İşgal rejimi tarafından Gazze'de yıllardır soykırım savaşı ateşkese rağmen aralıksız sürdürülüyor. Mardin Artuklu Üniversitesi akademisyeni Ahmet Ceylan, işgal rejiminin Gazze'ye yönelik saldırılarının bugün itibarıyla 1000'inci gününe girdiğini belirterek, yaşananların insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak tarihe geçeceğini ifade etti.

İLKHA mikrofonuna konuşan Ceylan, 10 Ekim 2025 tarihinde imzalanan ateşkes anlaşmasına rağmen saldırıların sürdüğünü belirterek, ateşkes sürecinde Gazze'ye 3 binden fazla saldırı düzenlendiğini söyledi.

Filistinli gruplardan 1000'inci gün mesajı: Birlik ve direniş çağrısı
Filistinli gruplardan 1000'inci gün mesajı: Birlik ve direniş çağrısı
İçeriği Görüntüle

'Ancak ateşkes anlaşmasından bugüne kadar israil Gazze'ye 3 binin üzerinde saldırı düzenledi'

Ceylan, şunları kaydetti:

'7 Ekim 2023 tarihinde HAMAS'ın Gazze Şeridi'ne mücavir olan israilin çeşitli bölgelerine bir harekât düzenledi. Bu harekâtta yüzlerce israilli polis, asker ve sivil öldürüldü. 100'ü aşkın kişi de esir alınarak Gazze Şeridi'ne götürülüp orada hapsedildi. Bunun üzerine israil karşılık verdi ve 7 Ekim'den bugün, 1 Temmuz tarihi itibarıyla yaklaşık 1000 gün geçti. Yaklaşık 95 gün sonra da çatışmaların üçüncü yılı tamamlanacak ve halen devam etmektedir. Sözde 10 Ekim 2025'te yaklaşık 7 ay önce bir ateşkes anlaşması yapıldı. Ancak ateşkes anlaşmasından bugüne kadar israil Gazze'ye 3 binin üzerinde saldırı düzenledi. Ateşkese rağmen yaklaşık bin 370 kişi şehit edildi. Bunların neredeyse tamamı çocuk, kadın, yaşlı, gazeteci ve masum insanlardan oluşuyor. 7 Ekim'den bugüne kadar toplam şehit sayısı 73 bini geçmiş, yaklaşık 174 bin kişi de yaralanmıştır. Hala enkaz altından maalesef cenazeler çıkarılmaktadır.

'İnsanlık tarihinin son üç yıldaki en kara sayfalarından biri olarak geçebilecek bir soykırım'

İşgal rejimin Gazze soykırımında hiçbir savaş hukuku ve insani ilkeye uymadığını söyleyen Ceylan, '10 Ekim'den bu yana yaklaşık 12 bin cenaze enkaz altından çıkarılarak kayıtlara geçirilmiştir. Bunlar arasında çok sayıda sağlık çalışanı, gazeteci, Birleşmiş Milletler görevlisi, uluslararası yardım kuruluşu çalışanı ve diplomatik dokunulmazlığı bulunan kişiler yer almaktadır. İşgalci israil, Gazze harekatında hiçbir savaş hukuku ve insani ilkeye uymadı. Dünya tarihinde eşi benzeri az görülen bir katliam ve soykırım gerçekleştirdi. Tüm hukuk kurallarını hiçe sayarak hareket etti. Hastaneler, yardım kuruluşları, Birleşmiş Milletler ofisleri, gazeteciler, kadın ve çocukların sığındığı toplama alanları, camiler, hastaneler ve hatta kiliseler bile bilinçli olarak bombalanarak hedef alındı. Bu durum, insanlık tarihinin son üç yıldaki en kara sayfalarından biri olarak geçebilecek bir soykırım, kadın ve çocuk katliamı olarak kayıtlara geçti.' ifadelerini aktardı.

Ceylan, Gazze'deki saldırıların uluslararası gündemde geri planda kaldığını belirterek, '28 Şubat 2026'da başlayan ABD-israil-İran savaşı ve Lübnan'daki operasyonlar ne yazık ki Gazze'deki acıları gölgeledi. Dünya kamuoyu artık Gazze'den çok Lübnan ve özellikle İran ile ABD arasındaki büyük çatışmaya odaklanmış durumda. Bu nedenle Gazze'deki 3 bini aşkın saldırı göz ardı edilmiş, insanların dikkatini çekmez olmuştur.' dedi.

'Tüm bu gelişmeler Gazze'nin unutulmasına, işlenen katliamın gölgede kalmasına neden olmaktadır'

İslam dünyasının mevcut tablosuna da değinen Ceylan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

'İslam coğrafyası, Arap ülkeleri ve dünya konjonktürü göz önüne alındığında kısa vadede bir çözüm görünmüyor. ABD Başkanı Trump'ın önceliği ise yalnızca para, zenginlik, mülk ve çıkarlar... Ülkelerde nüfuz kurup menfaat sağlamak amacı taşıdığı için onun yönetiminde barıştan söz etmek mümkün değildir. Nitekim ABD-israil-İran savaşı da bunu apaçık göstermektedir. Bugün dünya neredeyse diken üstünde. Birleşmiş Milletler, insan hakları ve uluslararası hukuk gibi ilkeler ayaklar altına alınmış, her devlet kendi güvenliğini sağlamak zorunda kalmış ve büyük bir silahlanma yarışı başlamıştır. Daha yakın zamana kadar nükleer silaha karşı çıkan, yeşil enerjiyi savunan Almanya ve Japonya bile dünyada silahlanmaya en fazla yatırım yapan ülkeler arasına girmiştir. Bu silahlanma yarışı belki de daha büyük savaşlara sebep olacaktır. Aslında 3. Dünya Savaşı çoktan başlamış, mevcut savaşlar vekalet savaşları şeklinde devam etmektedir. Tüm bu gelişmeler Gazze'nin unutulmasına, işlenen katliamın gölgede kalmasına neden olmaktadır.'

Ceylan, İslam ülkelerinin birlik olması gerektiğini vurgulayarak, 'Ümit ederim ki İslam coğrafyası birlik olursa her ülkenin sahip olduğu olumlu yönler bir araya gelerek güçlü bir birlik oluşabilir. Ancak ne yazık ki İslam ülkelerindeki hükümetlerin çoğu iktidarlarını siyonist kesimlere borçlu oldukları için bu birliği sağlama imkânları çok düşüktür. Yine de ne olursa olsun dünya iyiye gitmiyor ve bir yerde insanların bu gidişata 'dur' demek zorunda kalacaklardır.' sözlerini tamamladı. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA