Çocuk ve gençlerin eğitim ve sınav sürecini arkalarında bırakmalarının ardından okulların kapanmasıyla uzun yaz tatili de başlamış oldu. Dersler, ödevler ve sınav telaşı geride kalırken çocukların günlük yaşamında önemli bir değişiklik yaşanıyor. Boş zamanın artmasıyla birlikte telefon, tablet, bilgisayar ve oyun konsolları günün büyük bölümünü kaplamaya başlayabiliyor.
Klinik Psikoloğu İsmail Anıl Usta, yaz tatilinde ekran kullanımındaki artışın çoğu zaman fark edilmeden günlük yaşamın merkezine yerleştiğini belirterek, 'Sorun teknoloji değil; teknolojinin çocuğun hayatındaki yerinin kontrolsüz şekilde büyümesidir.' dedi.
'Çözüm denge kurmakta, yasaklarda değil'
Teknolojinin artık yaşamın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Klinik Psikolog İsmail Anıl Usta, çocukların dijital dünyanın içine doğduğunu ve ekranları tamamen yasaklamanın ne gerçekçi ne de sağlıklı bir yaklaşım olduğunun altını çizdi.
Usta, önemli olanın ekranın varlığı değil, kullanım süresi ve kullanım amacı olduğuna dikkat çekerek, 'Ekran, öğrenmeyi destekleyen bir araç da olabilir, zamanı tüketen bir alışkanlık da... Belirleyici olan çocuğun ekran karşısında ne yaptığı ne kadar süre geçirdiği ve bunun günlük yaşamını nasıl etkilediğidir.' dedi.
Usta, 'Okul döneminde çocukların zamanının büyük kısmı dersler, sosyal etkinlikler ve ödevlerle geçerken, yaz tatilinde bu düzen ortadan kalkıyor. Özellikle çalışan ebeveynlerin çocuklarıyla gün boyu ilgilenememesi, sıcak hava nedeniyle dışarı çıkma imkanlarının azalması ve dijital içeriklerin kolay erişilebilir olması ekran kullanımını hızla artırabiliyor. Başlangıçta 'oyalansın' düşüncesiyle verilen ekran süresi kısa sürede alışkanlığa dönüşebilir.' ifadelerini kullandı.
Hareket azalıyor, sağlık sorunları artıyor
Usta, 'Kontrolsüz ekran kullanımının sadece zaman kaybına neden olmuyor; çocukların fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimini de önemli ölçüde etkiliyor. Saatlerce ekran karşısında oturan çocuklarda fiziksel aktivite azalıyor. Bunun sonucunda kilo artışı, duruş bozuklukları, kas-iskelet sistemi sorunları ve göz yorgunluğu gibi problemler daha sık görülebiliyor.' değerlendirmesinde bulundu.
Uyku Düzeni bozuluyor
Özellikle gece saatlerinde telefon ve tablet kullanımının uykuya geçişi zorlaştırdığını belirten İsmail Anıl Usta, düzensiz uykunun çocukların hem ruh halini hem de bilişsel performansını olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.
Dikkat süreleri kısalıyor
Sürekli değişen dijital uyaranlara maruz kalan çocuklarda dikkat dağınıklığı, sabırsızlık ve sıkılmaya karşı düşük tolerans gelişebildiğini belirten Usta, gerçek yaşamın doğal temposunun dijital içerikler kadar hızlı olmadığı için çocukların kitap okumak, üretmek ya da uzun süre odaklanmakta zorlanabileceğine de dikkat çekti.
Kıyas kültürü özgüven gelişimini olumsuz etkiliyor
Özellikle ergenlik döneminde sosyal medya kullanımının artmasıyla çocukların kendilerini başkalarının yaşamlarıyla karşılaştırmaya daha yatkın hale geldiğini belirten Usta, bunun özgüven sorunlarını ve yetersizlik duygusunu tetikleyebileceğine de vurgu yaptı.
Ekran her zaman zararlı değil
Usta, teknolojinin doğru kullanıldığında çocukların gelişimine katkı sağlayabileceğini de vurgulayarak, 'Eğitici içerikler, yabancı dil uygulamaları, yaratıcı oyunlar ve çevrim içi eğitimler çocukların gelişimini destekleyebilir. Burada önemli olan ekranın çocuğun gelişimine katkı sunmasıdır. Amaçsız ve saatler süren ekran kullanımı ile kaliteli içerik tüketimini aynı kefeye koymamak gerekir.' diye ekledi.
Usta, sağlıklı ekran kullanımı için ailelere şu önerilerde bulundu.
'Günlük ekran süresi çocukla birlikte belirlenmeli.
Ebeveynlerin rol model olması sebebiyle evde birlikte geçirilen zaman diliminde de teknoloji kısıtlamasına gidilmeli.
Teknoloji tamamen yasaklanmamalı ancak sınırsız da bırakılmamalı.
Spor, sinema, sanat ve kitap okuma günlük rutinin parçası haline getirilmeli.
Yemek saatleri ve aile sohbetlerinde masadan telefonlar uzaklaştırılmalı.
Yatmadan en az bir saat önce telefon, tablet ve bilgisayar kullanımı sonlandırılmalı.'
Yaz tatili dijital değil, gerçek hayatla hatırlanmalı
Teknolojiyi hayatımızdan çıkarmanın mümkün olmadığını söyleyen Usta, 'Ancak çocukların bütün yazı ekran karşısında geçirmesi de sağlıklı değil. Yaz tatili; arkadaşlıkların, açık havada oynanan oyunların, aileyle geçirilen zamanın ve gerçek yaşam deneyimlerinin öne çıktığı bir dönem olmalıdır. Çocuklara dijital dünya ile gerçek yaşam arasında sağlıklı bir denge kurmayı öğretebilirsek, bu yalnızca yaz tatili için değil, yaşam boyu sürdürecekleri önemli bir beceri olacaktır.' dedi. (İLKHA)




