Okuma alışkanlığının giderek azaldığı günümüzde, Türkiye Yazarlar Birliği Batman İl Temsilcisi Prof. Dr. Şemsettin Dursun, okumanın insanın hem kendisini hem de hayatı anlamasında en temel yol olduğunu belirterek, okumayı yalnızca kitapla sınırlı görmemek gerektiğini söyledi.
İLKHA muhabirine konuşan Prof. Dr. Şemsettin Dursun, insanın sorumluluklarını yerine getirebilmesi için bilgi sahibi olması gerektiğini, bunun da ancak okumakla mümkün olduğunu ifade etti.

"Bizler 'ilk emri oku' olan bir medeniyetin çocuklarıyız"
Okumanın insanın düşünce dünyasını geliştirdiğini belirten Dursun, şu ifadeleri kullandı:
"Evet, okumak bilgi edinmenin en geçerli yöntemidir. Bizler, 'İlk emri oku!' olan bir medeniyetin çocuklarıyız. Okumak sadece kitapla sınırlı değildir; olayları, korkuları, nesneyi, eşyayı, tabiatı ve kendimizi okumak durumundayız. 'Kendini bilen Rabbini bilir.' diyoruz. Okurken çok yönlü, değişken fonksiyonlarla, derinlemesine ve genişlemesine okumak zihin dünyamızın gelişimine katkı sağlar. Aynı zamanda bu okumalar; soran, soruşturan, sorgulayan, analiz eden, analitik düşünen ve tarihin kurucu öncüsü olabilecek şahsiyetlerin doğmasına vesile olur."
Bir düşünürün sözünü hatırlatan Dursun, okumaya çok yönlü yaklaşılması gerektiğini dile getirdi.
Dursun, "Bir düşünür şöyle der: 'Gözle oku, gönülle oku, zihinle oku; kitabı oku, tabiatı oku, tarihi oku, evreni oku; hepsinden öte kendini oku.' Okuyarak bilgiyi, düşünerek hikmeti, yaşayarak tecrübeyi ve duyarak irfanı elde etmek mümkündür."
"Üç türlü okuma vardır"
Okumanın üç farklı şekilde gerçekleştiğini belirten Dursun, "Üç türlü okuma vardır: Gözle okumak, kulakla okumak ve zihinle okumak. Gözle Okumak: Bakışımızı; bakmak istediğimiz nesne, olay veya olgu her neyse ona yoğunlaştırmak durumundayız. Bütünlüğü görmeli, bütüncül bir yaklaşımla yaklaşmalıyız. Parçacı yaklaşımlar hakikati parçalar; parçalanan hakikat ise hakikat olmaktan çıkar.
Kulakla Okumak (Dinlemek): Kulakla okumak aslında dinlemektir. Gözlerimiz ve kulaklarımız, muhatabımızın sözlerini buyur eden kapılar gibidir; bu kapıları sonuna kadar açık tutmalıyız. Bilgi edinmenin en temel yollarından biri ‘can kulağıyla’ dinlemektir. Talebelerime hep söylerim: Elinizde bir ajanda olmalı, muhatabınızın o güzel sözlerini not almalısınız.
Zihinle Okumak (Düşünmek): Zihinle okumak düşünmek ve tasavvur etmektir. Zihinle okuduklarımızı gönül süzgecimizde damıtmalı ve tefekkür dünyamızı öylece zenginleştirmeliyiz. Çok boyutlu bir yaklaşımla okumak son derece önemlidir." dedi.
"Hayatımızı inşa ederken uzun farları yakmalıyız"
İnsanın geleceğe yönelik planlar yapabilmesi için okumanın vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Dursun, şunları söyledi:
"Hayatımızı inşa ederken 'uzun farları' yakarak ilerlemeliyiz. Uzun farları yakarsak geleceğe dair planlarımız, projelerimiz ve projeksiyonlarımız olur. Bütün bunlar ise ancak okumakla mümkündür. Günümüzde teknolojik gelişmeler büyük bir hızla ilerlemektedir. Aslında bu teknolojik gelişmeler Rabbimizin bize muazzam bir ikramı ve nimetidir; bunlardan uzak kalamayız. Ancak bu gelişmeleri de yine kitap okuyarak, inceleyerek, tetkik ederek ve kaynaklara inerek anlamaya, kavramaya çalışmalıyız."
"Her şey dönüp dolaşıp okuma noktasında yoğunlaşmaktadır"
İnsanın hem kendisine hem de topluma karşı sorumlulukları olduğunu ifade eden Dursun, bu sorumlulukların yerine getirilmesi için bilginin şart olduğunu belirtti.
Dursun, "Zira sorumluluklarımız vardır: Rabbimize, kendimize, ailemize, cemiyetimize, ötekine ve tabiata karşı sorumluyuz. Bu sorumlulukları yerine getirmek için bilgi sahibi, bilgi sahibi olmak için ise okumak durumundayız. Her şey dönüp dolaşıp okuma noktasında yoğunlaşmaktadır." dedi.
"İnsan zübde-i âlemdir"
İnsanın sıradan bir varlık olmadığını vurgulayan Dursun, "Biz insanız, sıradan bir varlık değiliz. İnsan demek 'küçük evren' demektir; büyük evren ise insan demektir. İnsan, zübde-i âlemdir; yani âlemin özü, özeti ve hulasasıdır. Kur'an, insanın eşref-i mahlukat (yaratılmışların en şereflisi) olduğunu buyurur. İnsan evrenin merkezindedir ve bizim tasavvurumuzda insan merkezli bir hayatı inşa etme vizyonu vardır." ifadelerini kullandı.
"İnsanlığın en büyük kaybı anlam kaybıdır"
Günümüzde insanlığın ciddi bir anlam arayışı içerisinde olduğunu ifade eden Dursun, "Günümüz dünyasında ciddi bir 'anlam arayışı' mevcuttur. İnsanın en büyük kaybı anlam kaybıdır; yani varoluşunun hikmetini yitirmesidir. İnsanlık bu arayışta sahil-i selamete nasıl ulaşacaktır? Yine okumalarla, kitapları araştırıp kaynaklara inerek bu anlam arayışında huzura kavuşmak mümkündür." diye konuştu.
"İki günü eşit olan zarardadır"
Dursun, Peygamber Efendimizin her gün gelişmeyi öğütleyen hadisini hatırlatarak sözlerini şöyle tamamladı:
"Peygamber Efendimizin çok etkilendiğim bir hadisi vardır: 'İki günü eşit olan zarardadır.' Yani her gün daha donanımlı, daha bilgili ve daha birikimli olmak durumundayız. Bu teknolojik gelişmeler okumamıza engel değildir; aksine 'teknolojik okuryazarlık' diye bir kavram vardır. Teknolojiyi insanın yararına kullanmak adına okumalarımızı hem derinliğine hem de genişliğine artırarak hayatımızı inşa etmeliyiz." (İLKHA)



