Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Sedide Akbulut, İLKHA muhabirinin yaz Kur'an kurslarına ilişkin sorularını yanıtladı.
Yaz Kur'an kurslarının bu yıl da yoğun ilgi gördüğünü belirten Akbulut, Türkiye genelinde yaklaşık 2,5 milyon çocuğun camilerde ve Kur'an kurslarında eğitim aldığını ifade etti.
Akbulut, Ankara'da NATO toplantıları nedeniyle kursların Türkiye'nin diğer bölgelerinden bir hafta sonra başlayıp bir hafta sonra tamamlandığını belirterek, bu sürecin çocukların sağlıklı, huzurlu, öğrenerek ve eğlenerek geçirdikleri bir dönem olduğunu söyledi.
'2,5 milyon çocuğumuz bu sene de camilerimizde, Kur'an kurslarımızda oldu'
'Yaz Kur'an kurslarına ilgi ne düzeyde?' sorusuna Akbulut, 'Ankara'mızda NATO toplantıları gerekçesiyle bir hafta sonra başladık ve bir hafta sonra bitirdik. Bu hafta da Ankara ile birlikte tüm Türkiye'deki yaz Kur'an kurslarımız nihayete erdi. Sağlıklı, huzurlu, öğrenerek, eğlenerek geçirilen bir yaz Kur'an kursu oldu. 2,5 milyon çocuğumuz bu sene de camilerimizde, Kur'an kurslarımızda, cemaatlerimizle, namazlarımızla hep birlikte olduk. Hakikaten din adına, Hazreti Peygamber'i tanıma adına, Allah sevgisi, vatan sevgisi adına çok ciddi kazanımlarla tamamlanan bir yaz Kur'an kursu oldu.' dedi.

'Mahremiyetle çocukların kendileriyle, çevreleriyle, yabancılarla ve hatta aileleriyle birlikte olan bir sınır öğretildi'
Yaz Kur'an kursları 6 haftalık bir süreç olduğunu belirten Akbulut, şunları söyledi:
'Bu 6 hafta süreç içerisinde temel dini bilgiler dediğimiz namaz, abdest, gusül, imanın esasları, İslam'ın şartları gibi temel esaslarla beraber öğrenmesi gereken dualar, ezberlerle tamamlandı. Bunun haricinde bizim yıl içerisinde de sürdürdüğümüz bir eğitim programımız var. O eğitim programlarında da biliyorsunuz değerler üzerine, milli ve manevi değerlerimiz etkin. Bu yaz içerisinde de özellikle Allah, Peygamber, vatan sevgisi, fedakarlık, doğruluk, dürüstlük, özellikle mahremiyet, birbirimizin sınırlarını çiğnememe, yine bununla ilgili sağlıklı bir vücut, Allah'ın bize verdiği emanet bilinci üzerinde duruldu. Bunlar çok önemli değerler. Yani emanette çocuğun çevreye karşı duyarlılığı, çevreyi bir emanet olarak bilmesi, kendine karşı duyarlılığı, vücudunu sağlıklı bir şekilde koruyabilmesi, her türlü dış bağımlılıklardan kurtarabilecek emanet bilinci verilmeye çalışıldı. Mahremiyet ile de çocukların kendileriyle, çevreleriyle, yabancılarla ve hatta aileleriyle birlikte olan bir sınır öğretildi.'
Akbulut, 'Kur'an-ı Kerim ve Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in öğretilerinde mahremiyet, kişinin mahremiyeti birincil olarak esas alınır. Allah da ayet-i kerimesinde çocuklarımızın daha henüz buluğ çağına ermemiş olsalar bile ebeveynlerinin odalarına girerken izin almalarını ister. Burada hem bir edebi hem bir usulü hem de bir mahremiyet sınırlarını öğretmektir. Oradan aldığımız ilhamla çocuklarımıza günlük hayatlarında kimlerle ne kadar sınır koyabileceklerini, bir ben özelleri olduğunu, ailenin de aynı zamanda bir mahremiyet çerçevesi içerisinde büyüyeceğini, gelişeceğini aktarmış olduk.' diye konuştu.

'Velilerimizin memnuniyeti ile geçen bir yaz Kur'an kursu oldu'
Kurslarda çocuklara kazandırılan değerlere de değinen Akbulut, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Birlikte yaşamayı, sınıf arkadaşlarıyla birlikte geçinmeyi, onlara karşı doğruluğu, çevresine karşı samimiyeti, sadakati öğrendiler. Bunların hepsi aslında bir öğrenme modundan öte etkinlikle, oyunla, dramayla canlı öğrenmeler gerçekleştirildi. Çoğu zaman da milli ve manevi değerlerimiz bağlamında tüm Türkiye'de farklı ziyaretler, farklı noktalara gidildi. Çocuklarımız bir yaşlının ziyaretine gittiler, büyüğe saygıyı, hürmeti gördüler. Tarihi bir mekana girdiler, orada geçmişimizi yad ederek bugünkü varlığımızın geçmişe dair saygıyı, onlara karşı sadakati öğrendiler. Genel anlamda çocuklarımızın, velilerimizin memnuniyeti ile geçen bir yaz Kur'an kursu oldu. Bu arada henüz neticelenmedi, geçen yıl da yapmıştık bir veli memnuniyet anketi, bu yıl da Strateji Başkanlığımız bir memnuniyet anketi düzenledi, büyük bir katılımla, büyük bir memnuniyetle inşallah nihayete erecek. Bunu da daha sonra açıklaması yapılacak ama memnuniyetler sahada da görüyorsunuz.' ifadelerine yer verdi.
'Dinini, Rabbini, Peygamberini tanıyan bir nesil yetiştirme arzusuyla büyük teveccüh gösterdiler'
Ebeveynlerin kurslara katkısının çok büyük olduğuna dikkat çeken Akbulut, 'Ailelerimiz olmasa bu eğitimler olmaz. Çünkü bu eğitimlerde, yaz Kur'an kursunda 4 ila 14 yaş arasında yoğun bir talep alıyoruz. 4 ila 14 yaş arasında çocuğun burayı tercih etmesi ebeveynin rehberliğinde, tercihinde mümkün oluyor. Bu anlamda da 2,5 milyon öğrenciyi bize gönderen aileler tabii ki bilinçli, neyin istediklerinin farkında ve çocuklarına dair bir kaygıları var, bir gelecek endişeleri var. Onlar da çocuklarını birer emanet olarak düşündükleri için dinini, Rabbini, Peygamberini tanıyan bir nesil yetiştirme arzusuyla büyük teveccüh gösterdiler. Kendilerine kurumum adına teşekkür ediyorum.' şeklinde belirtti.

'Sosyal çevreyi, sosyal farkındalığı da yaşatıyor yaz Kur'an kursları'
'Kur'an kurslarımız sadece bir dikte bir eğitim mekanları değildir.' diyen Akbulut, konuşmasının devamında şunları aktardı:
'Biliyorsunuz yaygın din öğretimi mekanlarımızdır. Burada yaygın din eğitiminin temel hedefi zaten isteğe bağlı, zorla süren bir eğitim değil, isteğe bağlı bir eğitimdir. Bu isteğe bağlı eğitimde sadece bir eğitimi ders moduyla değil, aynı zamanda etkinliklerle, hepimiz görüyoruz. Çevremizde, bunun piknik, yarışma, oyun, spor, farklı etkinlikler, hatta yerel yönetimlerin destekleriyle, farklı ödüllerle büyük bir etkinlik havuzuna da dönüyor. Şunu da görüyoruz, camilerimizde, Kur'an kurslarımızın civarındaki tüm vatandaşlarımız da bu yaz Kur'an kurslarımıza hakikaten ilgi gösteriyor. Onlar da mesela camilerimizin çoğunda çocuklara ikramlarımız cemaatlerimizin üzerinden gerçekleşti. Onlara da yürekten teşekkür ediyoruz. Bir gün dondurma, bir gün kek, bir gün meyve suyu dağıtan vatandaşlarımız, cami cemaatlerimiz oldu. Bu da gösteriyor ki sosyal çevreyi, sosyal farkındalığı da yaşatıyor aslında yaz Kur'an kursları. Çünkü eğer Kur'an kursuna gelmezse o günün en azından 4-5 saatini ekran başında geçirecek. Çok büyük bir sosyal etkinlik, sosyal iletişime girmeden kendi kendine geçireceği bir zaman dilimi yerine camide, Kur'an kursumuzda, gençlik merkezlerimizde arkadaşlarıyla birlikte akran öğrenmeleriyle büyük bir zevkle ve keyifle yaşadılar.'
'Vatandaşlarımızın çocuklarının din eğitimine teveccühü oldukça fazla'
Eğitim programlarına katılım çok iyi düzeyde olduğunu belirten Akbulut, 'Yaklaşık 4 yıldır benim de yakın takip ettiğim bir program bu. Her yıl azar azar artıyor. 2,5 milyon rakamı güzel bir rakam. Bunu da şöyle ifade etmemiz gerekiyor, Türkiye'de yaz Kur'an kursu ya da yaz kampları yapan çok farklı sivil toplum örgütleri de var. Onlarla birlikte aslında rakam 2,5 milyonun çok çok üzerine çıkıyor. Bu da gösteriyor ki vatandaşlarımızın çocuklarının eğitimine, din eğitimine teveccühü oldukça fazla.' dedi.

