşı gerçekleştirdiği zorla alıkoyma eylemi; Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'nin 6, 7 ve 9. maddelerinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 2, 3 ve 5. maddelerinde ifade edilen insan hakları hukuku normlarını ihlal etmektedir. israil, uluslararası sularda Filo'yu tahrip etmiş ve Filo katılımcılarına terör estirmiştir. Plastik mermi kullanımı da dahil olmak üzere gerçekleştirilen şiddet içerikli bu saldırı, yolcuların yaşam hakkını ve bedensel bütünlüğünü tehlikeye atmıştır. Katılımcılar; uluslararası sularda seyreden ve yüzen bir cezaevinde, elleri sürekli olarak arkadan kelepçe takılmış biçimde ve kasıtlı olarak sürekli ıslak bırakılan alanlarda toplu hâlde zorla tutulmuştur. Sivil katılımcılara uygulanan bu insanlık dışı muamele işkence yasağını açıkça ihlal etmekte; katılımcıların zorla tahliye edilmesi ve uluslararası sularda yüzen bir cezaevine kaçırılması ise kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkına ilişkin uluslararası örf ve adet hukuku normlarını çiğnemektedir. israil, 29 Nisan'daki müdahalede olduğu gibi Nahshon gemisini yüzen cezaevi olarak kullanmış ve zorla alıkoyduğu tüm katılımcıları önce Aşdod Limanı'na sonra da Necef çölündeki Ketziot hapishanesine nakletmiştir.' açıklamasında bulunuldu.

'Ülkeler meseleyi Uluslararası Ceza Mahkemesine sevk etmelidir'

Yeryüzü Avukatları Derneği ülkelere çağrıda bulunarak 'WOLAS; devletleri ve uluslararası kuruluşları zorla alıkonulan sivillerin güvenli biçimde iade edilmesini sağlamaya ve israilin bu kişilere daha fazla zarar vermesini önlemeye davet etmektedir. Başta bayrak devletleri (Polonya, İspanya, İtalya, Birleşik Krallık, Fransa, San Marino, Portekiz) olmak üzere tüm uluslararası aktörler ve vatandaşları israil tarafından zorla alıkonulan devletler (toplamda 40 farklı devlet); israilii hukuka aykırı eylemlerinden dolayı sorumlu tutmak ve insani yardım misyonlarına yönelik saldırılarına son verdirmek için mevcut tüm uluslararası mekanizmaları kullanmalıdır. Tüm ilgili devletler, hususen bayrak devletleri, iç hukuk süreçlerini başlatmalı ve meseleyi Uluslararası Ceza Mahkemesine sevk etmelidir. Mahkeme Savcısı da resen bir soruşturma başlatmalıdır.' dedi. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA