Yaklaşık 2,5 dakika süren türbülansın Wyoming semalarında meydana geldiği, olayın ardından uçağın rotasını değiştirerek Minnesota'ya acil iniş yaptığı belirtildi. Delta Air Lines, iniş sonrası 25 kişinin tedavi amacıyla hastanelere kaldırıldığını doğrulamıştı.
Utah 3. Bölge Mahkemesi'ne sunulan dava dilekçesinde, pilotların yaklaşan gök gürültülü fırtınaya rağmen uçağı tehlikeli hava koşullarına doğru yönlendirdiği ve gerekli önlemleri almadığı öne sürüldü.
Davacıların avukatları, havayolu şirketinin olumsuz hava koşullarını önceden tespit edebilecek teknik imkanlara sahip olduğunu, buna rağmen yapılan uyarıların dikkate alınmadığını savundu. Açıklamada 'Şiddetli hava olayları yeni bir durum değil. Bu kaza önlenebilirdi.' ifadelerine yer verildi.
Dava dosyasında, emniyet kemeri takılı olmayan yolcuların şiddetli sarsıntı sırasında kabin tavanına çarptığı, uçak içindeki bazı donanımların hasar gördüğü belirtildi. Yolcuların baş ve omurga yaralanmaları, beyin sarsıntısı, kesikler, kırıklar ve çeşitli ezilmeler yaşadığı ifade edildi.
Olay sırasında emniyet kemeri ikaz ışığının yanmadığı belirtilirken, ABD Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu (NTSB) tarafından yürütülen soruşturmada pilotların fırtınaya hazırlıksız yakalandığı sonucuna varıldı.
Ancak davacılar, ABD Ulusal Hava Durumu Servisi'nin uçuş güzergahı boyunca gök gürültülü fırtına riskine ilişkin önceden uyarı yayımladığını, pilotların ise hava trafik kontrolü ve uçuş brifinglerinde yer alan çok sayıda uyarıya rağmen rotayı değiştirmediğini iddia etti.
Dava dilekçesinde ayrıca, türbülansın ardından uçağın Salt Lake City veya Denver yerine Minnesota'ya yönlendirilmesinin yolcuların mağduriyetini artırdığı öne sürüldü. Davacılar, Delta'nın Minneapolis-St. Paul Havalimanı'nı bakım, yönlendirme ve yolcu transferi maliyetlerini azaltmak amacıyla tercih ettiğini iddia etti.
Yolcular, miktarı açıklanmayan tazminat talebiyle jüri yargılaması istedi. Delta Air Lines ise dava hakkında henüz kamuoyuna bir açıklama yapmadı. (İLKHA)