'Biz eğitimi sadece yaz Kur'an kurslarına hapsetmiyoruz'
'Yaz Kur'an kursları sonrasında camilerde eğitimler nasıl devam ediyor, çocuklar bu eğitimlerden ne şekilde yararlanabilir?' sorusuna da Akbulut, 'Asıl önemli olan bu. Çünkü 6 haftalık süren yaz Kur'an kursu daha önceki, yani zamanımızda şöyle ifade ederdik, işte her sene camiye gelir tam Kur'an'a geçince yaz Kur'an kursu biter, bir dahaki seneye gelene kadar unuturduk, yeniden elifbayla başlardık. Şimdi öyle değil. Yaz Kur'an kursunda öğrettiklerimizin üzerine fazlasıyla katabileceğimiz uzun dönem dediğimiz kış eğitim döneminde kurslarımız var. 4-6 yaş kurslarımız devam ediyor. Bunun haricinde okullu yavrularımız için, yani okula giden çocuklarımız için de öğrendikleri bu değerleri, bu işte ezberleri ya da Kur'an-ı Kerim'i unutmamaları için 7-10 yaş grubu diye bir programımız var ilköğretime yönelik. Haftada 2 saat, 4 saat, 6 saat gibi farklı alternatiflerle okul çıkışı merkezlerimizde, kurslarımızda, hatta camilerimizde bile bu eğitimleri alabilirler. Buna cumartesi, pazar da dahil, bunlarda da fırsat veriyoruz. Bunun haricinde 11-14 yaş grubu çocuklarımıza yönelik programımız var. Bir de 14 yaş üzeri gençlere yönelik programlarımız var. Biz eğitimi sadece yaz Kur'an kurslarına hapsetmiyoruz. Bir eğitim dönemi boyunca da özellikle reşit olmayan yavrularımızın ebeveynleri, aileleri, anne ve babaları rehberliğinde, onların izniyle eğitimlerimiz devam ediyor. Bunlardan da çok ciddi geri dönüşlerimiz var. Geçen yıl 150 bin rakama çıkan bir 7-10 yaş programımız var. İlk başladığımız işte 11-14 yaş programımız, gençliğe yönelik programlarımız... Bunlarla biz öğrencilerimizi, yavrularımızı eğitim dönemi içerisinde de kış sezonunda da bekliyoruz ki bir dahaki yaz Kur'an kursuna yeniden sıfırdan başlamayıp daha temel eğitimlerle kendilerine daha donanımlı kılalım.' şeklinde cevap verdi.

'Temel anlamda bir ihtiyaç odaklı perspektif ile çalışıyoruz'
İhtiyaç odaklı bir perspektifle çalışmaların sürdürüldüğünün altını çizen Akbulut, 'Ailelerimizden bir beklentimiz daha var. Yavrularını bu eğitimlerin devamında koruyabilmek, aldıklarını, kazanımları çoğaltabilmek için müftülüklerimizin, ilçe müftülüklerimizin adresleri var, web adresleri var ya da mahallelerinde cami, Kur'an kursu var, mutlaka kendilerin ehangi saat müsaitse, o saatlerde gitmeleri. Çünkü temel anlamda bir ihtiyaç odaklı perspektif ile çalışıyoruz. Yani çocuklar ne zaman müsaaitler, programlar ona göre planlanıyor. Yavrularımızı, velilerimizin gelerek nereye kaydedebileceğini, nereden eğitim alabileceğini, nasıl eğitimler görebileceğini öğrenmeleri için müftülüklerimize, camilerimize ve Kur'an kurslarımıza davet ediyoruz.' diye konuştu. (İLKHA)



